Yazan: Hasan Uzunhasanoğlu
lazistanis mu p̌aten ham nosite?!
gebiktit do var bognit, cuma çkimi!
DUDUŞİ'nin doğum yeri Murkiti'de yapılan alan çalışmasında yer alanlar: Büyüklişi Osmani, ʒapuleşi (İsparoğli) Mustafa Cumadi (Özşeker), Xavulişi Cavit Cumadi (Özkan) ve Hasan Uzunhasanoğlu. Sicalepeşi Destani ve onun meçhul yazarı DUDUŞİ Nuri hakkındaki fikir ve tespitlerimi paylaşmaya çalışacağım.
1. Kısaca Destan
Konumuz destan olduğuna göre, destandan daha doğrusu destanlarımızdan bahsetmeden olmaz. Destanlarımız; sosyal, siyasal, ekonomik olaylardan aşk, sevda, ölüm gibi bireysel hislere kadar geniş bir konu yelpazesine sahiptir. Yapı itibariyle en az üç dörtlükten oluşan bu şiir türü sonsuz sayıda dörtlükle yazılabilir. Laz Halk Edebiyatı'nda daha çok on bir heceli mısralardan oluşan destanlara rastlamaktayız. Mısralar birbirleri arasında a a a x şeklinde kafiye örgüsüne sahip olmakla birlikte, her dörtlüğün son mısrası ya büsbütün aynıdır ve nakarat olarak tekrarlanır ya da kafiyeleri diğer dörtlüklerin son mısralarıyla ortaktır. Tekrarlanan bu mısralar destanın akışı içerisinde değiştirilebilirler. Laz destanlarında ekseri mahlas kullanılmamaktadır.
Şunu da belirtmek gerekir ki örgün eğitimin bize kazandırmış olduğu iki tür 'destan' algısı vardır: bunlardan âşık tarzı tabir edilen destan türü ile Laz edebiyatındaki 'destani' büyük ölçüde örtüşmektedir.
2. DUDUŞİ ve Destanı Hakkında Genel Bilgi ve Tespitler
Burada makalemizin konusu; Yosep CİPŞİZE'nin, ilk seferi 1909-1910, ikinci seferi 1917 yılında olmak üzere, Lazistan'a yaptığı ikinci gezisinde derlediği ve ölümünden sonra 1939 yılında Arnold ÇİKOBAVA tarafından Gürcistan'da yayımlanan Çanuri Tekstebi adlı kitabının 46-54. sayfaları arasında yer alan destandır. Destanın DUDUŞİ Nuri'ye ait olduğu, kitabın yazarı tarafından 54. sayfadaki not ("nuri dudunun-oğli; arkabili-Çarmatili, 45 yaşında, Viğe, 14.VII.1917" ve "Trevendli olan 25 yaşındaki Osman Xacı Osman-oğli adlı kişide Türk alfabesiyle yazılı olarak vardı ve bana yazdırdı") ile ve bizzat DUDUŞİ tarafından da "mot meiçam ti skanis, nuri çkimi!" şeklindeki mısrasıyla 13. kıtada teyit edilmiştir.
DUDUŞİLER halen; Arkabi'nin (Arhavi) Ç̌armati (Cumhuriyet) Mahallesi'nde SARIÇİÇEK, Viğe'nin (Fındıklı) Gori (Kurtume ile birlikte Ilıca) Mahallesi'nde ÖZKAN (OSMANOĞLU) ve Baxta (Kireçlik) Köyü'nde ise "ÖZTÜRK" soyadıyla yaşamlarını sürdürmektedirler.
Öncelikle belirtmem gerekir ki CİPŞİZE'nin "Türk alfabesi" ile kastettiği, Osmanlı döneminden 1928'deki harf değişikliğine kadar kullanılmış olan ve günümüzde 'eski yazı' olarak da bilinen Arap alfabesidir. CİPŞİZE yazılı olarak eline geçen bu metni, yine kendisine bu metni ulaştıran Trevenduri (Fındıklı-Derbentli) 25 yaşındaki Osman Xacı Osman-oğli adlı şahsın ağzından bizzat dinleyip tekrar temize çekmiş olmalıdır. 1917'de bölge Çarlık Rusyası işgali altında olduğuna göre, destanın işgalden önce yazılmış olması muhtemeldir; zira DUDUŞİ, destanda, işgalden bahsetmemektedir. Önemli bir not da, DUDUŞİ'nin 1917 yılında 45 yaşında olduğu bilgisidir ki bu da Şairin 1872'de doğduğunu göstermektedir. Kimi internet sitelerinde Şairin 1885-1918 yılları arasında yaşadığı belirtilmektedir; ancak Şairin "dibadi do xolo lalum cveşuri" mısrası bu bilgiye gölge düşürmekte, doğum tarihini en azından 1885 öncesindeki bir tarihe doğru itmektedir.
Gerçekten de Arhavi Nüfus Müdürlüğünden alınan Nüfus Kayıt Örneği'ne göre DUDUŞİ 1869'da dünyaya gelmiştir. Ölüm tarihi de 1916'dır. Yalnız Nüfus Kayıt Örneği soyadları, isimler ve ölüm tarihleri açısından güvenilir değildir. Çünkü gerek DUDUŞİ'nin kendisi gerek ebeveynleri gerekse de kızlarının ölüm tarihleri Soyadı Kanunu'ndan (1934) çok önceki bir tarihe karşılık geldiği halde, SARIÇİÇEK soyadıyla kayıt altına alınmışlardır. İkinci neden DUDUŞİ'nin ANA ADI'nın 'DİNA' ve HATİCE olarak iki farklı şekilde kayıt altına alınmış olmasıdır. Son nedense DUDUŞİ'nin kendisi dahil üç kızının da ölüm tarihlerinin 1916 olmasıdır. Anlaşılan o ki kayıtlar kapatılmıştır.
Yaptığım alan çalışmasında Cavit ÖZKAN, DUDUŞİ'ye ait olan ve 'eski yazı' ile yazılmış olan destanlarını ihtiva eden defterlerinin kardeşi DUDUŞİ Xasani (Hasan) tarafından yakıldığını belirtmiştir. (Halen Karabük'te yaşamakta olan DUDUŞİ'lerden Pervin ÖZKAN'a -SARIÇİÇEK- göre ise dedesi DUDUŞİ Nuri'nin ikinci eşi, DUDUŞİ'nin şiirlerini ateşe atmıştır.) CİPŞİZE'nin eline geçen metin, DUDUŞİ tarafından yazılmış ve o dönemde henüz yakılmamış metinlerden biri olsa bile, üzerindeki bilgi ölüm kayıtları ile ilgili kuşkularımızı ve Şairin muhacir olduğunu doğrulamaktadır. Çünkü DUDUŞİ muhacirdir ve destan muhacirlikten önce yazılmıştır. Ogni Kültür Dergisi'nde verilen "Bu destan Arkabili şair Nuri DUDUŞİ tarafından yazılmıştı. Kendisi genç yaşta Birinci Cihan Harbinde Trabzon'da koleradan ölmüştür. Görüleceği üzere, Lazca'yı kullanmaktaki ustalığı dikkat çekmektedir" (Ogni No. 5, 1994: 35) bilgisi de bu şüpheleri destekler; ayrıca metnin Ogni'ye Nurettin Aksoy tarafından ulaştırıldığı notu düşülmüştür.
Şahıs (Osman Xacı Osman-oğli), Çarmati'nin Murkiti semtinde yaşamakta olan ve Halk Ozanı olarak yerel kıyafetleri ile köyleri dolaşan DUDUŞİ'yi gıyabında da olsa tanımış ve destanla bir şekilde ilgilenmiştir. Destanın derlendiği tarihlerde bölge işgale uğramış, insanların büyük bölümü göç etmek zorunda kalmıştır. Sonuç olarak 'askerliğe geç gidebilmek' ya da o dönemin koşulları gereği 'nüfusa geç yazılmış olmak' gibi nedenleri de hesaba katarsak, Şairimizin 47 ve üstü bir yaş diliminde hayata gözlerini yumduğunu düşünebiliriz. Bu arada, DUDUŞİ'ye ait destanın CİPŞİZE'de halkın isimlendirmesiyle "Sicalepeşi Destani" adıyla değil, "yoy, yoy, xolo komoxtu yazi" giriş mısrasıyla başlıksız olarak yer aldığını da belirtmem gerekir.
Diğer bir dikkate değer konu da, o dönemde Lazca bir destanın, "bizzat bir Laz tarafından kayda geçirilmiş" olması ve Lazlar'ın herşeye rağmen "Lazca yazıyor olmaları"dır.
3. İkincil Kaynakların İncelenmesi
Türkiye'de, destanın kimi kıtaları bölük pörçük olarak halk ağzında varlığını sürdürmektedir. Arkabili Lazların Ayak İzleri (ŞEŞENOĞLU, Ankara 2003) adlı kitabın 62. sayfasında anonim diye kayda alınan mısralar ile yine aynı kaynağın 35. sayfasında "Sicalepeş Destani" adı altında verilmiş olan mısralar, DUDUŞİ'ye ait destanın 35. kıtasında "ar ğana ren, tipis şka-na busumer, dotanaşa kaburğas xe bisumer, ne kaymakli, ne lus elebusumer, jur stiǩani çaite, dadi çkimi!" şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Yine Viğe-Çurğava'da (Fındıklı-Çınarlı) muhtelif destanlara ait mısralarla birlikte, yazarın kendisi tarafından derlenen bazı dörtlükler de destanın 28. ve 58. kıtalarında benzer biçimde karşımıza çıkmaktadır.
Destandan bahseden ikincil kaynakların tamamında gerek sıralama ve gerekse ifade biçimleri bakımından benzerliklerin olması yakın bir zamanda ortak bir kaynaktan etrafa saçıldıklarını ve ortak kaynak hariç bir derleme çalışmasının ürünü olmadıklarını düşündürmektedir. Ayrıca destanın Arkabi (Arhavi) kökenli olduğu belli olmakla birlikte, Viğe'de (Fındıklı) bile izlerine rastlanıyor oluşu destanın kendi döneminde ne kadar popüler olduğuna işarettir. Ancak birçok kaynakta, eser yazarının Lazcanın fonolojik özelliklerini idrak edememiş olmasından dolayı destan örneklerinin imlâlarının yanlış ve tutarsız olduğu görülmektedir.
Tutarlılıkla ilgili istisnalardan biri 1993 yılında yayımlanmaya başlayan ve altı sayı kadar yayın hayatına devam edebilen Ogni Kültür Dergisi ve diğeri de 2009 yılında yayımlanan Laz Kültürü (AKSOYLU, Ankara 2009) adlı çalışmadır. AKSOYLU'nun Laz Kültürü adlı çalışmasında DUDUŞİ'nin destanının kimi bölümleri farklı bölüm ve adlarla ve birbirinden bağımsız olarak yer almaktadır: Destan, kitabın 115. sayfasında "İmece Destanı" tanımlamasıyla 2 kıta olarak, 141. sayfada "Yoyi Nana Yoyi" adı altında "ilkbahar, doğa, imece" konulu destan şeklinde 4 kıta olarak ve 144. sayfada ise "Sicalepeşi Destani" adı altında Nuri Duduşi imzasıyla ve "bu konuda yazılı bir kaynak bilinmiyor" ifadesiyle 7 kıta olarak karşımıza çıkmaktadır.
Laz Kültürü kitabında yer alan "Oxoriz ti var gelozons ar ǩuzi / Sica yado konoxedunan purzi / Var ikitxenan paxali do ucuzi / Veesiya kortaşi dadi çkimi" biçimindeki dörtlük, CİPŞİZE'nin derlemeleri arasında bulunmamaktadır; ilgili dörtlük, popülariteyle ilgili olarak destana sonradan mal edilmiş olabileceği gibi, destanın yazıya geçirilememiş bir bölümü de olabilir. Aynı dörtlük, Arkabili Lazların Ayak İzleri adlı çalışmada, Ogni Kültür Dergisi'nin 5. sayısında ve Arhavi Dergisi'nin 27 Mart 1971 tarihli özel sayısında da küçük değişikliklerle karşımıza çıkmaktadır.
Tüm bu kaynaklar içerisinde belki de en kayda değer olanı, Arkabi'nin Musazade Mahallesi'nden olan ve "Badiş Bere" lakabıyla tanınan, Azmi HİNDİKADİOĞLU (HİNDİKADİŞİ) imzasıyla Arhavi Dergisi'nin 27 Mart 1971 tarihli özel sayısında kaleme aldığı ve Fındıklılı şair Reşit Hilmi PEHLİVANOĞLU'nun adını da zikrettiği 'BÜYÜK OZAN NURİ DUDUŞİ' adlı makalesidir. En eski ve ayrıntılı DUDUŞİ incelemesi olan bu makalenin, kendisinden sonra kaleme alınmış DUDUŞİ ve destanıyla ilgili diğer kaynakların da temel referansı ve ortak kaynak olduğu anlaşılmaktadır.
HİNDİKADİOĞLU'nun makalesini ilginç kılan nedenlerden biri de, DUDUŞİ'nin dış görünüşü ile ilgili ifadeleridir. Makalede: "...Bu hususta bana yardımcı olan Fahri Tüzün amcamızla, Terzi Haydar Özkazanca teşekkürü borç bilirim. Fahri Tüzün bana anlattığına göre dış görünüşü ile Nuri Duduşi bir şairden ziyade Serpuşlu, Zıpkalı, kuşağının içinde kama ve piçtovi ile tam bir efe tipinde imiş" biçiminde aktarılan bilgiler, Şairimizin ete kemiğe bürünmesi ve kendisinin yaşamadığına ilişkin 'Duduşi diye biri yok' türünden kimi spekülasyonları çürütmesi açısından çok değerlidir.
Aynı makalede: "...Yazımıza konu ozanımız Nuri Düdüşi şöhretini destanları ile yapmıştır. Arhavi'nin Cumhuriyet mahallesinde (Yukarı Çarnuvat) 1885 tarihinde Dünyaya geldi, seferberlikte düşman işgalinden kaçarken Trabzon civarında koleradan 1918 yılında ve çok genç yaşta öldüğü ve alel acele aynı yere defnedildiği bilinmektedir. Mezarını bulup şanına yakışır bir türbe yaptırılırsa hattâ kemiklerinin Arhavi'ye nakledilmesi en büyük temennimizdir" biçimindeki bilgiler de ortak kaynağın bu makale olduğu konusundaki düşünceleri pekiştirmektedir; zira, Ogni Dergisi'nde verilen bilgiler ile adı geçen internet sitelerinde verilen tarihler tamamen aynıdır.
DUDUŞİ'nin "Sicalepeş Destani"nin dışında başka destanları olduğuna dair de bilgiler vardır. Nitekim; Cavit ÖZKAN'ın babaannesi Zekiye'den dinlediğine göre, Terzi Haydar ÖZKAZANÇ'ın babası Muhammet, Karaliler'den bir kıza âşıktır. Bir bayram günü, onu görebilmek adına, kızın yaşadığı dolma taştan yapılma eve gizlice tırmanıp içeriye girmeye çalışırken, taşların yerinden sökülmesi sonucu aşağı düşer. Bu esnada kız ve kendisiyle birlikte evde bulunan arkadaşları sesi duyup dışarı çıkarlar ve Muhammed'i hoş olmayan bir vaziyette görürler. Bu olaydan sonra Terzi Haydar'ın babaannesi yani Muhammed'in annesi DUDUŞİ'ye gelir, kendisinden rica eder ve 'Muhammed'in başından böyle böyle bir olay geçti, (oğluma) bir destan yaz' der. Bunun üzerine Şairimiz DUDUŞİ, Muhammed'in annesini kırmaz ve anında şu destanı söyler:
bayramiş ndğas xavlaşeni gobanti
ar oxoris ǩay bozopes ebati
otxo kyoşes mebati do mobati
ar sotile var ivu guri çkimi!
otxo kyoşes bikti do biçimoşi
istertesşi ťora gobiçimoşi
memoşkidi ar toǩi doğimoşi
ya amaptat çku-ti Memeti çkimi!
do mun ortu xaryatis dobakidi
sevdaşeni kva do ncas ebakidi
bayramluği ar var dolomakidi
hekonayi bortit-i gyuli çkimi?
ebitişi borti ti gekideyi
gebitişi dolma nca mokideyi
kogamaxtes avlişe gonkideyi
gemaşantes si mu tkvi gyuli çkimi!
iri-kala si-ti kogemaşani
guriz gale ren tina gyuli çkimi!
Bahsedilmesi gereken bir diğer konu da, Kemal ÖZBIYIK'ın, kendi imzasını taşıyan 'Arhavi'den Lazca şiir ve destanlar' adlı yazıda karşımıza çıkan ve DUDUŞİ'ye ait olan "SİCALEPEŞİ DESTANI"dir. Okuyucuya aktarılan destanın DUDUŞİ'ye ait olduğu belirtilmiş olmakla birlikte kaynağı ve metne nasıl ulaşıldığına dair bir bilgiye rastlanmamaktadır. Ancak ilginç olan şudur ki, toplam on üç kıta olarak verilen destan; sıralama, imlâ hatta kıta sayısı olarak HİNDİKADİOĞLU'nun makalesindeki destan örnekleriyle tamamen örtüşmektedir; hatta Şairle ilgili olarak verilen doğum ve ölüm tarihleri de büsbütün aynıdır.
Gürcistan kökenli ikincil kaynaklarda da destanla ilgili kayıtlar mevcuttur. Bunlardan özellikle Grigol KOKELADZE'nin Yüz Gürcü Halk Şarkısı (Tbilisi 1984) adlı çalışmasının 288-295. sayfaları arasında yer alan, 95-100 numaralı toplam altı Laz Halk Şarkısı içerisinde, 294-295. sayfalarda bulunan 99 numaralı Laz Halk Şarkısı örneği dikkate değerdir. Burada Sicalepeş Destani'nin kimi dörtlüklerine ait toplam 10 mısranın notaya alınmış bir örneği bulunmakla birlikte derlenme yeri, derleyeni, destanın adı ve kime ait olduğu belirtilmemiştir. Yazarın kendi notuna göre (1932), fonograma kayıtlı metni Prof. Giorgi Axvlediani'nin verdiği metni deşifre edip notaya almıştır; metin bazı yerlerde iyi duyulmadığından tam anlaşılamamıştır. 1932 senesinde vermiş olduğu emek sayesinde altı adet Laz Halk Şarkısı'nı günümüze taşıyan bu çalışmasından dolayı KOKELADZE'ye teşekkür etmekle birlikte, bu çalışmayı "Yüz Gürcü Halk Şarkısı" adını taşıyan bir kitapta "Laz Şarkıları" başlığı altında ele almış olmasından da bahsetmek ve eleştirmek gerekir.
Ayrıca, Kemal ÖZBIYIK imzasını taşıyan "Kazım Koyuncu ile bir anı" adlı bir diğer makalede geçmekte olan "...Ona Ali Naci Kuçuğişi'den Atmaca destanını ve Nuri Duduşi'nin Sicalepeşi Destani'yi ezgileri ile birlikte okudum..." ifadesi de ilginçtir; ancak derlemenin kaynağına, yerine ve zamanına dair herhangi bir bilginin söz konusu olmaması üzücüdür.
Destanın kimi bölümleriyle karşılaşabileceğimiz diğer kaynaklar şunlardır: Çikobava (Çanuris Gramatikuli Analizi, 1936) s.85; Jğenti (Çanuri Tekstebi, 1938) s.165, 168, 170-172; Kartozia (Lazuri Tekstebi, 1972) s.221; Tandilava (Lazuri Xalxuri Poezia, 1972) s.33, 34, 115, 116, 124 (Cipşize'nin kitabından alıntılanarak).
4. Destanın İçeriği ve Konusu
DUDUŞİ; destanın hemen başında ilkbaharın gelişiyle tabiatta yaşanan değişikliklere değinerek, imecelerin de adeta bir hengâmenin başlangıcını müjdelediğini vurgulamakta, bu sosyal olayın kendisinde yarattığı hoşnutluğu dışa vurmaktadır ("yoy, yoy, xolo komoxtu yazi, noderepe ivasen xolo-ti bazi-bazi..."). Sonrasında, imecelerdeki farklı kişiliklere değinmekte olan DUDUŞİ, kendi beğenisi hakkında da fikir vermektedir; Rizeni (bugünkü Rize) ve Atina (bugünkü Pazar) üzerinden o dönem Lazistan'a giren kimi malların albenisine dikkat çekmekte, bu albeninin yarattığı özentiyi ifade etmek istemektedir.
Gurbet olgusu destanda özellikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Zira o dönemde bölge sosyal çalkantılarla inlemektedir. Şairin dünyaya geldiği 1869 tarihinde, Çerkez muhacirleri Lazistan bölgesine yerleştirilmek istenmiş ve bölgede yer yer çatışmalar çıkmış, arazi darlığı nedeniyle kasıtlı çıkarılan yangınlarla bölge tahrib olmuştur. Şairin dünyaya gelmesinden kısa bir zaman sonra ise 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) patlak vermiş, Lazistan Sancağı'nın başkenti Batum ve Gonia işgal edilmiş, Çxala Vadisi Lazları bugün yaşadıkları Akçakoca-Sapanca bölgesine göç etmek zorunda kalmışlardır. Seferberlik (Birinci Cihan Harbi ve göçünün mahalli adı) sonucunda ise bölgeden yeni göçler olmuş ve ekonomik anlamda bölgenin beli iyice bükülmüştür.
"ar ğana ren, tipis şka-na busumer, dotanaşa kaburğas xe bisumer, ne kaymakli, ne lus elebusumer, jur stiǩani çaite, dadi çkimi!" dizeleri, bölgenin ve dolaylı olarak Şairin kendisinin yaşadığı zorluklar hakkında fikir vermekte, adeta neden koleradan (veya Cavit Özkan'a göre zatürreden) öldüğünün ipuçlarını da içinde barındırmaktadır. Son mısra ise 1950'lerde başlayan çay tarımından önce dahi Lazlar'ın çayla olan tanışıklıkları hakkında bilgi vermektedir; bilinenin aksine çay Doğu Karadeniz sahil şeridine 1880-1895 yılları arasında gelmiş, Türkiye'de çay tarımının başladığı 40-50'li yıllardan çok önce de bölge insanı bireysel çabalarla Batum bölgesinden çay tohumu getirip ekmiştir.
Destanın devamında Şair, "esnafik-ti arişe jur noç̌arams, sermayes-ti faizi keluç̌arams, badi skanis karťali konuçarams, hako borci giğun-ia dadi çkimi!" dizeleriyle bölgenin ekonomik sıkıntılarıyla ilgili ipuçları vermekte, esnafa olan borçlardan ve faizden bahsetmektedir. Alım gücünün düşük olmasına rağmen İngiliz ve Avrupa mallarının revaçta olduğunu ve açgözlülüğün had safhaya çıktığını hicveden Şair, Laz insanının Batı algısıyla ilgili ipuçlarını da vermekte; giyim-kuşama aşırı düşkünlüğü ve özentiyi anlatmak istemekte, geçmişe atıfta bulunmaktadır. Sonrasında Şair, Tanrı'nın yeterince anımsanmadığını belirtir ve kendince ölüm sonrasına dair fikirlerini ifade eder; İslâm inancındaki Münkir ve Nekir meleklerini "arapǯi" olarak tahayyül etmesi, bu inanca ait kimi karakterleri Arap yani zenci olarak kişileştirmiş olması özellikle ilgi çekici bir algılamadır.
Bahsedilmesi gereken asıl önemli konu da - Şairin şahsına ait destan örneklerinden de anlaşılacağı üzere - Lazca'ya ne derece hâkim olduğudur. Bu, kullandığı deyimlerin bolluğundan ve günümüzde kullanımdan kalkmış kelimelerin varlığından anlaşılmaktadır. Tabii ki ilgili deyimlerin ve kelimelerin günümüze ulaşmasına vesile olan bu destan, yazı dilinin ne kadar önemli olduğunu da bir tartışma konusu olarak yeniden gündemimize almamız gerektiğini hatırlatmaktadır.
5. Destanın Tam Metni
Sicalepeşi Destani olarak bilinen ve yukarıda ana hatlarıyla incelemeye ve değerlendirmeye çalıştığımız destanın tam metni şöyledir (destan içerisinde geçen kimi kelimelerin anlamları destan içinde açıklanmıştır; DUDUŞİ dinleyiciye onsekiz kez "cuma çkimi", elliüç kez de "dadi çkimi" şeklinde hitap etmektedir):
1. yoy, yoy, xolo komoxtu yazi, / noderepe ivasen xolo-ti bazi-bazi, / kimik yazma, kimik moytvasen ǩazi, / pukurasen duzluğis, cuma çkimi!
2. martiş tutas zati gontxims pukuri, / xol kismeti domaves çok şuǩuri, / sefa ikomt, mot ivaput munkyuri? / mskva bozope na-ziromt, cuma çkimi!
3. biduşunam, gomaşinen mutu ren, / bedelia mʒudişi goitoren, / nosi var do toma so ekatoren? / bazi bozo haşo ren, cuma çkimi,
4. bazi keskini ren, geixorons belis, / var-ti eludgitun heşo tembelis, / şa iduşuns, koyakiden do belis, / noğameşi mutu ren, cuma çkimi!
5. bazi tembeli ren, belis gyaçaben, / ondğeneri gyarişa muper daçaben! / ǩinoni xes bureği konaçaben, / p̌anda sarma var iven, gyuli çkimi!
6. noderis çeşiti gyari nicinen, / bazi ğeci bozo ulun, keacinen, / ne goğiğen do ne-ti icginen, / menceloni ivenan, cuma çkimi!
7. bazi oncğoryari iven nezuği, / gyari var ağkomen dido yazuği, / otǩapus ťǩobaşa daven azuği, / mitis var oğirams do, cuma çkimi!
8. dadik oncğoryari ayri doxunams, / hem-ǩata delepes var eluxunams, / sutlis ǩinoni ǩiti kogyoxunams, / oyp̌xors, belli var iven, cuma çkimi!
9. makarinas ar lokma var eşimels, / sum ǩitite-na içǩomen, goşimels, / dizğen, keysels, ar nena var eşimels, / nosiyari ivenan, cuma çkimi!
10. heşo bozo muşamas melakora, / ǩazi motva, noğamisa nokora, / yoy, yoy, okobnağuri ťora, / aha, guris mematu, cuma çkimi!
11. bibgara-i, mu miğvare, siti-na, / nikarbasen rizeni do atina! / toliş dağı mu gamaxtu satina, / ğurerik-ti biça-ya, cuma çkimi!
12. muper nomskun satina-Kala vala, / gyul-yaği do şuçkva disu-na Kala / çkva mu gorum, doğura hemu-Kala, / cinaze-ti var egzdan, cuma çkimi!
13. eludgita hek, munťuri gogabğas, / doğura do uri-kvari egabğas, / mupe zop̌on, kva do ncape gegabğas! / mot meiçam ti skanis, nuri çkimi!
14. dibadi do xolo lalum cveşuri, / vana mu vas, tis ealens keşuri, / var moytkaman, çkva otǩapu faşuri, / sade, forǩa gyumkvaman, cuma çkimi!
15. ir ağnete, var gulunan cveşite, / noderis-ti fotini kaloşite, / lazistanis mu p̌aten ham nosite?! / gebiktit do var bognit, cuma çkimi!
16. fukarak-ti zengini-steri vase, / geyktu do var uçkin, mu ivase! / "haşopete sicaş guri ivase?" / ağnoseri mu nğorums, cuma çkimi!
17. vana mu vas, xolo diçilase-a, / bozo çkimi soti gyaçilase-a, / muntxa uğun, gamaçase do illa / ar bureği nuğase, cuma çkimi!
18. pucis na muzdase, hemus unťalams, / bere-bari gemzuli kodutalams, / muşe Kalsa oncğore var geytalams, / sica muşis gyakyaburs, cuma çkimi!
19. dadis var aziru eşi alani, / noğas var dutalu kyume ǩalani, / badi muşis kai gyuktu palani, / sicaşeni, ey gidi, cuma çkimi!
20. bureğite nukus niçen kilafi / kudi molams, sicas gyudgaşi lafi, / dixaziren, kogoytumers çaşafi, / a çkvar noğas iburbals, cuma çkimi!
21. mupe iven, heya çkva mu ğodare, / vesieti dadepes boğodare: / si eloğlis nako-ti oğodare, / zudişi ren, gondunun, dadi çkimi!
22. eloğlişi var iduzanen nuǩu, / zudiş noğas modrukur do mozxukur! / p̌anda kurbetis ren badi mondruku, / guris var megaçven-i, dadi çkimi!
23. sica moxtas, goğudgi lu do xaci, / var gǩomu-na, çkomas coğoriş ǩvaci, / bureğite var gegotvasen taci, / mot moğerdur, zudişi, dadi çkimi!
24. oropa kuğun-na, e, dadi skani, / dunyas mutu var unon hemus skani, / ne bureği, ne-ti baklava skani, / cumu ǯǩaris razi ren, dadi çkimi!
25. bureğis nugams-i bozo-na meçi, / mutu dogoru-na, tis biga geçi! / kabaheti skani p̌ici komeçi; / haği heşo goğodams, dadi çkimi!
26. gondgineri sicalepeşi korba / nukidare xaci-çxvarişi çorba, / şa inciras, kai dozğaşi korba! / dunyas mutu var unon, dadi çkimi!
27. vaşa derdi dozda dadi ne çare! / bozo, çkimi-steri biçis meçare, / baklava-bureği zorilla çare / vana p̌oťe var gorums, dadi çkimi!
28. dadi, ma var bore bureğiş dosti, / bozo komomçan do gomoğkan posti, / ne gyari do ne ǯǩari, dobiver mesťi, / p̌anda bgara miğun, e dadi çkimi!
29. sicas uçkitase zarar do kyari / vana mundis geçi, va ren şekyari / hem-katas mot meçam, xetas bekyari, / çkim-steris meçi, e dadi çkimi!
30. parate eğopums, çevre mokidams, / hako borci badi muşis kyokidams, / heşopete damtire gza gyokidams, / mupe ikom zudişi, dadi çkimi!
31. sica muşis alis jur xe mudvase, / ar bureğis, ar çkva dolma yodvase, / ister geyktas, ar damtire goyndvase, / sica-Kala did odas, dadi çkimi!
32. sicas astera do mudvase xepe, / damtires kai uğons zati hentepe, / sica do damtireş paramitepe / yaği do topuri ren, dadi çkimi!
33. dadis zanza-steri sica kelobun, / oxrasure heşo oşi dolobun, / var-ti molaşinoms, badi golobun, / do tkva mu gağodes, e dadi çkimi!
34. si zirare, ma domavu-na sica, / dopxaziri ar lakotişi xica, / hem şeyepeş ǩitxeri bore xoca, / var mobğerdur mutute, dadi çkimi!
35. ar ğana ren, tipis şka-na busumer, / dotanaşa kaburğas xe bisumer, / ne kaymakli, ne lus elebusumer, / jur stiǩani çaite, dadi çkimi!
36. haşopete mogi, satinas meçi, / sicalepes baklava, bureği çi! / memomskunan mşkerişi biga eçi! / pa ar mitik mp̌ilates, dadi çkimi!
37. lazistanis moda miğunan nosi?! / sicas koçi, oxori gamakosi! / var gaçu-na, ç̌ume gekçase kusi, / eloğli ren, giçkitas, dadi çkimi!
38. var gaçu-na, çkva nuǩu gyokidase, / bozo skanis mutu ren, mokidase, / tarobağus çkva ǩola mokidase, / biçiş nana giçkitas, dadi çkimi!
39. damtirepek nusaş derdi va zdiman, / incirtaşi, kukumape kezdiman, / bozoşeni çkva baryaği ezdiman, / monkvaperi gulunan, dadi çkimi!
40. sica-Kala şuri muşi eşulun, / hak-na doloxtase, mele eşulun, / nusaşeni oncires komoşulun, / yari geces, ey gidi, dadi çkimi!
41. bozoşeni mupe şurepe gǩidoms, / nusa yari geces inis eğkidoms, / zinciri gyudva-na, xolo meçkidoms, / komoşulun, noğerdinams do badi,
42. nusa ziras, tolepe komutumes, / bozos momǯğyva-steri msva kogotumes, / sica moxtas, ti nokvatams kotumes, / mupe nğorums, ey gidi, dadi çkimi!
43. sicaşeni dadis mupe naçaren, / konuçkinamş, txiri na-gamiçaren, / moda giçkin, gyunaxi-na gaçaren / nusaşeni defteris, dadi çkimi!
44. haşo dulyas dido maven meraği, / daduşmanet nusalepes bayaği, / bozoşeni p̌anda tatum bureği, / noğaşe zdim, mutu ren, dadi çkimi!
45. esnafik-ti arişe jur noğarams, / sermayes-ti faizi keluçarams, / badi skanis karťali konuçarams, / hako borci giğun-ia dadi çkimi!
46. badi skani karťali ikitxaşi, / ar ziratı gyonksis xe mointxaşi, / ǩaťa xaftas bureği kogontxaşi, / badi mu vas, şa ibgars, dadi çkimi!
47. duşunite koyuçkindu eseri, / kafris doğru var-ti gyaçen keseri, / badi çkimik mu çkomu-ia amseri, / do zoponti ar p̌oťe, dadi çkimi!
48. yazi, kişi kurbetis kelaskidun, / hako mogams, xes para var doskidun, / var açkinen, kçini so elaskidun, / borci-Kala derdepe, dadi çkimi!
49. badik mu vas, iri bgara nacinen, / hako borci, hako xarci ǩacinen, / var moxtas-na, esnafi hek ǩacinen, / hek mendulun, giçkitas, dadi çkimi!
50. muntxani ren, çare va do meçase, / hem gyari do hem oncire durçase, / şarvali burasen do zuğas gyorçase, / haşopete mogare, dadi çkimi!
51. ini-tuzas badi skani iraxuns, / para meçamtaşi, çarbis araxuns, / na zirase, bozos bitum noraxuns, / mupe nğorums, ey gidi, dadi çkimi!
52. badi xoras kerengi elaxedas, / sica ťuʒa bureğepes muxedas, / noğamisa ar ğormas konoxedas, / oxosaras kai giğons, dadi çkimi!
53. amiyoni, noğames keluxuni, / oǩoçkoman, ar yeris kokoxuni, / badi skani felengis kogyoxuni, / şa mumkvare, ey gidi, dadi çkimi!
54. komumkvi do sicak xop̌e moyzdase, / si va zdum do badiş derdi mik zdase?! / mupe ikom, na-ğormotik egzdase, / sicaşeni, ey gidi, dadi çkimi!
55. heko mot giğunan sicaş oropa, / na-zirate şei "teli keç̌opa", / dozenginit inglisi do avropa, / tentenate xvala, e dadi çkimi!
56. çifte xases tentena godvaleri / muslimani var gulun modvaleri, / nan-didi çkimi, basmaşi godvaleri, / kogamitxu giçkitas, dadi çkimi!
57. ma doptkva do ister p̌ili do mstiki! / kogamitxu, var goşidu lasťiǩi, / şa ptkvazare daha bonkanam ťriǩi / ham derdite, ey gidi, dadi çkimi!
58. var bğuri do tolik mu mizirase, / illa gyonksis tentena izirase, / ağiş ǩule xeiri (kaoba) mik zirase?! / axir-zamani re, e dadi çkimi!
59. mitik var oğodams tangris niazi! / ne piçva do ne ar vakit-namazi, / na-bğurate, onsuz goyşinit bazi, / p̌anda sağı var boret, dadi çkimi!
60. andğa tasen selaces gemdvanore, / uça letas myona, meşamdvanore, / hem leťa do hem kva emodvanore, / inani vi hamtepe, dadi çkimi!
61. telkin gikitxanis, şuri moyğare! / hem ǩaybana tentenape so iğare? / boxças gekora do yokse iğare, / duğunişa ulur-i, dadi çkimi!
62. xvala-xvala meşaxedi ne çare, / tentenaşi mu coğapi meçare? / mesvarapus bazi kusi geçare, / mutu çare var iven, dadi çkimi!
63. iduşuni, dulya skani xarapi, / na-ǩiktxase, moxtase ar arapǯi, / ir turlişi (iri çeşiti) garkvandase coğapi, / ho do vari, var ognams, dadi çkimi!
64. "va bzirati"-dei, toli odvare, / xoca ginçarase, gyonksis eydvare, / imani giğun-na kyona geydvare, / mupe golamzinan, e dadi çkimi!?
65. gisvanore zemzemi do gyul-yaği, / kai re-na, mogixtase meleği, / ar kefini, a çkvar kyamet-gyomleği, / giçanore, giçkitas, dadi çkimi!
66. doxaziri, sanduğis gegizitas! / ar çapa do ar xopǯe eluzitas! / si ǩap̌ula dunyas mod megizitas, / a-ndğa tase, bğurate, dadi çkimi!
67. gogabğase aǩrepi do ğiğila, / ipti toli eşegoğase illa! / si ham dunyas muğo giğutu dulya? / imskimeťi goiti, dadi çkimi!
68. imskimeťi, tis niçamti duzani, / var ognamti, icoxamtes izani, / xaziri ren, dadi, teras mizani, / kǯonanore, giçkitas, dadi çkimi!
69. ham derdepes dogogura ilaci, / si tobe vi, ma-ti gava duvaci, / meşaxedi, ibgari aci-aci, / acansuzi si xvala, dadi çkimi!
70. so ziromtü, ister acani gori, / jur yorğani, sum şiltes-na ningori, / kefinite haği letas ingori! / xasiris-ti razi re, dadi çkimi!
71. moda iği, oxoris mod dutali? / sirmali do antlasi so dutali?! / muper gyovde uça letas untali?! / mutu var gokaçun, e dadi çkimi!
72. kaybanape sanduğis gegikzase, / muper gyovde uça letas gikzase?! / ar kefini unaxu gogokzase, / dunyas mupe içamti, dadi çkimi!
73. dari dunyas kodoskidi xavesi, / na mumkvamti sirmali do can-fesi, / mezare ren bulbulişi kafesi, / meşaxedi si xvala, dadi çkimi!
74. şuri so ren, kafesişe gamtu-i? / dunyas xolo ivalati, gintu-i? / gogabğase kudeloni munťuri, / ili-ti var doskidur, dadi çkimi!
Sözü
"Zuğaşi Berepe" grubu, "...Nuri Duduşi, yıllar önce Lazca şiirler yazıp, bize 'Dadişkimi'nin sözlerinde verdiği fikir için..." derken ve DUDUŞİ'ye teşekkür ederken ne kadar kıvançlıydıysa, onyılları aşıp herşeye rağmen bugün halen daha sıcaklığını bize ulaştırmaya ve fikir vermeye devam eden sevgili DUDUŞİ Nuri'yi aynı hislerle selâmlıyor ve saygıyla anıyoruz.
Kaynakça
Kitaplar: Aksoylu, Kâmil, Laz Kültürü, Ankara 2009. — Aleksiva, İrfan / Avcı Bucaklişi, İsmail, Svacoxo. Laz Yer Adları Sözlüğü, İstanbul 2009. — Çikobava, Arnold, Çanuris Gramatikuli Analizi, Tbilisi 1936. — Jğenti, Sergi, Çanuri Tekstebi, Tbilisi 1938. — Kartozia, Guram, Lazuri Tekstebi, Tbilisi 1972. — Kartozia, Guram, Lazuri Tekstebi II, Tbilisi 1993. — Kokeladze, Grigol, Asi Kartuli Xalxuri Simğera, Tbilisi 1984. — Özgün, M. Recai, Lazlar, İstanbul 2000. — Cipşize, Yosep, Çanuri Tekstebi, Tbilisi 1939. — Şeşenoğlu, Metin, Arkabili Lazların Ayak İzleri, Ankara 2003. — Tandilava, Zurab, Lazuri Xalxuri Poezia, Batumi 1972.
Makaleler: Aksoylu, Kâmil, "Laz Edebiyatı (Mç̌araloba) Üzerine", Ogni Kültür Dergisi, Sayı 4, İstanbul 1994: 11-14. — Aksoylu, Kâmil, "Laz Edebiyatı", Sanat ve Hayat, Sayı 44, İstanbul, Mart 2010: 43-47. — Baydar, Naci, "Ozanlarımız", Arhavi Dergisi, Özel Sayı 3, Ankara 1972: 10-12. — Erler, Mehmet Yavuz, "1870 Yılında Doğu Karadeniz'de Çıkan Yangın ve Etkileri", Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, Cilt 20 Sayı 31, Ankara 2000: 209-218. — Hindikadioğlu, Azmi, "Büyük Ozan Nuri Duduşi", Arhavi Dergisi, Özel Sayı, Ankara 1971: 18-19. — Özçep, Meryem, "Ç̌anda", Biryaşam, Sayı 9, Mart-Nisan 2010, Hopa-Artvin: 33-35. — "Sicalepeşi Destani", Ogni Kültür Dergisi, Sayı 5, İstanbul 1994: 35.
Gazeteler: Mǯita Muruǯxi, No: 1, Sohum 1929. — Lazagişi Gazeti, No: 256 (618), Zugdidi 1933.
Albümler: Zuğaşi Berepe, İgzas Albümü, Ada Müzik, 1998.
İnternet Siteleri: Aksoylu, Kamil, "Lazlarda Evlilik Gelenekleri", karalahana.com. — Bilgin, Cihangir, "Lazca Destanlar", hopam.com. — Kaçar, Burhan, "Yapraktan Bardağa" ve "Çayın Biyokimyası ve İşleme Teknolojisi", mavirize.com. — Özbıyık, Kemal, "Arhavi'den Lazca Şiir ve Destanlar", "Arhavili Şairlerle Yolculuk", "Kazım Koyuncu ile bir anı", arhavi.org / karalahana.com / yusufbulut.com.