Yazan: Dr. Peri Yüksel
Yüksel, P., & Brooks, P. J. (2017). Encouraging usage of an endangered ancestral language: A supportive role for caregivers' deictic gestures. First Language, (37)5, 1-21. DOI: 10.1177/0142723717713502
(New Jersey City University)
Özet
Birçok Atasal Dil (AD), azınlık toplulukların egemen kültürler ile asimile olmaları ve AD kullanımını bırakmaya başlamaları nedeniyle yok olma riski altındadır. Bu çalışmanın amacı, Rize-Türkiye bölgesinde yok olma tehlikesi olan atasal dil Lazcanın çocuğa bakan kişi (bakıcı) — çocuk arasında Lazca konuşulmasını teşvik etmektir. Bu çalışmaya katılan 59 bakıcı-çocuk ikilisinden (çocuk yaşı: 15-48 aylık), 20 dakikalığına kültüre uygun oyuncaklarla oynarken Lazca diyalog kurmaları istendi. Konuşmalar dil ve beraberindeki hareketler için kodlandı. Çocuk çoğunlukla Türkçe konuşurken, bakıcının atasal dil kullanımında zorluklar yaşamasına mimiklerle verilen talimatlarla genel olarak yeterli bir aktarım yapıldığı görüldü. Bakıcılar Türkçe yerine Lazca konuştuklarında daha fazla mimik-jest kullanırken, çocukların atasal dili algılama yeteneklerinin etkilendiği görüldü. Ayrıca, daha fazla mimik-konuşma kombinasyonu sergileyen bakıcının olduğu durumlarda çocuğun daha yeterli ve kontrollü atasal dil girdisi ürettiği görüldü. Sonuçlar, oyuncakların kullanıldığı oyunlar yoluyla AD girdisini arttırmanın fizibilitesini göstermektedir. Bu bağlamda, mimik ve jestlerin atasal dil kullanımının temelini oluşturmada önemli bir değeri olmaktadır.
İlk Ziyaret ve Ortaya Çıkarma Görevinin Geliştirilmesi
Ana dillerinden biri Lazca olan yazar, 2012 yılında bölgeyi ziyaret etti. Bu ilk ziyaret sırasında bakıcılarla röportaj yaptı ve sekiz farklı Laz köyünden gelen çocukların doğal video gözlemlerini topladı. Gözlemler, çocukların yetişkin konuşmalarını aşırı duyduğundan Lazcaya pasif olarak maruz kalmak için sayısız fırsat olsa da, çocukların evde ve akranları ile birlikte Türkçeyi özel olarak kullandıklarını belgeledi (Yuksel-Sokmen, 2015). Laz dilini koruma altına almak için, aileleri çocuklarıyla birlikte Laz dilini kullanmaya teşvik ettik. Doğallıktan yoksun olmasına rağmen, böyle bir teşvik, yerli dillerin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için gerekli olabilir (Eisenbeiss, 2006). Çocukların evde Lazcaya pasif olarak maruz kaldıkları göz önüne alındığında, ortaya çıkarma görevimiz çocukların AD'deki sözel akıcılığının değerlendirilmesi için de kullanıldı.
Ortaya çıkarma görevi, çocuğun oturum boyunca DD (Dominant Dil, bu metin bağlamında Türkçe) değil, AD'de (Lazca) konuşma talimatı veren bakıcı-çocuk ikilisinin, kültürel açıdan uygun oyuncak setlerini (yani, bir hayvan çiftliği ve çay partisi seti) kullanan 20 dakikalık yarı yapılandırılmış bir oyun oturumu içermektedir.
Tarım toplulukları için tipik olduğu gibi (King & Elder, 1995), örneklemdeki bakıcıların yaklaşık yarısı, çocukların günlük bakımına dahil olan dedelerdi. Göç eden ailelerin büyük ölçekli veri setleri, dedelerinin çocukların evinde bulunup bulunmadığı ile AD bakımı arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir (Ishizawa, 2004; Verdon, McLeod ve Winsler, 2014) ki bu, bakıcı olarak dede, topluluk değerleri ve geleneklerin iletiminde önemli bir rol oynamaktadır (Kamo, 1998). Büyükanne ve büyükbabalar için göçmenlik bağlamında AD kullanımı zor olduğu için, AD'nin nesli tükenmekte olan yerli bağlamlarda benzer bir rol oynayıp oynamadığı bilinmiyor. Kendall King, Quichuan toplulukları hakkındaki etnografik incelemesinde, 60 yaş üstü yetişkinlerin, okulda bedensel cezalandırma ve işyerinde ayrımcılık da dahil olmak üzere, İspanyolcayı düzgün konuşmakta zorlandıklarını hatırlattığını bildirdi. Bu koşullar altında, aile üyeleri AD'nin düşük sosyal statüsünü tanıyabilir ve çocukların yanında kullanmalarını önleyebilir. Büyükbabaların yerli topluluklarda AD kullanımını teşvik etme konusundaki belirsizlikleri göz önüne alındığında, bu çalışma, büyükbaba ve babaların AD kullanımını teşvik etmede ebeveynlerden daha etkili olup olmadığını araştırmamıza izin veren, hem anne babayı hem de büyükanne ve büyükbabayı katılımcı olarak içermektedir.
Küçük Çocukta Dil Gelişiminin Desteklenmesinde Mimik Kullanımı
İkinci bir amaç olarak, bu çalışma, bakım görevlilerine, ortaya çıkarma görevine katıldığı sırada çocukların AD anlamalarını kolaylaştırmanın bir aracı olarak jestleri nasıl kullanabileceklerini araştırdı. Hareketler, önemli içeriği vurgulamak, atlanmış bilgileri doldurmak ve kelimeyi hatırlamasına yardımcı olmak suretiyle konuşmayı kuvvetlendirirler (Kendon, 1994; Kapalková, Polišenská ve Süssová, 2016; Nicoladis, Pika, Yin & Marentette, 2007; Ravizza, 2003). İletişimsel gelişimin başlangıcından itibaren, küçük çocuklar ve bakıcıları, göze çarpan yönlendiricilere dikkat çekmek, istek yapmak veya yardım sunmak için çeşitli hareketler kullanmaktadır (Tomasello, Carpenter, & Liszkowski, 2007). Ebeveyn-çocuk etkileşimlerinde, işaret veya gösterim gibi dikte jestleri, erken iletişimsel jestlerin en sık kategorisini oluşturur ve kasıtlı davranışın erken formları olarak işlev görür (Masur, 1983; Wu & Gros-Louis, 2014). Dil gelişiminin sosyo-bilişsel modellerinde, edinsel jestlerin kullanılması, derhal ve hemen şimdi iletişim kurarak ve böylece çocuğun kelime bilgisi eksikliğini telafi ederek dilin kavranmasını geliştirdiği düşünülmektedir (Ninio & Bruner, 1978; Tomasello, 1999).
Nitekim giderek artan bir araştırma grubu, deiktik jestlerin küçük çocuklarda sosyo-bilişsel öğrenme çıktılarını kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır (Goldin-Meadow, 2000, 2009; Iverson & Goldin-Meadow, 2005). Örneğin, deiktik jestlerin, hem ev hem de okul ortamlarında çocukların dili anlamalarını kolaylaştırdığı gösterilmiştir (örnek için: Goldin-Meadow, Singer ve Kim, 1999; McNeil, Alibali, & Evans, 2000; Morford & Goldin-Meadow, 1992; Tfouni & Klatzky, 1983). Dahası, sınıf ortamlarında, öğretmenlerin, öğrencilerin aşina olduğu kavramlar hakkında konuşurken verdikleri yeni kavramları sunarken daha sıklıkla jest kullandıkları gözlemlendi (Alibali & Nathan, 2007).
Önceki çalışmalarda, bakıcıların konuşma içeriği veya devam eden etkinlikle (Hilliard, O'Neal, Plumert & Cook, 2015; Puccini, Hassemer, Salomo ve Liszkowski, 2010) ilgili hareketleri nasıl değiştirdikleri araştırılmış olsa da, yetişkinlerin bir dilin diğerinden daha fazla statüye ve prestije sahip olduğu iki dil ile yetiştirilen çocukların gereksinimlerine uyum sağlamak için hareketlerini nasıl değiştirdikleri hakkında çok az şey biliniyor (Nicoladis, 2007). Mevcut çalışmada, jestlemedeki varyasyonu dil kullanımının bir fonksiyonu olarak keşfederek (AD vs. DD) bakıcıların çocuklarının dili anlama yeteneklerini geliştirmek için didaktik bir araç olarak deiktik jestlere dayandığına dair kanıt araştırdık. Quichuan ailelerindeki dil iletimini inceleyen daha önceki etnografik araştırmalar, ebeveynlerin çocuklarını AD'de bilgilendirirken ve ebeveynlere ortak nesneler, vücut parçaları ve sayıları taklit etmelerini ve öğrenmelerini sağlarken iletişimsel jestleri kullandıklarını gözlemlediler (K. King, 2001). Çocukların, bakıcı girdisinin taklit edilerek benimsenmesi, çocukların ve bakıcılarının iletişimsel bağlarını güçlendiren ve dil öğrenmeyi kolaylaştıran kültürel öğrenmenin kritik bir yönü olarak görülüyor (Tomasello, 1999).
Çalışmanın Asıl Amacı
Bu çalışma, Laz ailelerinde küçük çocuklarla kendi AD'lerini kullanmaya teşvik etmek için yapılandırılmış oyuncak-oynatma faaliyetleri başlattı. Ana hedefimiz, bakıcı-çocuk diyaloğunda AD kullanımını artırmak için prosedürlerin uygulanabilirliğinin kanıtlanması idi. Bakıcıların Lazca konuşma isteğimize uymalarını beklemiş olsak da, çocuklar DD'de yanıt verdiğinde AD kullanımını sürdürmekte güçlük çekebileceklerini öngörüyorduk. Araştırma görevindeki dil kullanımını araştırırken büyükanne ve büyükbabanın aile ve kültürel geleneklerde ikamet eden uzmanlar olarak AD kullanımını destekleme konusunda eşsiz güçleri olup olmadığını değerlendirmek için ebeveynlerin karşısında dedenin etkileşimindeki farklılıkları aradık. Ayrıca, çocukların AD ve DD'deki konuşmaların üretilmesinde yaşla ilişkili büyüme gösterdiklerini ve bunların AD kullanımının taklit edici (yani bakıcıya bağlı) veya spontan olup olmadığını araştırdık.
Bakıcılara, tercih edilmeyen AD'de çocuklarla konuşmalarını söylemek, konuşma döngüleri boyunca diller arasında kapsamlı kod değiştirmeyi içeren görüşmelerde jest-konuşma koordinasyonunu gözlemlemek için benzersiz bir fırsat sağladı. İkincil amacımız, çoğunlukla Lazca ya da Türkçe konuşurken bakıcıların konuşmalarına çeşitli jestler ekleyip eklemeyeceklerini araştırmaktı (McNeil ve ark., 2000). Araştırmalar, zor görevleri yerine getirirken jestlere olan güvenin arttığını ortaya koyduğundan, çocuklara yalnızca Türkçe hitap edebileceği göz önüne alındığında, AD kullanımını bakıcının jest kullanımını etkileyen bir faktör olarak korumak için gereken bilişsel çabayı fark ettik (Goldin-Meadow, Nusbaum, Kelly, & Wagner, 2001). Bu iki faktör — jestlerle sözcüklere anlam verme ve tercih edilmeyen bir dille (yani Lazca) çocuklarla iletişim kurma yöntemi — bakıcının çocuklarla Lazca konuşurken daha çok jest kullanmasına yol açtı. Ayrıca, öncül çalışmaları göz önüne alarak, bakıcıların jestlerini kullanmaları, AD kullanan çocuk için jestlerin kavrayışını teşvik etmedeki kolaylaştırıcı rolü anlamayı arttırdığını gösterir (Goldin-Meadow, Kim, & Singer, 1999; Goldin-Meadow ve ark., 2001). Bakıcıların resimsel hareketleri, çocuğun dikkatini Lazca sözcükler üzerine odaklanmaya ve onların alımlarını kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.
Metot
59 çocuk (27 kız, 32 erkek; yaş aralığı 15-48 ay) ve onların bakımlarından sorumlu kişiler, Laz yerleşim yerlerinden olan Rize-Türkiye'nin Ardeşen (%71,2) ve Fındıklı (%28,8) ilçelerinde bulunmaktalar. Katılımcılar evde düzenli olarak Lazca kullanacak yetişkinlerin bulunduğu ailelerle sınırlandırıldı. Çocukların yarısından fazlası (%57,6) anne-babalarına ek olarak, çoğu zaman onların bakımıyla ilgilenen büyükanne-büyükbabalarıyla yaşamaktalar ya da onlara yakın bir yerde oturmaktalar. Yaklaşık olarak çocukların yarısı (N=27; yaş aralığı 17-48 aylık), bir büyükanne-büyükbaba (13 büyükanne, 14 büyükbaba) ile etkileşimleri kayıt altına alınırken, geri kalan çocuklar (N=32; yaş aralığı 15-47 aylık), ebeveynlerinden biri (21 anne, 11 baba) ile kayıt altına alındı. Tüm bakıcılar videoya çekilen katılım için yazılı onay vermişlerdir. Çocuklar, yumuşak hayvan oyuncaklarını hediye olarak aldı.
Katılımcı seçiminin bir parçası olarak, bakıcılarla, aile geçmişi, kültürel kimlik ile, evdeki ve topluluk içindeki uygulamaları hakkında sorular soran yerli bir konuşmacı tarafından, Laz dilinde bir röportaj yapılmıştır. Yetişkinlere yönelik görüşme verileri burada rapor edilmemekle birlikte, bu röportajla, araştırma göreviyle uğraşan bakım görevlilerinin hepsinin Lazcanın akıcı konuşmacıları olduğundan emin olunması amaçlanmıştır. Kısa bir dil anketi yapıldı. Bu ankette, tüm bakıcılar diğer yetişkinlerle konuşurken Lazca kullandıklarını belirttiler; ancak %91,5'i çocuklarıyla birlikte yalnızca Türkçe konuştuklarını ifade ettiler.
Her görev, Lazca konuşan bir bakıcının her zaman hazır bulunduğu 10 dakika boyunca kaydedildi. Her görevin başlangıcında bakıcılara oyuncak seti içeren bir bez torba verildi; onları istedikleri şekilde ayarlayabildiler. Tüm bakıcılara, mevcut çocukla normal şekilde etkileşimde bulunabilecekleri söylendi. Bununla birlikte, onlara Lazca konuşma sırasında Türkçe konuşmak yerine farklı şekilde iletişim kurmalarını söyledik. Bakıcılar oyun seansları boyunca Türkçe konuştuklarında, "Lazuri isinapi!" (Lazca konuş!) kalıbını kullanarak, Lazca konuşmaya çağırıldı. Araştırmacının katılımını sınırlandırmak için, bu istem en az dört kez (her bağlamda iki kez) oturumun tamamında kullanıldı; 42 bakıcı (%71,2) herhangi bir istem almadı ve yalnızca ikisi (%3,4) en fazla dört istek aldı.
Sonuçlar
Çocuklar ve Bakıcılar Tarafından Dil Kullanımı
Her dilde (Lazca, Türkçe, karışık) tüm çocukların ve bakıcıların ortalama söyleniş frekansları hesaplandı, büyükanne/büyükbaba-çocuk ve anne/baba-çocuk ikilileri için ayrı ayrı: Çocuklar AD'de sınırlı akıcılık gösterdiler ve Lazcaya (ortalama söyleyiş = 11,02) veya karışık ifadelerden (ortalama söyleyiş = 0,42) çok daha fazla Türkçe konuşma (ortalama söyleyiş = 57,03) ürettiler. Aksine, bakım verenler, DD çocuklarla başarılı iletişim kurmak için talimatlara uyarak hareket etmelerine rağmen, bazılarına güven duydukları halde sıkça Türkçe kullandıkları, Türkçeden (ortalama söyleyiş = 71,4) veya karışık ifadelerden (ortalama söyleyiş = 45,52) daha fazla Lazca ifade üretti (ortalama söyleyiş = 171,10).
Bakıcı sunumlarının analizleri ebeveyn-çocuk ile büyükbaba-çocuk arasındaki diyaloglar için farklı iletişim kalıpları bulamamıştır. Her iki diyalog, çocukların AD akıcılığına sahip olmamasına rağmen daha uzun süren Lazca konuşma üretmişlerdir ve bu tedbir üzerinde farklılık göstermemiştir. Birlikte ele alındığında, dedeler ve büyükanneler çocuklarla doğrudan etkileşimlerinde AD kullanımını teşvik etmede ebeveynlerden daha etkili olduklarına dair herhangi bir kanıt üretilememiştir.
Çocuklarda Lazca'nın İmitasyon Kullanımı
Çocukların AD konuşma yeterliliğine sahip olmadıkları göz önüne alındığında, Lazca konuşmalarının imitatif veya spontan olup olmadığını inceledik. Taklitçi dil kullanım oranlarının yüksek olması, çocukların bakıcılarına AD sözcükleri ve yapılarını sağlamaları açısından güvendiklerini gösterir. Bu analiz için, imitasyonu, aynı yapıyı içeren bir bakıcı söyleminin 15 saniye içinde ortaya çıkan bir alt bildiri olarak tanımladık (Eckerman, 1993). Bu yazışmayı oluşturmak için SubTrak video kodlama yazılımının zaman damgalarını kullandık. Genel olarak, çocukların Lazca söylemlerinin %77,9'u spontan olmaktan çok taklitti. Buna karşılık, çocukların Türkçe konuşmalarının sadece %12,5'i spontan olmaktan çok taklitti. Bu düşük oran, çocukların Türkçe konuşmalarının çoğunun, bakıcının Lazca konuşmasına tepki gösterdiği gerçeğine (yani, 15 saniyelik bir pencerede taklit etmek için çok az Türkçe sesli anlatıma sahipti) atfedilebilir. Özellikle, taklit niteliğindeki Lazca konuşmaları, daha fazla sayıda üreten çocuklar da daha spontan Lazca konuşmalar üretti.
İki yaşın üstünde, Lazca kullanımında önemli farklılıklar vardı. Büyükanne (Ardeşen lehçesi) ile 34 aylık bir kız çocuğunu içeren alıntı (1), diller arasındaki kod geçişinin dinamiklerini ve çocuğun bakıcı tarafından sağlanan Lazca kelimelerinin taklit kabulünü göstermektedir. Önce büyükanne Lazca dilince çocuğun Türkçe cevapladığı bir soru sorar. Büyükanne Türkçeyi tekrarlar ancak Lazca çevirisini de sunar. Kız, daha sonra, Lazca ismine -n (senin) ve -m (benim) Türkçe sahiplik (POS) ekler ve sonunda büyükannesinin Lazcasını tekrarlar.
(1)
Nine: ham mu oren — "bu ne dir" — Bu nedir?
Kız: bizim çileği-miz — Bu bizim çileğimiz.
Nine: çilek — kandğu-şkimi — "çilek çilek-benimki" — Çilek, bu benim çileğim.
Kız: ne — kandğu-n? — "ne çilek-senin" — Bu, senin çileğin mi?
Kız: benim — kandğu-m — "benim çilek-benim" — Bu benim çileğim.
Nine: ham kandğu — "bu çilek" — Bu bir çilektir.
Kız: kandğu — Çilek
Diğer bakıcılar, Lazca unsurları tanıdık Türkçeye tanıttı. Bu desen, 24 aylık bir kız ve annesi (Ardeşen lehçesi) içeren alıntı (2)'de gösterilmiştir. Burada, Lazca'nın kullanımı, girdide örneklendiği gibi, Lazca eklerden, yani Türk kökenlerine eklenen küçültme ekinden (DIM) oluşan tek kelimelik taklit sözlerle sınırlıydı.
(2)
Anne: bu koyun-ina dur — "bu koyun-DIM dur" — Bu bir koyuncuktur.
Kız: koyun-ina — "koyun-DIM" — koyuncuk
Anne: aha bu da civciv-ina — Bak işte bu da civciv-DIM — Bak, bu da bir civcivciktir.
Kız: civciv-ina — "civciv-DIM" — civcivcik
Anne: bu koyun-ina dur — "bu koyun-DIM dur" — Bu bir koyuncuktur.
Kız: koyun-ina — "koyun-DIM" — koyuncuk
Diğer ikililer, bir babanın ve onun 46 aylık oğlunun karıştığı alıntı (3)'te gösterildiği gibi, AD'de birbirleri ile etkileşimde dikkat çekici bir başarı gösterdi. Burada, baba sohbeti başlatır ve oğlundan "hay mu gağodu?" (Burana ne oldu?) şeklinde sorar. Oğlan Lazcada kendiliğinden tepki veriyor ve diyalogda Lazcada oğlanın bacağına kaç tane pupul (uf) bulunduğunu söyleyerek konuşma devam eder. Her ikisi de bir ile on arasında sayıldıktan sonra, babası daha yüksek sayamayacağını söyler ve başka bir sayım atağı başlatır: "Bir daha sayalım." Oğlan hemen Lazcada saymaya başlar ve baba ile oğlu Lazca oyuna dahil olur.
(3)
Baba: hay mu gağodu? — "bura ne ol-GEÇMİŞ-sen" — Burana ne olmuş?
Oğul: pupuli — uf
Baba: başka giğuni? — "başka fiil-O" — Daha başka da olmuş mu?
Baba: Lazca bi sayalum hayde — "Lazca bir saymak-biz haydi" — Haydi, bir Lazca sayı sayalım.
Baba: ar — bir
Oğul: ar — bir
(Baba ve oğul 1'den 10'a kadar saymaya devam eder.)
Baba: vit — on
Oğul: vit — on
Baba: gerisi mati va mişkun — "gerisi bende olmaz. bilmek-ben" — Gerisini ben de bilmiyorum.
Baba: hayde bi daha sayalum — "haydi bir daha saymak-biz" — Haydi, bi' daha sayalım.
Oğul: ar — bir
Baba: jur — iki
Oğul: sum — üç
AD ile İlişkili Hareket-Konuşma Kombinasyonları
Bakıcıların, jest-konuşma koordinasyon oranını ne sıklıkla Lazca ve Türkçe konuşmalarla birlikte kullandıklarını ve aralarındaki farklılıkları inceledik. Ortalama olarak, Lazca konuşmaların %36,5'i, bir hareketle birlikte, Türkçe sesli ifadelerin sadece %23,7'sine kıyasla oluştu.
47 aylık bir çocuğu babasıyla birlikte içeren alıntıda (4), babası oğlunun sorularını cevaplamak için Lazca talimatlarla birlikte işaretler de kullanıyor. Babanın bu takas sırasında Lazca yaptığı konuşmaya oğlunun Türkçe olarak cevap verdiğine dikkat edin.
(4)
Baba: <işaret> him tude dodvi — "bu alt koy" — Bunu alta koy!
Oğul: <göster> bu ne? — Bu nedir?
Baba: <işaret> tude — alt
Baba: <işaret> bere şkimi tude dodvi — "çocuk benim alt koy" — Çocuğum, bunu alta koy!
Oğul: <göster> bunu? — Bunu mu?
Oğul: <işaret> buraya
Baba: <işaret> heko — Oraya
Bu sonuç, deiktik hareketlerin, 43 aylık bir çocuğu ve babasını (Ardeşen lehçesi) içeren alıntı (5)'te gösterildiği gibi, çocuğun dikkatini alışılmadık terimlerin yönlendirmelerine odaklamak için didaktik bir araç olarak etkili bir şekilde işlev görebileceği hipotezini desteklemektedir. Burada, baba bir kuyu olduğunu ve daha sonra "zari" (su) jestini işaret ediyor. Çocuk, sırasıyla, babasının sorusuna tepki olarak iki Lazca konuşma üretir ve konuşma devam ederken AD kullanmaya devam eder.
(5)
Baba: <işaret> kuyu var burda — Burada bir kuyu var.
Baba: tamam mı? — Tamam mı?
Baba: <işaret> Zari dozduman jinşi — "su çekmek-onlar yukarı" — Onlar yukarı su çekerler.
Oğul: jin — Yukarı
Oğul: jin Zari dozduman — "yukarı su çekmek-onlar" — Onlar yukarıya su çekerler.
Baba: <göster> mu dozduman? — "ne çekmek-onlar" — Onlar ne çekerler?
Oğul: zari — Su
Tartışma
Bu çalışmada, Rize'de konuşulan "kesinlikle yok olma tehlikesi altında olan" bir dil olan Lazcayı kullanmak için bir yarı-yapılandırılmış oyun görevi kullanıldı. Bakıcılardan, çocukların AD için akıcılığını değerlendiren birincil amacı olan ve kültürel olarak ilgili oyuncak setleri ile yarı yapılandırılmış oyun oynarken Lazcayı çocuklara konuşturmaları ve canlandırma çabalarında yapılandırılmış oyun kullanma fizibilitesi istenmiştir. İkincil bir hedef olarak, yarı yapılandırılmış görev, bakıcıların, AD kullanmayı destekleme konusundaki bakım verenlerin ve bu bağlamda hareket-konuşma kombinasyonlarının potansiyel olarak öğretici rolünü de keşfetmemize olanak sağladı. Özellikle bakıcılardan, öğrenme bağlamında konuşulan kelimelerin anlamlarını temel alan tercih edilmemiş AD etkisini konuştukları gibi, çocuklarının oyuncak nesnelerine doğru yönlendirdikleri kasıtlı iletişimsel eylemler gibi deiktik hareketleri kullanmasını bekledik (Tomasello et al., 2007).
Laz bakıcılar, talimatlarımıza uyarak, Lazcayı oturum boyunca daha sık konuştular, böylece nesli tükenmekte olan dil bağlamlarında AD girdisini artırmak için yapılandırılmış oyun görevleri kullanma fizibilitesini gösterdiler. Ancak, oturumlar boyunca, çocuklar DD'de konuşma konusunda güçlü bir tercihte bulundular ve AD'i kullanma konusunda çok az akıcılık gösterdiler. Örneğimizdeki çocukların yaşları önemli derecede (15-48 ay) değişse de, çocuk ortalama söz uzunluklarında yaşla ilişkili büyümenin kanıtlarını görsek de, üretilen Lazca sözcük dağılımında yaşla ilişkili herhangi bir artış gözlenemedi. Pasif ikidilli çocukların diğer örneklerinde (De Houwer, 1990) bildirildiği gibi, örneklemdeki çocuklar bir dizi iletişim tarzı sergilemişlerdir; bazıları ise, kaçınmazlık stratejisini benimsemiş ve bakım veren kişilerin Lazca iletişim kurmalarına rağmen Türkçe konuşmaya devam ettiklerini belirtmişlerdir. Diğerleri ise bakıcıları tarafından sunulan AD kelimelerini tekrar ettiler. İkinci örnek, dil muhafaza çabalarına daha cesaret verici niteliktedir; çünkü çocukların bakım verenin öncülüğünü takip etmeye ilgi gösterdiğine işaret etmektedir. Bu bulgular, çocukların bakım veren kişilerin sosyal işaretlerinin taklidini, ortak bir zeminin kurulması için iletişimsel bir strateji olarak (yani ortak dikkat) kullandıklarını öne süren araştırmalarla (Nadel, Guerini, Peze ve Rivet 1999) uyumludur. Daha taklitçi sözler üreten çocuklar aynı zamanda spontan konuşmalarında Lazcayı kullanmaya daha çok yatkın oldukları için Lazcanın taklit kullanımının avantajları burada açıkça görüldü.
Bakıcılar, şüphesiz, çocuğun sözlü davranışlarından etkilendiler, ki bu da zaman zaman Lazcaya zorlama görevi yaptı. Alay konusunda yaşanan zorluk (6), 45 aylık torunuyla Lazca konuşmaya teşvik edildikten sonra bir büyükannenin (Fındıklı lehçesi) yorumlarına yansıyor. Anneannenin, alkışladığı ve alay konusu ile gülünç gösterdiği gibi torunlarıyla etkileşime girerken dilleri karıştırdığı açıkça gözlemlendi (6). Yine de, torunu ile Lazca konuşmasına rağmen, Lazcayı konuşamayacağını vurgular; çünkü annesi onunla birlikte Türkçe kullanmaktadır. Yazarın yorumu, kızının Türkçeyi kullanma kararını ve torununa olan sonuçlarını tanıdığını doğruluyor.
(6)
<alkış, gülüş> mati turkça heya kala kogebagi ma hako Lazca bisinapam da haya ila var isinapams nana-muşi isinapams ya — "ben de Türkçe onunla alış-PST — ben bukadar Lazca konuş-ben INJ o henüz olmaz. konuş-o — anne-si konuş-o zaten" — <gülüşmeler> — Onunla birlikte Türkçe konuşmaya alıştım. Çok fazla Lazca konuşuyorum ve annesi hiç konuşmuyor çünkü annesi Türkçe konuşuyor.
Laz çocuklarının büyük çoğunluğu, birincil bakıcı olarak büyükanne/büyükbabayı kullanan ailelerde büyüdükleri için, büyükbaba-çocuk veya büyükanne-çocuk ikililerini örneğe dahil ettik, çünkü büyükanne ve büyükbaba genellikle evde bakım yapan tek kişilerdi. Evde büyükanne-büyükbabanın bulunması sebebiyle diğer erişkinlerle (çocukların ebeveynleri de dahil) görüşmelerde AD kullanmaları, ve çocukların bu diyaloglara kulak misafiri olmaları, çocukları dolaylı olarak AD dil kullanımına teşvik edebilir. Evde büyükanne/büyükbaba bulunması, çocuklar arasında daha yüksek AD kullanımı ve bakım oranları ile ilişkilendirilmiştir (Ishizawa, 2004; Kamo, 1998; Verdon ve ark., 2014). Bu tür topluluklarda, büyükanne/büyükbaba AD'lerini torunlarına öğretmekle yükümlü olan bir AD uzmanı olarak kabul edilir (Fishman, 1991). Bununla birlikte, bu tür görüşler, AD'nin damga taşıdığı yerli azınlık toplulukları için tamamen uygulanabilir olmayabilir. Öyle ki, büyükanne/büyükbaba ve ebeveynlerin bir DD ve kültürün benimsenmesinin gelecekteki umutları arttırdığına inanabilirler (K. King, 2001). Dolayısıyla, yerli azınlık topluluklarında hem anne hem de büyükanne ve büyükbabalar, evde AD yerine DD'nin kullanımını teşvik ederek çocuklarla benzer şekilde etkileşime girebilirler.
Gerçekten de, örneklemimizde, büyükanne/büyükbaba ve ebeveynlerini karşılaştırınca (yani, ebeveynler için %57,1'e kıyasla Lazcadaki konuşmalarının ortalama %60,4'ünü üreten dedenin) çocuklarla farklı konuştuğu konusunda çok az kanıt bulduk. Bakıcıların iki nesli de, Lazca ardışık konuşma sayısına göre endekslendiği gibi, AD'deki iletişimi sürdürme açısından benzemekteydi. Bakıcıların nesiller arasında gözlemlenen tek farkı, ebeveynlerin büyükanne ve büyükbabadan daha fazla jest-konuşma kombinasyonları üretmeleri ile deiktik jestleri kullanmalarıydı; bu da büyükanne/büyükbabanın oyuncaklara yaklaşımlarında daha az ayrıcalıklı olabileceğini düşündürüyordu. Daha önce, konuşma eylemlerinin analizlerini yaptık (Yuksel-Sokmen & Brooks, 2014) ve büyükanne/büyükbabaları ebeveynlerden ayıran herhangi bir kanıt bulamadık: Her iki nesil bakıcı da, tesadüfü aşan frekanslarda komutlarla işaret ederek kombine edildi (diğer bir deyişle, jest-konuşma kombinasyonlarını çocukların davranışlarını bir komutla yönlendirirken daha yüksek oranlar kullandılar).
Birlikte ele alındığında, sonuçlar ebeveynlerin ve büyükanne/büyükbabanın AD'deki çocuklar ile sürekli etkileşime geçebildiklerini göstermektedir. Bakıcılar, dilleri karıştırarak, kelimeleri çevirerek ve yönlendirmeleri işaret ederek çocuklarının kavrayışlarını arttırmak için önemli çabalar gösterdi. Her ne kadar ev hayatının doğal gözlemlerini kaydetmediysek de, çocukların AD akıcılığının eksikliği, ailelerin çocuklarla konuşurken DD'ye güvenmelerinden kaynaklanıyor olabilir. Aileler yoğun yerleşim yerlerinde yaşıyorlar. Bakıcılar, çay tarımı ve fındık üretiminin geleneksel tarım ekonomisinde istihdam edildiyseler de, Türkçe'nin gerekli olduğu ana akım kültür ve devlet okullarına çocuk hazırlama gereksinimini dile getirdiler. Hatta bazıları çocuklarının, aksanlı Türkçe konuşmalarının gelecekteki kariyer perspektiflerini engelleyeceğine dair endişelerini ifade ettiler (7).
(7)
"İstanbul Türkçesi" zoğonan ya heşo isinaparedore dulya gaziren — "İstanbul Türkçesi söyle-onlar ya öyle konuş var iş gereklilik" — İş bulmak için İstanbul Türkçesi gibi bir ileri seviye Türkçe kullanmak zorunda olduğunu söylüyorlar.
kai dulya oziruşeni mekteb-epe ikitxare universite ikitxare — "iyi iş bulmak okul-PL eğitim üni eğitim" — İyi bir iş bulmak için okula gitmek ve öğrenmek zorundasın.
İyi meslek olmak zorunda diksiyon iyi olacak — İyi bir meslek sahibi olmak için iyi bir diksiyonun olmalı.
Lazca, yerli bir dil olarak, eğitim, ekonomi ve kültürel prestij dili olan Türkçeden ve daha geniş bir Türk toplumu için gerekli araçların muazzam baskısına maruz kalmaktadır. Çocuklu Laz ailelerinin evde Lazca konuşmakla ilgili "algılanan" maliyetleri hakkındaki endişelerini gidermek için çift dili öğrenmeyi gözden geçirme çabaları gerekir. Örneğin, aileleri çocuğunuzun sosyal ve bilişsel gelişiminde çiftdillilik değeriyle ilgili olarak aileleri eğitmek ve okullarda AD koruma çabalarına destek vermek gibi. Kapsamlı bir sosyal raporda, McCabe ve ark. (2013) çocuğun anadilinde akıcı girdinin ikinci veya üçüncü bir dile geçtiğini ve erken okuma yazma becerilerinin geliştirilmesine yardımcı olduğunu vurguladı. Birleşik Devletler'deki çeşitli göçmen gruplar arasındaki boylamsal araştırmalar, bu becerilerin daha sonraki yıllara geçebileceğini göstermektedir; her iki dünyayı sentezleyen iki dilli gençlerin, evde miras kültürlerini korumayan gençlerden daha başarılı olma ihtimalleri daha yüksektir (Feliciano, 2001; Golash-Boza, 2005). Laz aileleri için çocukların ikidilliliğine yapılacak yatırım, dil kaybı ve yok olma sürecini yavaşlatmak açısından kritik önem taşıyor. İkidilliliğin varsayılan faydaları, Lazcaya karşı algılanan damgalama bağlamında aileleri çocuklarına AD'i öğretmeye ikna edip etmeyeceği konusu hala bilinmemektedir. Eğer öyleyse, büyükanne/büyükbaba bulunan evlerde, çocukların yetişkin sohbetlerini dinlerken AD ile aşinalık kazanma fırsatlarını arttırarak AD koruma çabalarına fayda sağlamalıdır.
Bakım Sağlayıcısının AD'ye İlişkin Hareketleri
Kültürel açıdan değer verilen faaliyetler (yani çay ikramı) esnasında çocuklarla konuşurken AD'yi kullanacak bakım sağlayıcılar için bir bağlam sağlamayı amaçladı. Bununla birlikte, Lazca etkin iletişim kurmak kolay bir görev değildi, çünkü bakıcıların çocukların sınırlı AD yeterliliğini göz önüne alması ve Lazca sözcükleri Türkçeye çevirmek veya aynı söz içinde dilleri karıştırmak gibi anlamlar sağlamak için düzenlemeler yapmaları gerekiyordu. Bakıcıların ve çocukların bazen farklı dillerde konuştuğu, bakım veren kişilerin, çocuklarının iletişim gereksinimlerini karşılamaya uygun bir zemin oyununun açılmasına izin verecek ikili ilişki gözlemledik. Özellikle, bakıcıların, konuşmaların yönlendirmelerini tanımlayan görünür dikte jestleri ile konuşmalarının çoğunu taklit ya da imitasyon olan Lazca konuşmalarının Türkçe konuşmalara oranla daha fazla güçlendirmesi için bakım vereni gözlemledik. Bu sonuçlar, çocuklarının AD'yi anlamada güçlük çektiğini farkeden bakıcıların, etkileşimi şekillendirmek için ilave jestler kullanabileceğini göstermektedir. Lazca konuşurken bakıcıların daha yüksek jest sıklığı aynı zamanda iki dilde temsillerin sürdürülmesiyle ilgili bilişsel-dilsel talepleri aynı anda telafi etmeye yardımcı olabilir; çünkü araştırmalar, jestlerin zorlayıcı görevlerle ilgili bilişsel yükü hafiflettiğini ortaya koymaktadır (Goldin-Meadow ve ark. 2001). Bakıcıların deiktiklere güvenmeleri, diğer hareket türlerine karşıt olmalarına rağmen, oyun oynama bağlamında konuşmaları ile alakalı olan yönlendirmeleri (nesneleri) seçmeye odaklandıklarını düşündürse de, bu iki olasılık birbirini dışlayıcı değildir.
Düşünceli hareketlerin Lazca kelimelerin kavranmasını kolaylaştırdığı hipotezinin desteklenmesi için, AD girişinde jest-konuşma kombinasyonlarının frekansları, çocukların AD girdisi miktarını kontrol ettikten sonra Lazca konuşmaların üretimiyle korelasyona girdi. Bakıcıların Lazca konuşurken oyuncak nesnelerini göstermek, teklif etmek, talep etmek ve işaret etmek için dikte jestleri kullanması, çocukların ilgisini, etiketliyken, belirli bir oyuncak nesneye yönlendirebilirdi. Bu tür bulgular, jestleri, dil öğrenmeyi kolaylaştırmak için müşterek dikkati teşvik etmenin kritik bir aracı olarak gören sosyo-bilişsel yaklaşımlarla uyumludur (Carpenter, Nagell ve Tomasello, 1998; Colonessi, Stams, Koster, & Noom, 2010). Her ne kadar, çocukların Lazcayı doğrudan anladığını ölçmediysek de, bakım verici konuşmalara deiktik jestler eşliğinde çocukların Lazca kelimelerinde artan üretiminde, hareketlerin yararlı olduğunu düşündürüyordu. Bu yorumu onaylamak için deneysel çalışmalara ihtiyaç duyulmasına rağmen, bulgularımız, dilin ve bilişsel gelişimin kolaylaştırılmasında jestlerin olumlu etkisini gösteren giderek artan bir çalışma grubuyla doğru orantılıdır (bir inceleme için Goldin-Meadow, 2009'a bakın).
Sınırlamalar ve Sonuçlar
Bu çalışma, çocukların dil gelişimini, yok olma tehlikesi olan bir dil bağlamında incelemek ihtiyacına değindi (Eisenbeiss, 2006; Kelly, Forshaw, Nordlinger, & Wigglesworth, 2015). Laz toplumunda dil kaybı durumuyla karşı karşıya kaldık. Amacımız AD korunmasını desteklemek için gelecekteki çalışmalarda da kullanılabilecek bir model oluşturmaktı. Bir takip çalışmasının eksikliği ve bakıcı-çocuk etkileşimlerinin dil istekleri olmaksızın kaydedilmemesi nedeniyle, AD kullanımını teşvik çabalarımızın önemli bir etkisi olup olmadığını söyleyemeyiz. Bununla birlikte, bakım veren ile çocuğun etkileşimlerini yapılandırmak için oyuncak oynatma faaliyetlerinin kullanılması, AD kullanımını etkileyen faktörleri sistematik bir şekilde keşfetme bağlamı sağlayabilir; ancak, bir ilk çalışmada, sonuçlarımız, araştırmanın korelasyonel tasarımının sınırlamaları nedeniyle geçici olmalıdır.
Belirli bir kısmı tükenmiş bir neslin dilini, belirli bir jeopolitik bağlamda inceleyerek bulduğumuz bulguların diğer dil iletişim durumlarına genellenemeyeceğini kabul ediyoruz. Dil uygulamalarının çeşitliliğinin çocuk gelişiminde başarılı bir ikidilliliğe nasıl katkıda bulunduğunu anlamak için ikidilli topluluklarda daha fazla araştırma gereklidir. Üstelik, bakıcı ile çocuğu evde kaydetme stratejisi nedeniyle, ebeveynler ve büyükanne/büyükbabalar aynı çocuk grubuyla etkileşim açısından sınanmamıştır. İşe alma stratejimizin bir parçası olarak Lazcadaki bakım verenlerle röportaj yapmış olsak da, bunun yeteneklerinin resmi bir değerlendirmesi olmadığının farkındayız. İdeal olarak, ileride yapılacak bir araştırma, aile üyelerini Lazca ve Türkçede dil akıcılığını ölçmek için değerlendirir, aynı aileler grubundaki nesiller arasındaki farklılıkları inceler ve AD'in oyun oynamayı teşvik etmede etkili olup olmadığını belirlemek için birden fazla seans boyunca aileleri gözlemleyecektir. Dilin korunmasının aciliyeti göz önüne alındığında, bu tür çalışmalar, "tedavi" öncesinde ve sonrasında dil kullanımını değerlendiren çoklu temel tasarımları uygulamalıdır (Scruggs & Mastropieri, 1998).
Bağlam araştırmalarının jest-konuşma girdisinin, algılamayı kolaylaştırmasını destekleyip desteklemediğini test etmek için izleme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır ve bu da AD bağlamlarına genel bir fayda sağlamaktadır.
Teşekkürler
Araştırmaya katkıda bulunan Laz ailelerine ve araştırma görevlilerimiz Sercan Şerifoğlu, Selma Kurtoğlu ve Georgiy Lyzhin'e minnet duyuyoruz.
Finansman
Bu çalışma, Language Learning: A Journal of Research in Language Studies ve a Doctoral Student Research Grant from The Graduate Center, CUNY tarafından desteklenmiştir.
Kaynaklar
Allen, S. E., & Dench, C. (2015). Calculating mean length of utterance for eastern Canadian Inuktitut. First Language, 35(4-5), 377-406. DOI:10.1177/0142723715596648
Bates, E., Benigni, L., Bretherton, I., Camaioni, L., & Volterra, V. (1977). From gesture to the first word: On cognitive and social prerequisites. In M. Lewis and L. Rosenblum (Eds.), Interaction, conversation, and the development of language, 247-307. New York: John Wiley.
Bialystok, E. (2011). Reshaping the mind: the benefits of bilingualism. Canadian Journal of Experimental Psychology, 65(4), 229-235. DOI:10.1037/a0025406.
Carpendale, J. I., & Carpendale, A. B. (2010). The development of pointing: From personal directedness to interpersonal direction. Human Development, 53(3), 110-126.
Carpenter, M., Nagell, K., Tomasello, M., Butterworth, G., & Moore, C. (1998). Social cognition, joint attention, and communicative competence from 9 to 15 months of age. Monographs of the Society for Research in Child Development, 63(4), i-174. DOI:10.2307/1166214
Colonnesi, C., Stams, G. J. J., Koster, I., & Noom, M. J. (2010). The relation between pointing and language development: A meta-analysis. Developmental Review, 30(4), 352-366. DOI:10.1016/j.dr.2010.10.001
De Houwer, A. (1990). The acquisition of two languages from birth: A case study. Cambridge University Press.
Delaney, H. D., & Maxwell, S. E. (1981). On using analysis of covariance in repeated measures designs. Multivariate Behavioral Research, 16(1), 105-123.
Eckerman, C. O. (1993). Toddler's achievement of coordinated action with conspecifics: a dynamic systems perspective. In L. B. Smith, & E. Thelen (Eds.), A Dynamic Systems Approach to Development Applications (pp. 333-356). Cambridge, MA: MIT Press.
Enfield, N. J. (2001). Lip-pointing: A discussion of form and function with reference to data from Laos. Gesture, 1(2), 185-211.
Eisenbeiss, S. (2006). Documenting child language. In Peter K. Austin (ed.), Language documentation and description (pp. 106-140). London: SOAS, The Hans Rausing Endangered Languages Project.
Feliciano, C. (2001). The benefits of biculturalism: Exposure to immigrant culture and dropping out of school among Asian and Latino youths. Social Science Quarterly, 82(4), 865-879.
Fishman, J. A. (1977). Language and ethnicity. In H. Giles (Ed.), Language, ethnicity and intergroup relations (pp. 15-57). London, UK: Academic Press.
Fishman, J. A. (1991). Reversing language shift: Theoretical and empirical foundations of assistance to threatened languages. Clevedon, UK: Multilingual Matters.
Genesee, F. (2009). Early childhood bilingualism: Perils and possibilities. Journal of Applied Research on Learning, 2(2), 1-21.
Giles, H., & Johnson, P. (1987). Ethnolinguistic identity theory: A social psychological approach to language maintenance. International Journal of the Sociology of Language, 68, 256-269.
Greenfield, P. M. (2009). Linking social change and developmental change: shifting pathways of human development. Developmental Psychology, 45(2), 401.
Golash-Boza, T. (2005). Assessing the advantages of bilingualism for the children of immigrants. International Migration Review, 39(3), 721-753.
Gorenflo, L. J., Romaine, S., Mittermeier, R. A., & Walker-Painemilla, K. (2012). Co-occurrence of linguistic and biological diversity in biodiversity hotspots and high biodiversity wilderness areas. Proceedings of the National Academy of Sciences, 109(21), 8032-8037.
Goldin-Meadow, S. (2000). Beyond words: The importance of gestures to researchers and learners. Child Development, 71, 231-239.
Goldin-Meadow, S. (2009). How gesture promotes learning throughout childhood. Child Development Perspectives, 3(2), 106-111.
Goldin-Meadow, S., Kim, S., & Singer, M. (1999). What the teacher's hands tell the student's mind about math. Journal of Educational Psychology, 91(4), 720-730.
Goldin-Meadow, S., Nusbaum, H., Kelly, S. D., & Wagner, S. (2001). Explaining math: Gesturing lightens the load. Psychological Science, 12(6), 516-522.
Goldin-Meadow, S., Singer, M., & Kim, S. (1999). What the teachers' hands tell the students' minds about math. Journal of Educational Psychology, 91, 720-730.
Harris, T. (2003). Listening with your eyes: The importance of speech-related gestures in the language classroom. Foreign Language Annals, 36, 180-187.
Hilliard, C., O'Neal, E., Plumert, J., & Cook, S. W. (2015). Mothers modulate their gesture independently of their speech. Cognition, 140, 89-94.
Hoff-Ginsberg, E. (1991). Mother-child conversation in different social classes and communicative settings. Child Development, 62(4), 782-796.
Imbens-Bailey, A. L. (1996). Ancestral language acquisition implications for aspects of ethnic identity among Armenian American children and adolescents. Journal of Language and Social Psychology, 15(4), 422-443.
Iverson, J. M., & Goldin-Meadow, S. (2005). Gesture paves the way for language development. Psychological Science, 16, 367-371.
Ishizawa, H. (2004). Minority language use among grandchildren in multigenerational households. Sociological Perspectives, 47(4), 465-483.
Kamo, Y. (1998). Asian grandparents. In M. E. Szinovacz (Ed.), Handbook of grandparenthood (pp. 97-112). Westport, CT: Greenwood Press.
Karaduman, B. (2013, October 23). Laz community welcomes language course. SES Türkiye. Retrieved from http://turkey.setimes.com.
Kavakli, N. (2015). Novus ortus: The awakening of Laz language in Turkey. İdil, 4(16), 133-146.
Kelly, B. F., Forshaw, W., Nordlinger, R., & Wigglesworth, G. (2015). Linguistic diversity in first language acquisition research: Moving beyond the challenges. First Language, 35(4-5), 286-304.
Kendon, A. (2004). Gesture: Visible action as utterance. Cambridge, UK: Cambridge University Press.
King, K. A. (2001). Language revitalization processes and prospects: Quichua in the Ecuadorian Andes. London, UK: Cromwell Press Ltd.
King, V., & Elder Jr, G. H. (1995). American children view their grandparents: Linked lives across three rural generations. Journal of Marriage and the Family, 165-178.
Kutscher, S. (2008). The language of the Laz in Turkey: Contact-induced change or gradual language loss. Turkic Languages, 12, 82-102.
Kutscher, S., & Genç, N. S. (1998). Ardeşen narrates - Ardeşeni na isinapinenpe (Vol. 14). Lincom Europa.
Lacroix, R. (2009). Description du dialecte laze d'Arhavi. Ph.D. thesis, Université Lumière Lyon 2.
Masur, E. (1983). Gestural development, dual-directional signaling, and the transition to words. Journal of Psycholinguistic Research, 12, 93-109.
McCabe, A., Tamis-LeMonda, C. S., Bornstein, M. H., Cates, C. B., Golinkoff, R., Guerra, A. W., ... Song, L. (2013). Multilingual children: Beyond myths and towards best practices. Social Policy Report, Society for Research in Child Development, 27(4), 2-37.
McNeill, D. (2005). Gesture and thought. Chicago, IL: University of Chicago Press.
McNeil, N. M., Alibali, M. W., & Evans, J. L. (2000). The role of gesture in children's comprehension of spoken language: Now they need it, now they don't. Journal of Nonverbal Behavior, 24(2), 131-150.
Meakins, F., & Wigglesworth, G. (2013). How much input is enough? Correlating comprehension and child language input in an endangered language. Journal of Multilingual and Multicultural Development, 34(2), 171-188.
Moseley, C. (Ed.) (2010). Atlas of the world's languages in danger. Paris: UNESCO Publishing.
Nadel, J., Guerini, C., Peze, A., & Rivet, C. (1999). The evolving nature of imitation as a format for communication. In J. Nadel & G. Butterworth (Eds.), Imitation in infancy (pp. 209-234). Cambridge: Cambridge University Press.
Nicoladis, E. (2007). The effect of bilingualism on the use of manual gestures. Applied Psycholinguistics, 28(03), 441-454.
Nicoladis, E., Pika, S., Yin, H., & Marentette, P. (2007). Gesture use in story recall by Chinese-English bilinguals. Applied Psycholinguistics, 28(4), 721-735.
Ninio, A., & Bruner, J. (1978). The achievement and antecedents of labelling. Journal of Child Language, 5(1), 1-15.
Pearson, B. Z. (2007). Social factors in childhood bilingualism in the United States. Applied Psycholinguistics, 28(03), 399-410.
Phinney, J. S. (1990). Ethnic identity in adolescents and adults: Review of research. Psychological Bulletin, 108(3), 499-514.
Puccini, D., Hassemer, M., Salomo, D., & Liszkowski, U. (2010). The type of shared activity shapes caregiver and infant communication. Gesture, 10(2-3), 279-296.
Ravizza, S. (2003). Movement and lexical access: Do noniconic gestures aid in retrieval? Psychonomic Bulletin & Review, 10(3), 610-615.
Rosen, G. (1844). Über die Sprache der Lazen. Berlin: Meyersche Hofbuchhandlung.
Sarigil, Z. (2012). Ethnic groups at "critical junctures": The Laz vs. Kurds. Middle Eastern Studies, 48(2), 269-286.
Scruggs, T. E., & Mastropieri, M. A. (1998). Summarizing single-subject research: Issues and applications. Behavior Modification, 22(3), 221-242.
Takash, S. G., Lindtvedt, K. A., & Ragir, S. (2006, August). TakLin SubTrak video coder. Invited presentation in the symposium on New Technology for Behavioral Analysis at the Annual Meeting of the Animal Behavior Society, Snowbird, UT.
Tfouni, L. V., & Klatzky, R. L. (1983). A discourse analysis of deixis: pragmatic, cognitive and semantic factors in the comprehension of 'this', 'that', 'here' and 'there'. Journal of Child Language, 10(01), 123-133.
Tomasello, M., Carpenter, M., & Liszkowski, U. (2007). A new look at infant pointing. Child Development, 78(3), 705-722.
Tomasello, M. (1999). The cultural origins of human cognition. Cambridge, MA: Harvard University Press.
UNESCO Ad Hoc Expert Group on Endangered Languages (2003). Language Vitality and Endangerment Report. Retrieved from http://www.unesco.org/culture/ich/doc/src/00120-EN.pdf
Verdon, S., McLeod, S., & Winsler, A. (2014). Language maintenance and loss in a population study of young Australian children. Early Childhood Research Quarterly, 29(2), 168-181.
Wilkins, D. (2003). Why pointing with the index finger is not a universal (in sociocultural and semiotic terms). In S. Kita (Ed.), Pointing: Where language, culture, and cognition meet (pp. 171-215). Mahwah, NJ: Erlbaum.
Wu, Z., & Gros-Louis, J. (2014). Infants' prelinguistic communicative acts and maternal responses: Relations to linguistic development. First Language, 34(1), 72-90.
Yuksel, P., & Brooks, P. J. (2017). Encouraging usage of an endangered ancestral language: A supportive role for caregivers' deictic gestures. First Language, 37(5), 1-21.
Yuksel-Sokmen, P. (2015). Tales of language loss and maintenance: Elicited ancestral language use in Lazuri-Turkish and Turkish-German caregiver-child dyads during structured play. Unpublished Dissertation. New York, NY: CUNY Academic Works.
Yuksel-Sokmen, P., & Brooks, P. J. (2014, July). Early communicative routines within Lazuri-speaking caregiver-toddler dyads in Turkey. Poster presented at the International Association for the Study of Child Language (IASCL), Amsterdam.