Guram Kartozia, Lazca ve Megrelce üzerine önemli çalışmaları bulunan Megrel dilbilimci. Uzun yıllardan beri Lazca üzerine çalışmalar yapıyor. Fotoğraf, Kartozia'nın çalışma odası... Önde Laz tarihçi 3ate Bağaşi ve arka tarafta Guram Kartozia görünüyor. İrfan Aleksiva kendisini ziyaret etti ve Skani Nena okurları için Lazca bir mülakat yaptı.
Lazuri do Margaluri nenape şeni visinapit: Lazuri do Margaluri nenaşi didi maçkinale Guram Kartoziaşa vidit do zabuni ortunati çku kemfopes musafiri. Viditi kompituri muşis muxers do mutxape Çarumş, içalişams. Vukitxit "Zabuni rer do xolo gaçali şeni?", Miğves "Va viçalişiko himdos dovizabuner!" Şineri Margali Guram Kartozia şkala Lazuri do Megreluri nenape şeni visinapit:
Aleksi: Guram Kartozia, muǩu Şaneri re, so didabi?
Lazca ve Megrelcenin büyük bilgini Guram Kartozia'nın evine misafir olduk. Hasta olmasına rağmen bizi sevinerek kabul etti. Gittiğimizde bilgisayarının başında bir şeyler yazıyor, çalışıyordu. Sorduk: "Hasta olmana rağmen hâlâ çalışıyor musun?", dedi ki bize: "Çalışmasam o zaman hastalanırım!" Tanınmış Megrel Guram Kartozia'yla Lazca ve Megrelce hakkında konuştuk:
Aleksi: Guram Kartozia, kaç yaşındasınız, nerede doğdunuz?
Guram: Ma, Sumeç do vitoxut Şaneri vore. Tbilisis dovibadi. Çkimi nana-baba Margalepe renan. Nokalakari oran. Ma hako virdi, Tbilisis.
Guram: Ben 75 yaşındayım. Tiflis'te doğdum. Annem-babam Megrel'dir, Nokalakeli'dir. (Nokalake, Gürcüce adı Nakalake Megrelya hududunda eski bir şehirdir). Ben burada büyüdüm, Tiflis'te.
Aleksi: Beronaşen doni Margaluri do Korturi kogiçkun himdos?
Aleksi: O zaman çocukluğundan beri Megrelce ve Gürcüce biliyorsundur?
Guram: Beronaşen, Çula na-vorti mğika miçkutu, Kai va miçkutu, ama uǩule Samargaloşa na-meftite hek Kai kodoviguri.
Guram: Çocukluğumda, küçükken az biliyordum, iyi bilmiyordum, ama sonra Megrelya'ya gittim ve iyice öğrendim.
Aleksi: Lenguistika oguru do oçalişus muç̌ote gogaşinu?
Aleksi: Dilbilimi öğrenmek ve çalışmak nereden aklınıza geldi?
Guram: Ma Saşualo skola (lise) voçodinişuǩule universites amafti; Tbilisişi Devletişi Universite. Filologiuri Fakultetişa Kavkasiuri Enebis Gangopilebaşa (Kafkas Dilleri Bölümü) amafti. Margaluri do Lazuri himdos gevoçki ogurus.
Guram: Ben liseyi bitirince üniversiteye girdim; Tiflis Devlet Üniversitesi'ne. Filoloji Fakültesi'nin, Kafkas Dilleri bölümüne girdim. Megrelce ve Lazca öğrenmeye o zaman başladım.
Aleksi: Lazuri nena muç̌ote gainteresu?
Aleksi: Lazcaya nasıl ilgi duydunuz?
Guram: Leksiepe mikitxomtes proposorepek. Proposorepertes Arnold Çikobava, Sergi Jğenti, Varlam Topuria, Anton Kiziria çkimi mamgurapalepertes. Him leksiepe rtu Lazurişi. Ma-ti hekole mainteresu.
Guram: Dersler okutuyordu Profesörler. Arnold Çikobava, Sergi Jğenti, Varlam Topuria, Anton Kiziria benim hocalarımdı. Bu dersler Lazca üzerineydi. Ben de oradan ilgilendim.
Aleksi: Dokfora skanişi tema mu riu?
Aleksi: Doktora tezinizin konusu neydi?
Guram: Him vaxtis uğomertes "aspirantura". Aspirantura dovoçodini, aspiranturaşi tigemçanu rtu Proposori Varlam Topuria. Ma Margaluri, Lazuri, Svanuri nenape-ti viguri do şilya çxovroş sümeneçdoar Şanas mefti Sarpişa, tekstepe oǩorobu şeni.
Guram: O zaman "aspirantura" diyorlardı. Aspiranturayı bitirdim, Profesör Varlam Topuria aspiranturanın başkanıydı. Ben Megrelce, Lazca, Svancayı da öğrendim ve 1961 senesinde Sarp'a gittim, metin derlemek için.
Aleksi: Muǩu Şaneri orti himdos?
Aleksi: Kaç yaşındaydınız o zaman?
Guram: Eç do şkvit.
Guram: Yirmiyedi.
Aleksi: Oǩaçxe, aspirantura oçodinişukule Lazuri Nena şeni mupe içalişi?
Aleksi: Sonra, aspiranturayı bitirdikten sonra Lazca üzerine ne gibi çalışmalarınız oldu?
Guram: Ma hak, Gurcistanis na-skidurtes iya Lazepe bziri; Sarpi, uǩule Ağaras kyoepe gofti. Maartani şilya çxovroş sumeneçi do ovros gamaxtu, ovro p̌aramiti "Kartuli Literaturis Sakitxebi" coxoni Krebulis.
Guram: Ben burada, Gürcistan'da yaşayan Lazları buldum; Sarpi, sonra Acara'da köyleri dolaştım. İlk önce 1968'de sekiz masal yayımlandı "Gürcü Edebiyatının Sorunları" adlı dergide.
Aleksi: Dokforanti skani-ti oçodini şuǩule Lazuri nena şeni dido ginÇarun sfafiape.
Aleksi: Doktoranı bitirdikten sonra Lazca hakkında pek çok maǩale yazdın.
Guram: Ho do başka başka dulyape bikomti. Biblioteka-ti viçalişomti do başka skolas-ti dovoguramti. Do, oǩule Vepxistgaosanişi akademikuri teksti viçalişi do pxaziri. Şilya çxovroş sumeneç do jur ğanas maartani Lazuri teksti kogamoviği. Sarpis, Ağaras, Apxazetis do dulya şeni na-moxtes Lazepeşi osinapupe pçari.
Guram: Evet, ama başka başka işler de yapıyordum. Kütüphanede çalışıyordum, okulda da öğretmenlik yapıyordum. Sonra Kaplan Postlu Şövalye üzerinde çalıştım ve akademik metnini hazırladım. 1972 senesinde birinci Lazca metinler kitabımı yayınladım. Sarpi'de, Acara'da, Abhazya'da ve iş için gelen Lazlardan metinler derledim.
Aleksi: Oǩaçxe si Turkiyeşa idi tekstepe oǩorobu şeni. Himdos muç̌ote idi?
Aleksi: Sonra Türkiye'ye gittin metin derlemeye. O zaman asıl gittin Türkiye'ye?
Guram: Neǩna goin3ku, Sarpişi neǩna. Şilyaçxoroş otxoneç do vit Şanas do otxoneç do vitojur Şanas heko vorti. Otxo fara vidi, ar tuta, sum tuta dobdguti vidisis.
Guram: Kapı açıldı, Sarp sınır kapısı. 1990 senesinde. 92'de oradaydım. Dört kez gittim, bazen bir ay bazen üç ay kaldım her gidişimde.
Aleksi: Himdos muç̌ote idi Turkiyeşa do idisi muti problemi gavuyi Tekstepe na-Korobumtişi?
Aleksi: O zamanlarda Türkiye'ye nasıl gittin ve gittiğinde, metin derlerken bir problemle karşılaştın mı?
Guram: Ma va miğurtu muti problemi, mara oǩule, ma vidisi miğves çkimi, mişi musafiri na-vorti hemus uğurlu problemi (gülüyor). Hinis uğurtu dortun. Ma heko vortisi Hayati Aykuti Viğeşi belediye başkani rtu. Ma Adanas dobdgiti Atinuri, Bomponuri Mevlut Çatanişi oxoris. Bizismeni (işadamı) ortu. Hini dido memişveles. Didi magdloba.
Guram: Benim bir problemim yoktu, ama sonra, ben gidince dediler bana ki beni misafir alanlar problem yaşamışlar (gülüyor). Onların varmış problemi. Ben oradayken Hayati Aykut Fındıklı'nın belediye başkanıydı. Ben Adana'da kaldım Pazarlı, Bompona Köyünden Mevlut Çatan'ın evinde. İşadamı idi. Onlar bana çok yardım ettiler. Çok teşekkür ederim onlara.
Aleksi: İdisi Adanas dodguti. Lazonas-ti gogilvapuni?
Aleksi: Gittiğinde Adana'da kaldın. Lazona'yı dolaştın mı?
Guram: Ekole kyoi-muşişi vorti. Atinuri Mevludişi kyoişa vidi, Bomponaşa. Bompona ren, Mamakivati uğomeran. Emuş doloxertu. Mamakivati ren ama Atinurepe, Artaşenurepe Mamağivati zoponan.
Guram: Köyüne gittim Pazarlı Mevlut'un köyüne, Bompona'ya. Bompona Mamakivati'nin bir mahallesidir. Mamakivati'dir aslında ama Pazarlılar ve Ardeşenliler Mamağivati diyorlar.
Aleksi: Vi Şeşa, Xopaşa, Arkabişa iditi?
Aleksi: Fındıklı'ya, Hopa'ya, Arhavi'ye gittiniz mi?
Guram: Oǩule vorti, Hayati Aykut, haya rtu Belediyeşi Başkani Viğes. Başkani rtu. Doğuru yamiğves. Belediye başkani-ti çkunikala na-rtu şeni problemi var ivu golvaşi. Ma hia momçu ar araba, otomobili do "So ginon hek idi"-ya miğu do mati vorti mteli kyoepes.
Guram: Hayati Aykut Belediye Başkanı idi Fındıklı'nın. Öldü dediler. Belediye başkanı da yanımızda olduğundan problem yaşamadım gezmek hususunda. O bana bir araba verdi ve dedi ki: "İstediğin yere git" dedi bana, ben de bütün köyleri dolaştım.
Aleksi: Kyoepeşa idasi, mu uğomerti? "Çkimi şkala isinapit" uğomerti-i? "Tkva doxedit isinapit, ma pçarar" uğomerti-i?
Aleksi: Köylere gittiğin zaman ne diyordun onlara? "Benimle konuşun" mu diyordun? "Siz oturun konuşun, ben yazacağım" mı diyordun?
Guram: Var. Hoo. Viparamitamtit, mu ikumt, mu... aya mu uğomeran, iya mu uğomeran do heşo. Uǩule ma vuğvi "Ham dixas mu coxon?" Mutepeşi dixa şeni miğomertes do başkapeşi var! (gülüyor) "Başkaşi mu giğvat?"-ya. Oǩule tkves "Aya gorums altuni" Arteği komoxtu do "Parape kobzirat do oǩule okovirtat-ya" Ho-ma, ho-ma (gülüyor).
Guram: Yok. Evet. Konuşuyorduk, ne yapıyorsunuz, ne... buna ne diyorsunuz, ona ne diyorsunuz böyle. Sonra ben dedim ki "Bu yerin adı ne?" Kendi arazilerinin adlarını söylüyorlardı ama başkalarınınkini söylemiyorlardı! (gülüyor) "Ötekilerinkini niye söyleyelim?" diyorlardı. Sonra dediler ki "Bu altın arıyor" Biri gelip, "Paraları bulalım, sonra kendi aramızda bölüşelim." Tamam dedim, olur! (gülüyor).
Aleksi: Hişo idisi dido na-gainteresu mutxape orlu-i? Lazepe muç̌o ortes, muç̌o Ziri?
Aleksi: Oraya gidince seni en çok şaşırtan neydi? Lazları nasıl buldun?
Guram: Başka turli. Bazi vorsi, dido axeltes çkimi ožiru. Bazik zade, dido guri muxtes do maduşmantes bazik. Ama dido vartes, Ç̌uťa Çula rles.
Guram: Başka türlü. Bazısı iyiydi, beni gördüklerine çok sevindiler. Bazıları çok kızdılar, bana düşmanca davrandılar. Ama çok yoktu böylesi.
Aleksi: Muşeni gaduşmanles?
Aleksi: Niçin sana düşmanca davranıyorlardı?
Guram: Va miçkun. Himuşeni ki... Haği va o3Ker, Tbilisis mu ambari ren? Şilyapeten koçi juroş şilya "Şadi, Şadi!" (igzali igzali!) ucoxuman prezidenti na-coxons Mişa, ho! Bazi orťas-ya, Kai ren-ya, vrosi ren-ya. Koçi mteli ar va ren.
Guram: Bilmem. Çünki... Şimdi görmüyor musun, Tiflis'in halini? Binlerce adam, iki yüz bin kişi "Git, git!" diye bağırıyorlar Başkan Mihail'e, evet! Kimisi kalsın diyor, iyidir diyor. Her insan bir değil.
Aleksi: Tbilisişa moxtisi, na-Korobi mteli fekstepe kogamançari-i?
Aleksi: Tiflise döndüğünde derlediğin bütün metinleri yayımladın mı?
Guram: Ho! Majurani kitabi çkimi-ti do ham kitabis-ti kogamağpçari tekstepe.
Guram: Evet! İkinci kitapta da bu kitapta da yayımlandı metinler.
Aleksi: Tekstepe skanis Helimişi Xasanişi leksepe kon. Helimişi Xasani içini dortu-i?
Aleksi: Metinlerinde Helimişi Xasan'ın da şiirleri var. Helimişi Xasani'yi tanımış mıydın?
Guram: Ho! Moçinapu İatek. İate çkimi şeni Memedi ren do Memedi dosǩudun. (gülüyor) Emuşi leksepe uǩule mçari ma sarpis megaponişen, ğuru şuǩule. İa gamiğamtu resimepe do mutxa mutxa... Mteli darabape-muşi naxatepe (resim) uğurtu.
Guram: Evet! Tzate tanıştırdı. Tzate benim için Memed'dir ve hep Memed olacak. (gülüyor) Onun şiirlerini ben sonradan yazdım Sarp'ta, megafondan, öldükten sonra. O resimler çiziyordu çeşit çeşit... Odasının bütün duvarları çizdiği resimlerle doluydu.
Aleksi: Helimişi muç̌oşi Koçi rtu. Mu ikumftu si içinisis?
Aleksi: Helimişi nasıl bir insandı. Sen tanıdığında ne yapıyordu?
Guram: Ǩuçxeş modvalus Şadumtu, Çumtu, remonti ikomtu. Saertosa3xovrebelis (öğrenci yurdu) sikidurtu, ar odas. Oda-muşi darabapes mteli noxatepe... İya Sarpulepek momçes haya Şareri leksepe.
Guram: Ayakkabı yapıyordu, dikiyordu, tamir ediyordu. Öğrenci yurdunda kalıyordu, bir odada. Odasının duvarlarında hep resimler... Sarplılar verdiler onun yazdığı şiirleri.
Aleksi: Helimişişi mteli noçarepe mekçesi Sarpulepek?
Aleksi: Helimişi'nin bütün dökümanlarını verdiler mi sana Sarplılar?
Guram: Mteli hentepes-ti var uğurtes. Zurab Tandilavak dovu leksepeşi ar Şigni (kitap).
Guram: Hepsi onlarda da yoktu. Zurab Tandilava şiirlerini kitaplaştırdı.
Aleksi: Lazuri nena do Margaluri nena xolos ren ya iluran. Si mu izmon hamu şeni? Dialekti ren-i varna nena-i?
Aleksi: Lazcayla Megrelce birbirine çok yakındır diyorlar. Bunun hakkındaki düşüncen nedir? Diyalekt midir, dil midir?
Guram: Haği, Marik zop̌ons "Zanuri Ena", Çikobava uğutu statiape - Lazuri Çanuri coxomtu himus - "Çanuri do Megruli ar nena ren-ya do Zanuri Nenaşi dialektepe renan"-ya. Bazik "Lazuri do Margaluri Zanuri Nenape ren"-ya - "Zanuri Nenape": Margaluri do Lazuri Nena. Juri-ti nenape ren-ya. Kartveluri Nenapes ren Kartuli, Svanuri, Zanuri nenape: Megruli do Lazuri.
Guram: Şimdi, Marr diyor ki "Zanuri Ena", Çikobava'nın makaleleri vardı — Lazca'ya Ç̌anuri diyordu o - "Lazcayla Megrelce aynı dildir diyordu; her ikisi Zancanın diyalektidir." diyordu. Bazı kimseler "Lazcayla Megrelce Zanian dillerdir" diyorlar, - Zanian Diller": Megrel dili ve Laz dili. İkisi de birer dildir diyorlar. Kartvel (Güney Kafkas) dilleri Kartuli (Gürcüce), Svanca, Zanian diller: Megrelce ve Lazca.
Aleksi: Si mu izmon?
Aleksi: Sen ne düşünüyorsun?
Guram: Ma-ti haşo; juri-ti nena ren mara dido xolos renan. Lazepe-ti haşo zoponan: Megrelepe cuma çkini, çkini cumalepe renan-ya do Kartvelepe bizaşvili (eksalepe)! Ar ocaxi ren, ocaxi ar ren hek Kortu, Svani, Lazi do Margali ar ocaxişi doloxes renan. Mara Margali do Lazi mtelişen xolos renan. Hemuşeni zoponan "Ʒanuri Enebi: Zanuri Nenape"
Guram: Ben de öyle; ikisi de ayrı dildir ama birbirlerine çok yakındır. Lazlar da öyle derler: Megreller kardeşlerimizdir, Kartveller amcaoğullarımız! Bir ailedir, orada Kortu, Svan, Laz ve Megrel bir ailenin bireyleridir. Ama Laz ve Megrel hepsinden yakındır. Onun için diyorlar "Zanuri Enebi: Zanian Diller"
Çikobava do başkape zoponan: Kartuli, Ʒanuri do Svanuri nenape. Sum nena: Kartuli, Svanuri, Zanuri. Zanuri zop̌ons jur dialekti. Başkape, ma-ti bzopom: Kartuli, Svanuri, Ʒanuri Nenape, jur nena: Megruli nena do Lazuri nena.
Çikobava ve başkaları diyorlar ki: Gürcü, Ʒanian ve Svan dilleri. Üç dil: Kartuli, Svanuri, Zanuri. Zanca iki diyalekttir diyor: Megrelce ve Lazca. Başkaları ve ben de diyoruz ki: Kartuli, Svanuri, Zanian diller, iki dil: Megrel dili ve Laz dili.
Aleksi: Lazuri Nena muǩu dialekti uğun, hamuşeni mu izmon?
Aleksi: Lazcanın kaç diyalekti vardır, bunun hakkında ne düşünüyorsun?
Guram: Ma viduşur sum dialekti ren. Xopur-Çxaluri ar dialekti ren do jur subdialekti ren: Xopuri do Çxaluri, ar. Majura Viğur-Arkaburi dialekti do subdialektepe Viğuri do Arkaburi. Masuma Atinur-Artaşenuri dialekti do subdialektepe Atinuri do Artaşenuri. Ma haşo viduşur.
Guram: Benim düşünceme göre üç diyalekttir. Xopur-Çxaluri bir diyalekttir ve iki alt diyalekti vardır: Xopuri ve Çxaluri, bir. İkincisi Viğur-Arkaburi diyalekti ve alt diyalektleri Viğuri ve Arkaburi. Üçüncüsü Atinur-Artaşenuri diyalekti ve alt diyalektleri Atinuri ve Artaşenuri. Ben böyle düşünüyorum.
Aleksi: Lazuri do Margalurişen gale nam nenape şeni içalişi?
Aleksi: Lazca ve Megrelceden başka hangi diller üzerine çalıştın?
Guram: Kartuli nenape viçalişi, Korturi, Svanuri do Zanuri. Vepxistgaosani şeni do Lazuri şeni dido viçalişi.
Guram: Güney Kafkas dilleri üzerine çalıştım, Gürcüce, Svanca do Zanian diller. Aslan Postlu Şövalye ve Lazca hakkında çok çalıştım.
Aleksi: Lazuri nena şeni Turkiyes na-gamaxtu kitabebepe si takibi gaxenen-i?
Aleksi: Türkiye'de Lazca hakkında çıkan kitapları takip edebiliyor musun?
Guram: Ho, haği ma va gomalen. Momincğonaman do dido magdobeli (müteşekkir) vore himu şeni. Him didi leksikoni jur Şana Şoxle momiğes. Tkva momiğit.
Guram: Evet, şimdi ben gezemiyorum. Bana gönderiyorlar ve çok müteşekkirim bu yüzden. O büyük sözlüğü (Didi Lazuri Nenapuna) iki sene önce getirdiler. Siz getirdiniz.
Aleksi: Turkiye do hako Lazuri nena şeni na ixeninupe, noçalişepe, kitabepe, jurnalepe ubağun-i varna mŞika ren-i, daha oçalişu diçirs-i?
Aleksi: Türkiye'de ve burada (Gürcistan'da) Lazca hakkında yapılanları, çalışmaları, kitapları, dergileri yeterli buluyor musun, yoksa daha çok mu çalışmak lazım?
Guram: Mʒika, dido mʒika va ren ama oçalişu opşa ren mu zop̌on! Dido oçalişu ren. Mteli kyoepe ožiru unon do mteli oputepe ogoru, tekstepe okorobuşi ren.
Guram: Az, çok az değil aslında ama çalışacak çok konu var ne diyorsun! Çalışılacak çok konu var. Bütün köyleri görmek gerekiyor, bütün köylerde araştırmalar yapmak, metinler derlemek gerekiyor.
Aleksi: Si idisi Lazonaşa miti içalişamtu-i Turkiyes Lazuri nena şeni?
Aleksi: Sen Lazona'ya gittiğinde Türkiye'de Lazca hakkında çalışan birileri var mıydı?
Guram: Ma na-vorti miti var! Oǩule bziri Ogni do çkva do çkva...
Guram: Ben oradayken kimse yoktu! Sonradan gördüm Ogni'yi ve başka başka şeyleri....
Aleksi: Lazuri nena andğaneri ndğas muç̌o gazin, xalimuşi muç̌o ren?
Aleksi: Lazcayı günümüzde nasıl görüyorsun, durumu nasıldır?
Guram: Goiçkondinen. Megrelepes-ti var uçkinan haği. Berepes, kyoepe koren, ama noğapes var uçkinan. Beres muşi nenate uğarğalaginon! Ma na-mefti Turkiyes ma vuğvi "Ma mofti tkvanden Kai Lazuri dovigura"-ma do "Sarpis Kai Lazuri isinapaman do tkva va giçkunan"-ma. Aği va miçkun isinapaman-i, var isinapaman-i hekti.
Guram: Unutuluyor. Megreller bile bilmiyorlar şimdi. Çocuklara, köylerde, ama şehirlerde bilmiyorlar. Çocuğa kendi diliyle konuşacaksın! Ben Türkiye'ye geldiğimde dedim ki ordakilere "Ben sizden güzel Lazca öğrenmek için geldim" dedim "Sarpta güzel Lazca konuşuyorlar ama siz bilmiyorsunuz" dedim. Şimdi bilmem konuşuyorlar mı yoksa konuşmuyorlar mı orada da.
Aleksi: Si muç̌o izmon, Lazuri do Margaluri goiçkondinasen-i?
Aleksi: Senin düşüncen nedir, Lazcayla Megrelce unutulacak mı?
Guram: Goğkondinapa do nenaşi oğuru var iven! Oçalişu en hak-ti, hek-ti dido içalişan do oskedinan. Berepes vuğarğalat minonan ocaxis. Margaluri do Lazuri nenate Ç̌iťa Ç̌iťa kitabepe unon gamaxtas.
Guram: Unutmak ve dilin ölümü olmaz! (Dilin yaşaması) Çalışmakla olur bu da, orada da çalışsınlar ve yaşatsınlar dillerini. Çocuklarla aile içinde anadilleriyle konuşmalıyız. Lazca ve Megrelcede küçük küçük okuma kitapları yayımlanmalı.
Aleksi: Aği Lazuri nena na-içalişaman mipe oran, si mokŞons-i?
Aleksi: Şimdilerde Lazca üzerine çalışanlar kimlerdir, siz kimleri beğeniyorsunuz?
Guram: Renan, Kaepe renan ama, kaepe mendaxtes do man-ti mendevulur. Otar Kacaia koren, çkimden didi ren. Otxoneçi do didi ren himus.
Guram: Varlar, iyiler vardır ama iyiler gittiler ve ben de gidiciyim. Otar Kacaia vardır, benden büyüktür. Seksen yaşından büyüktür o.
Aleksi: Turkiyes na-skidunan Lazepes mu uŞomer soğuni?
Aleksi: Son söz olarak Türkiye'de yaşayan Lazlara ne söylemek istersiniz?
Guram: Cumalepe çkimi, cumalepe şkimi! Haşo-ti itkven da! Kai ortat, vrosi ortat! Mteli nena tkvani, Lazuri nena gişkurtan, va gogoçKondan, berepe tkavis Lazuri uxaparit, uğarğalit, haşo-ti itkven! Tkva gişkuran! Tkvani cuma Guram.
Guram: Kardeşlerim! İyi olun, hoş olun! Hepiniz dilinizi, Lazcayı bilin, unutmayın, çocuklarınızla Lazca konuşun! Siz bilirsiniz! Kardeşiniz Guram.