Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu

Kafkas Dernekleri Federasyonu & Laz Kültür Derneği

Önemli Not: Bu içerik, derginin orijinal baskılarından OCR (optik karakter tanıma) yöntemiyle dijitalleştirilmiştir. Bazı karakter hataları veya eksiklikler olabilir. PDF içeriğiyle farklılık tespit ederseniz lütfen bize bildirin.

Kısaltmalar ve Tanımlar

AB: Avrupa Birliği DÇB: Dünya Çerkes Birliği Diaspora: Anayurtlarından koparak başka yerlerde azınlık olarak yaşayan topluluk. GZFT: Güçlü, Zayıf, Fırsat ve Tehdit kelimelerinin ilk harflerinden oluşan bir analiz tekniğinin kısaltmasıdır. HES: Hidroelektrik Santrali K.V.: Kısa Vade KAFFED: Kafkas Dernekleri Federasyonu LKD: Laz Kültür Derneği O.V.: Orta Vade STK: Sivil Toplum Kuruluşu SWOT: İngilizce Strengths, Weaknesses, Opportunities, Threats kelimelerinin baş harflerinden oluşur. SWOT'ta S tartışılan topluluk ya da kurumun güçlü yönlerini, W zayıf yönlerini, O fırsatları, T karşılaşılma ihtimali bulunan tehditleri ifade etmektedir. U.V.: Uzun Vade

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği
Mehmedali Barış Beşli, Vacit Kadıoğlu

Önsöz

Türkiye'de, özellikle son günlerde, sivil toplum kuruluşlarının ve misyonunu taşıdıkları sorunların tartışılması, işlevlerinin artırılması, faaliyetlerini etkin ve dinamik hale getirme çabaları artmış bulunmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında biz de Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Laz Kültür Derneği olarak farklı toplulukların ve sivil toplum kuruluşlarının halihazırda aksayan veya eksik olan yönlerini saptama ve onlara çözüm önerileri getirme amaçlı bir çalışma yapma ihtiyacı duyduk. Elinizde bulunan bu belge, söz konusu hedefe yönelik olarak düzenlenen bir dizi çalıştay neticesinde ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri bir araya getirilerek oluşturulmuştur.

Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Laz Kültür Derneği'nin ortak projesi olan "Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz" isimli arama konferanslarının ilk ayağı 7-8 Ocak 2012'de, ikinci ayağı 14-15 Ocak 2012'de, üçüncü ayağı 28-29 Ocak 2012 tarihinde, dördüncü ve son ayağı 11-12 Şubat 2012 tarihlerinde Bolu Koru Otel'de gerçekleştirilmiştir. Birinci çalıştayda Laz Kültür Derneği temsilcileri, Laz toplumunun sorunlarını ve geleceklerini tartışmış, Laz dili ve kültürünün yok oluşunun önüne geçilmesinde stratejiler belirleyecek öneriler getirmişlerdir. İkinci ve üçüncü çalıştaylarda Kafkas Dernekleri Federasyonuna bağlı dernek temsilcileri bir araya gelmiş ve Çerkes toplumunun ve STK'larının sorunları ele alınmış ve çözüm önerileri ortaya konmuştur. Dördüncü çalıştayda ise Türkiye'de yaşayan diğer farklı toplulukların temsilcileriyle bir araya gelerek, ortak sorunlar ve çözüm önerileri tartışılmış ve karara bağlanmıştır.

Kabul edilebileceği üzere kolektif bir kimlik grubunun sorunlarının neler olduğu ve onlara getirilen çözüm önerilerinin dillendirilmesi kişiden kişiye ya da gruba göre değişecektir. Bu sebeple, Türkiye'nin değişik yörelerinde yaşayan, farklı etnik kimlik aidiyetlerine sahip, aralarında akademisyenler, yazarlar, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları üyeleri bulunan, değişik mesleklere ve unvanlara mensup katılımcılardan oluşan dört grubun, farklı farklı tarihlerde bir araya gelerek bir beyin fırtınası ortamı içinde serbest tartışma fırsatı bulmalarına imkan sağlanmıştır.

Gruba atadığımız uzman moderatörümüz Dr. İrfan Mısırlı ve SİSMA Danışmanlık ekibi, katılımcılardan gelen girdileri daha önce başarısı kanıtlanmış bilimsel bir yöntem olan SİSMA (Sistem-İş-Süreç-Meslek Analizi) metoduyla "Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz" Arama Konferansları dizisini gerçekleştirerek, elinizdeki bu sonuç raporuyla birlikte dört arama konferansının raporlarını hazırlamıştır. Bu raporda başta Çerkes ve Laz kimliği olmak üzere Türkiye'de yaşayan diğer farklı kültürlerin şu anki durumu, gelişime açık ve güçlü yönleri, sorunları ve çözüm önerileri değişik perspektiflerden ve hiçbir detay atlanmadan yansıtılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları ilgili tüm taraflarca dikkatle incelenecek ve bundan sonraki çalışmalarımızda ve projelerimizde bizler için ve araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.

Bu çalışmada emeği geçen başta katılımcılar olmak üzere konferansın organizasyonunu başından sonuna kadar büyük bir özveri ve başarıyla gerçekleştiren, Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Laz Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyelerine, çalıştay katılımcılarına, çalıştay moderatörü SİSMA Danışmanlık Ltd. Şti. Genel Koordinatörü Dr. İrfan Mısırlı ve ekibine ve bu çalışmanın yapılmasında emeği geçen diğer kurum ve kuruluşlara, çalıştayların finansmanını sağlayan Avrupa Birliği ve Merkezi Finans ve İhale Birimi'ne ve yöneticilerine en içten teşekkürlerimi sunarım.

Mehmedali Barış Beşli — Laz Kültür Derneği Başkanı Vacit Kadıoğlu — KAFFED Genel Başkanı

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Ortak Akıl Arama Toplantısı'nın Amacı, Yöntemi ve Akışı

Giriş

Arama konferansı, ortak akıl üretmeyi amaçlayan katılımlı bir planlama metodolojisidir. Bir grup iddia sahibi, metodolojinin öngördüğü mantık içerisinde en ideal gelecekleri, çözüm önerilerini ortaya çıkartacak stratejileri, işbirlikçi bir tutumla tasarlarlar. Ortak görüş, sorunlara çözüm bulmayı, daha iyiye ulaşmak, gelişmek için neler yapılması gerektiğini belirlemeyi ve ortak hedefler seçmeyi sağlayan bir çalışma düzenidir. Klasik olmayan konferans düzeni içinde, ortak akıl aramak üzere toplanan grup üyeleri iki-üç günlük bir fikir arama konferansı için bir araya getirilir. Grup üyeleri; konu ile ilgili, o konuda çalışıp bir tecrübe kazanmış karar vericiler ve bilgi birikimi olan kişiler, kısaca "alan uzmanı" diye tanımlanır. SİSMA çalışmasında aranan şey ortak akıldır. Katılımcıların birbirlerini ikna ederek geliştirecekleri ortak akıl, arama konferansının her aşamasında aranır ve bulunur. Klasik konferans düzenlerinde bir veya birkaç kişi çıkıp belirli konuları anlatır, geri kalanlar dinler; arama konferansında ise, katılanların tamamı bir düzen içinde konuşarak bir sonuca ulaşır.

Beyin fırtınaları, tartışma ve yorum konuları genelden özele doğru yürür ve önceden tanımlanmış olan "konferans görevi" tamamlanınca sona erer. Avustralyalı bilim adamı Fred Emery tarafından sistem düşünüşü ve grup dinamiği teorilerine dayandırılarak geliştirilmiş bir yöntemdir. Çok çeşitli sorunlarda ve kurumlarda Amerika, Kanada, Avustralya, İngiltere, Hindistan ve Norveç gibi ülkelerde 60'lı yıllardan bu yana sıklıkla kullanılmaktadır.

Arama konferansının amacı, normal olarak direkt ilişkide bulunmayan kişileri bir araya getirip, onları katılımlı bir tasarım ve problem çözme süreci içerisine dahil etmektir. Toplantı, büyük grupların küçük gruplara bölünmesiyle organik bir şekilde, konferans görevini bitirinceye kadar çalışır. Konferansın sonuca götürülmesini bir moderatör sağlar. Moderatör tartışmanın içeriğine karışmaz ve içerik ile ilgili özel uzman olması gerekmez. Moderatörün rolü, süreç ile çıktıları zamanında tamamlamak ve grubu, yöntemin tekniklerine uygun bir şekilde yönlendirmektir.

Çalışma Grubu Yapısının Özellikleri

  • Gelecekten etkilenen ve geleceği etkileyen; gelecek ile ilgili problemlerin çözülmesindeki alternatiflerden çıkarı olan kimseler gruba davet edilmelidirler.
  • Karar vericilerin, uygulayıcıların, kurum içi veya dışındaki ilgili ve yetkili yöneticilerin katılmasına özen gösterilmelidir.
  • Katılanların uzman olmaları gerekmez ve beklenmez.
  • Toplantı süresince rütbe, statü, yetki, yaş veya bir meslek grubuna ait olmak katılımcıların varsayımlarını etkilese de, oturumlarda bir öncelik veya bir ayrıcalık sağlamaz.
  • Gönüllü katılım önemlidir.
  • Katılımcılardan kendi fikirleri kadar diğer fikirleri dinlemeye önem vermeleri, yeni veya alışılagelmiş fikirlere önyargılı yaklaşmamaları, kavgacı değil uzlaştırıcı olmaları beklenir.
  • Arama konferansı klasik bir konferans türü değildir. Uzun konuşmalar yapılmaz. Metodoloji yönlendirmesi doğrultusunda her türlü yanıta ve görüşe yer verilir.

Katılımcıların Uyması Gereken Kurallar

  • Katılanlar, tüm toplantıya müdahil olurlar. Konferans sürecinin evreleri birbiri arasında ilişkili olduğu için bir parçasına katılıp öbür parçasına katılmamak olmaz.
  • Katılanlar, konferans bitinceye kadar hiçbir şekilde rahatsız edilmemeli ve konferans mekânından ayrılmamalıdırlar.
  • Katılanların, iş yerlerinden ve ailelerinden uzakta iki-üç gün aynı mekânda kalmaları önerilir. Yeme-içme ve konaklama tesislerinin aynı mekânda olmasına özen gösterilmelidir.

Çalışmada Kullanılan Yöntem ve Teknikler

Çalışma sırasında iki yöntem ve teknikten yararlanılmıştır. Bunlardan birincisi SİSMA, diğeri ise SWOT Analizi tekniğidir.

SİSMA, "Sistem, İş, Süreç, Meslek Analizi" kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir analiz yönteminin adıdır. 1960'lı yıllarda Kanada'da eğitim analizlerinin yapılması ve geliştirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandığı için, İngilizcede öğretim programı geliştirmenin kısaltması olan DACUM (Developing A Curriculum) yöntemi olarak tanınmaktadır. DACUM yöntemi 1976 yılından itibaren Amerika Birleşik Devletleri'nde Ohio State Üniversitesi bünyesinde CETE (Center on Education and Training)'nin, özellikle Prof. Dr. Robert Norton'un çalışmaları sonucu sistem, süreç, iş, problem ve meslek analizi yapılması çalışmalarında da kullanılmaya başlanmış ve günümüzde dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yöntemin Türkçe karşılığı olarak önerilen SİSMA'nın dayandığı temel fikir, analizin konunun o alanda bizzat çalışanların yardımı ve etkin katılımı ile incelenmesidir. Söz konusu yöntemin kullanılması yoluyla, çalışma alanıyla ilgili analiz hızlı ve etkin bir şekilde belirlenebilmektedir. Çalışmalar iki ya da üç gün sürebilmektedir. Çalışma kısa süre içerisinde verimli sonuçlar alınabilmesine olanak verdiği için etkin, hızlı ve düşük maliyetli bir yöntem olarak kabul edilmektedir. İki-üç günlük grup çalışması ile gerçekleştirilen analizlerin sonucunda, yapılan çalışma konusuyla ilgili detaylı tablolar ortaya çıkmaktadır.

SİSMA Yönteminin Kullanıldığı Alanlar

  • İş Analizi
  • Sistem Analizi
  • Süreç Analizi
  • Ortak Akıl Arama Toplantıları
  • Problem Analizleri
  • Vizyon Misyon Belirleme Çalışmaları
  • Eğitim Programı Geliştirme
  • Yeterlilik Testi Geliştirilmesi
  • Çalışanların Performanslarının Değerlendirmesi
  • İş Tarifleri
  • Proses Tarifleri (ISO 9000)
  • İş Modifikasyonları

SİSMA'nın Felsefesi

Yöntemin dayandığı temel felsefeyi; "bir sistemi, süreci, problemi veya işi en iyi o alanda bizzat çalışanlar tarif ederler" ifadesi ile özetlemek mümkündür. SİSMA, çalışmaya davet edilen alan uzmanlarının aktif olarak katılımları ile gerçekleşen bir grup çalışmasıdır. Söz konusu grup, bir yönlendirici (facilitator-moderatör) yardımı ile çalışma konusuyla ilgili detaylı bir analizi gerçekleştirebilmektedir.

SİSMA'nın Kalite Unsurları

SİSMA yöntemi ile yapılacak bir analiz çalışmasının kalitesi temelde iki önemli unsura dayanmaktadır. Bu unsurlardan birincisi, analizi yapılan konu, süreç, iş, sistem veya meslek dalında bizzat faaliyet gösteren alan uzmanlarıdır. Bu uzmanlar belirli kriterlere göre seçilerek çalışmaya davet edilmektedir. Alan uzmanlarının doğru seçimi çalışmanın kalitesini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. Bu nedenle; çalışmaya katılacak kişinin ilgili alanda bizzat çalışıyor olması, alanda tecrübe sahibi olması, alanle ilgili bilgi ve becerilere sahip olması, bunları ifade etme, iletişim kurma ve grup içinde çalışma yeteneğinin olması, başta teknolojik gelişmeler olmak üzere alanla ilgili her türlü gelişme hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir.

Çalışmanın kalitesini doğrudan etkileyen ikinci unsur ise; iki-üç gün süresince grubun yönteme uygun olarak çalışmasını sağlamaktan sorumlu olan moderatör, yani grup yönlendiricisidir. Belli bir karara varmadan önce herkesin düşündüğünü özgürce söylemesi esasına dayanan "beyin fırtınası" (brain storming) tekniğinin kullanıldığı grup çalışmasında, koordinasyon ve yöntemin aynen uygulanması açılarından grup yönlendiricisi büyük önem taşımaktadır. Grup yönlendiricisi olarak görev alan kişinin SİSMA yönteminin uygulanması konusunda kapsamlı bir eğitim (teorik ve uygulamalı) almış olması gerekir.

SİSMA Çalışmasının Aşamaları

Çalışma, katılacak alan uzmanlarının belirlenen kriterlere göre tespit edilerek seçilmesini takiben incelenecek alanın dar ya da geniş kapsamlı olmasına bağlı olarak, iki ya da üç gün sürebilmektedir. Çalışma sırasıyla şu adımları içerir: grubun yöntem hakkında bilgilendirilmesi; sistemin/sürecin/sorunun/mesleğin/işin beyin fırtınası tekniği kullanılarak gözden geçirilmesi; konunun ana dallarının belirlenmesi; ana dallara bağlı anlamlı alt grupların belirlenmesi; belirlenen ana ve alt grupların tekrar gözden geçirilmesi, düzenlenmesi ve sıralanması; alanın bugünü ve geleceğine yönelik eğilimlerin belirlenmesi; çalışmanın grup ile tartışılarak son şeklinin verilmesi.

Yukarıda kısaca özetlenen esaslara bağlı kalınarak oluşturulan grubun iki-üç günlük analiz çalışması sonucunda ortaya çıkan tablo, daha sonra gerekirse çeşitli kuruluşlara/kişilere görüş alınmak üzere gönderilmektedir (verification). Bu kuruluşlar/kişiler yapılan çalışmayı değerlendirmekte ve geri bildirim vermektedirler.

Çalışma Sırasında Uyulması Gereken İlkeler

  • Çalışmanın başlangıcında kısa bir ısınma egzersizi (buz kırma aktivitesi) uygulanmaktadır.
  • Her bir ana grup için kritik hususların tanımı ve genel gözden geçirme işlemi sırasında serbest beyin fırtınası yöntemi uygulanmalıdır.
  • Konunun gözden geçirilmesi sırasında organizasyon şeması geliştirilmelidir.
  • Her bir grup üyesinden veri almaya çalışılmalıdır. Veri alınamayan grup üyeleri, çalışmaya katılımlarının sağlanması için motive edilmelidir.
  • Gruba mümkün olduğu kadar çok, samimi olarak övgüde bulunulmalıdır.
  • Grup üyelerine asla olumsuz davranılmamalı ve tenkit edilmemelidir.

SWOT (GZFT) Analizi Nedir?

Organizasyonlar da bir birey ya da yaşayan bir organizma olarak tarif edilmektedir. Bir birey olarak organizasyon için kendisinden ve çevresinden bihaber olma durumu, yok olması ile aynı anlamı taşımaktadır. Dolayısıyla organizasyonlar için kendini bilmek hayati önem taşımaktadır. Çünkü organizasyonun bulunduğu çevre bilinmeyenlerle doludur ve varlık ekolojisinin çarkları hiç durmaksızın çalışmaktadır. Çevre, güçlü olan organizasyonları ayakta bırakmakta, çevresinden bihaber ve dolayısıyla çevreyle uyumsuz olan organizasyonları da yok etmektedir.

Kendini ve çevresini bilmek isteyen bir organizasyonun yapması gereken ilk iş, durum analizidir. Durum analizi; organizasyonun ayakta kalması için kendine gereken stratejileri belirlemede temel taşı olacaktır ve kuracağı stratejiler de bunun üzerinde yükselecektir. Durum analizi SWOT olarak da bilinmektedir. Strengths, Weaknesses, Opportunities, Threats kelimelerinin baş harflerinden oluşur. SWOT'ta S ve W organizasyonun güçlü ve zayıf olduğu noktaları, O ve T de fırsatları ve tehditleri ifade etmektedir.

Organizasyonların çevresi iç ve dış çevre olmak üzere ikiye ayrılır ve bu iki çevreyi de etkileyen bir takım faktörler vardır. SWOT'ta organizasyonun güçlü ve zayıf olduğu taraflar belirlenirken dış çevrenin etkisiyle ortaya çıkan fırsat ve tehditler de incelenmektedir. Güçlü ve zayıf yönler iç çevre faktörlerini; fırsat ve tehditler ise dış çevre faktörlerini oluşturmaktadır. Bu iç ve dış faktörlerin analizi, organizasyonun SWOT'unu gösterir.

SWOT'ta amaç; gerek iç çevrenin gerekse dış çevrenin etkenlerini göz önünde bulundurarak, fırsatlardan ve güçlü özelliklerden maksimum seviyede faydalanılacağı, zayıf yönlerin ve tehditlerin etkisinin minimum olacağı stratejiler belirlemek ve geliştirmektir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği
Mehmedali Barış Beşli

I. Ortak Akıl Arama Toplantısı Raporu — Sonuç Bildirisi

Saygın Kamuoyuna ve Örgütlerimize,

7-8 Ocak 2012 tarihlerinde, "Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz" Projesi bünyesinde düzenlenen ve Laz toplumunun sorunlarının tartışıldığı ortak akıl arama toplantısına katılanlar kararlarını (yedi madde şeklinde) aşağıda kamuoyu ile paylaşmaktadır:

1. Laz kimliği, Lazların etnik yapısı, kökeni, yaşadığı coğrafya ve nüfusu, Laz dili ve kültürünü kapsamaktadır. Bu nedenle, Laz kimliğinin doğru ve gerçek bir biçimde ortaya çıkarılması ve anlatılabilmesi için öncelikle, gerekli bilimsel çalışmaların yapılması, bunun için çeşitli kurum ve kuruluşların oluşturulması gerekmektedir.

Laz kimliğinin tüm Türkiye'de ve hatta dünyada doğru algılanabilmesi için ilk önce, Türkiye'deki eğitim sisteminde Laz kimliğinin özelliklerinin yer alması gerekmektedir. Bu şekilde, Laz kimliği ile ilgili günümüzde bilinmeyen ya da yanlış bilinen birçok özellik, orta ve uzun vadede doğru bir şekilde aktarılabilir ve öğretilebilir.

Kısa vadede ise Laz kimliğini doğru bir şekilde anlatabilmek için tüm medya araçları kullanılabilir. Yazılı, görsel ve sosyal medya, bireyler ve kurumlar tarafından bu amaç için kullanılabilir. Aynı zamanda, Lazcanın bir "dil" olduğunun anlatılması için Laz dilinde daha fazla ve etkin yayına medyada yer verilebilir.

2. Laz folkloru-etnolojisi ve sanatı ile ilgili sorunlar, Laz toplumunun kendi kimliği ile barışık olması, kendi kimliğini kabul etmesi ve ettirmesi ile doğrudan ilgilidir.

Sorunların çözümüne yönelik olarak önermiş olduğumuz her çeşit faaliyet için kaynak, yani nitelikli insan gücü ve finansman gereklidir. Bunların temini için bireysel gönüllülüğün ötesinde kurumsal çalışmalar yapılmalı ve iletişim becerilerini azami ölçüde kullanmak suretiyle daha geniş kitlelere, ulusal ve uluslararası mali kaynaklara ulaşılması gerekmektedir.

Genel olarak Laz toplumu dağınık, feodal ve bağımsız yaşam biçimini tercih ettiğinden, örgütlü hareket etme, birlik olma, birbirine sahip çıkma, destek olma gibi konularda zafiyet gösterir. Bu özellikler sorunlarımızın çözümünde bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden kişisel sorunların, kişisel ihtilafların bir tarafa bırakılması gerekmektedir.

3. Doğu Karadeniz'de Lazların sosyoekonomik sorunları genelde Türkiye'nin sorunlarından ayırt edilemez. Tüketime yönelik yönlendirilen piyasaların etkisi altında kalan Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ekonomik çözümsüzlükler, toplumda sosyal ve kültürel sorunların da kaynağı olmuştur. Yıllardır bilinçli bir şekilde yanlış olarak uygulanan ve mevcut sürdürülebilir aile tarımını ortadan kaldıran tek ürüne dayalı politikalar neticesinde bölgedeki sosyal ve ekonomik yapı, kapitalist sisteme göre şekillenmiştir. Bölgede tarım dışı iş olanağının bulunmayışı, sanayinin hiç olmaması neticesinde binlerce kişi işsiz duruma düşmüş ya da bölge dışına göç etmek zorunda kalmıştır. Bölgede var olan çay fabrikaları esas olarak mevsimlik işçi adı altında faaliyet gösterdikleri için yarı bağımlı bir işçi kitlesi yaratmıştır. Mevsim dışında evde-kahvehanede zaman öldüren insanlar gerçek üretimin dışına itilmiştir. Bölgeden iç ve dış göçler, ekonomik sorunlar kadar kültürel ve sosyal sorunları da ortaya çıkarmış, farklı kimlikleri ve inançları olan insanlarla iletişimi hızlandırmış, bölge insanının çok kültürlülük içinde var olmasını sağlamıştır. Ancak, yaşam şartlarının değişmesi, küreselleşme, Laz toplumu içinde de kültürel ve sosyal değişimlere neden olmuştur.

Toplumsal yapı değişikliğinin yanı sıra bölgede coğrafi değişiklikler de yaşanmıştır. Küresel ısınmadan kaynaklı nedenlerin dışında, çevreyle ilgili yapıyı tahrip eden çay gübresi yine yanlış yönlendirmenin sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sattığı çayla geçimini sağlayan yöre halkı, çay tekelleri ve özelleşen çay fabrikalarının elinde oyuncak olmuştur. Çay üreticisinden satın aldığı çayın ödemesini "oyuncak"la yapmayı öneren çay tekelleri aynı zamanda uzun senetlerle işlerini gerçekleştirmektedirler. Bunun sonucu olarak bölge halkı, yeni geçim alanları bulmak için büyük şehirlere veya yurt dışına çıkmıştır. Yeniden yöreye dönüş ise genellikle emeklilik sonrasına rastlamaktadır. Bölge, genç, dinamik nüfusu giderek yitirmiştir. Türkiye'nin turizm yöreleri gibi bölgede de yazlık ve kışlık nüfusun arasındaki makas giderek açılmıştır.

4. Laz dili ve edebiyatının yaşatılması, basın-yayın ve dernek-vakıf gibi örgütsel yapılanmaların ötesinde bir süreçtir. Kuşaklar arası bir süreçte dilin ve kültürün korunup geleceğe taşınmasında tek lokomotif güç halktır. Bu, bugüne kadar böyle olduğu gibi bundan sonra da böyle olacaktır. Bunun için Lazcayı hızla gelişmiş bir dil haline getirmek gerekmektedir.

Devlet bir anadili politikası geliştirmedikçe derneklerle, dergilerle ve nihayetinde özel kurslarla bu süreç gereğince yürütülemez. Öncelikle, Laz toplumu anadiline sahip çıkarsa, halkın bu isteği devletin bir anadili politikası geliştirmesine bir manivela olabilir.

Devamında da yükseköğrenim kurumlarında Laz dili ve edebiyatı kürsüsü ve nihayetinde bir Laz enstitüsü olmadan bu dilin ve kültürün geleceğe taşınması mümkün olamaz. Bu kapsamda, Lazlardan dil bilimci, filolog yetiştirilmelidir.

Bu alanda akademisyenler yetişmedikçe, dilin fonetiğini ve yapısını inceleyen gramere ve özgün kültüre ilişkin eserler üretilmeyip Laz kültürü, edebiyatı, sanatı gelişmedikçe, bu dilin geleceğe taşınması umutsuz bir beklenti olacaktır.

5. Laz kültür hareketi, Lazların bireysel çıkarları ve yüksek egolarının kurbanı olmaktadır. Bu durumun sonucu olarak Laz kültür hareketi örgütlenme aşamasında problemler yaşamaktadır. Bu sorunun düzeltilmesi için en başta Laz toplumu arasında bir birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun pekiştirilmesine ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bunu başarabilmek için aşağıdaki önerileri sıralamaktayız:

İlk olarak kitle iletişim araçlarının, örneğin radyo, TV, sosyal medya ve basın yayın organlarının en etkili biçimde kullanılması gerekmektedir. Özellikle, Lazca TV yayını konusunda gerekli her türlü adım ısrarla atılmalıdır. Bu noktada en büyük görevin STK'lara düştüğü ortadadır. Bu sebeple, Lazların yaşadığı bölgelerde STK'ların şubeleri veya temsilcilikleri açılarak Laz kültür hareketinin bölge insanından kopuk olması engellenmeli ve bölge insanının da katkısı alınarak bu harekete devam edilmelidir. Son olarak, her fırsatta Laz kültür hareketinin bir varoluş mücadelesi olduğu, bu bağlamda asıl amacın dili ve kültürü yaşatmak olduğu dile getirilerek, hem bölgedeki Lazların hem de toplumun geri kalanının Laz kültür hareketine karşı geliştirdikleri olumsuz tepkiler bertaraf edilmelidir.

6. Lazların dili ve kültürel varlığı, Türkiye'nin diğer otantik halkları gibi, yıllara yayılan asimilasyon politikaları ve çoğunlukla da Lazların iktisadi ve toplumsal dönüşüm içinde gönüllü entegrasyonu sonucunda yok olmakla yüz yüze gelmiş; kamu politikalarını şekillendiren temel tercih ve yönelimler, bu dil ve kültürel varlığın korunması yönünde gelişmemiştir.

Lazların Türkiye'nin diğer otantik halkları ile birlikte dilinin ve kültürel varlığının korunması ve geliştirilmesi için kamudaki ayrımcı politikaların, öncelikle dil ve kültürün Anayasal güvenceye alınması, Lazca yer adlarının iade edilmesi, orta vadede Lazcanın kamu hizmetlerinde ve eğitimde ulaşılabilir ve kullanılabilir bir dil olması gibi önlemlerle terk edilmesini ve Türkiye'de halkların demokratik talepleri karşısında gelişen ırkçı tepkilerle işlenen suçlar için "nefret suçları" yasasının çıkarılmasını talep etmekteyiz.

7. Tarih bilinci, Laz kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sebeple, öncelikle halkımızda tarih bilincinin yerleştirilmesi, resmi tezler karşısında gerçeğin doğru tezlerle yerini bulması için çalışmalar yapılmalıdır. Tarihin akışını düze çıkarmak, bir sorumluluk olarak bizlerin önünde durmaktadır. Bu çerçevede, özellikle öğrencilerin ve gençlerin Laz tarihi alanındaki çalışmaları özendirilmeli, organik aydınlar olarak Laz tarihine içeriden bir bakışla halkımızca en çok sorulan soru olan "Biz nereden geldik?" sorusunu objektif ve bilimsel bir düzlemde cevaplamaları sağlanmalıdır. Resmi tarih sadece Türkiye'de değil, Megrel toplumunun yaşadığı Gürcistan'da da Laz-Megrel kimliğinin netleşmesinde handikaplar oluşturabilir. Bu noktada, her türlü resmi tarih tezine eleştirel ve mesafeli yaklaşıp, gerçeğin peşinde bir tarih anlayışının yerleşmesi için mücadele edilmelidir.

Mehmedali Barış Beşli LKD Başkanı

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

GZFT (SWOT) Analizi Çıktıları — Laz Toplumu

Laz Toplumunun Güçlü Yönleri

  • Laz Kültür Derneği'nin (LKD) varlığı.
  • İyi müzik yapılıyor oluşu.
  • Devletin/hükümetin gelişimi desteklemesi.
  • Laz alfabesinin kullanılmaya başlanması.
  • Devletin farklı kültürlere bakış açısının demokratikleşmesi.
  • Günümüzde Lazca konserlerin veriliyor olması.
  • Lazca müzik yapan grupların oluşması.
  • Laz kimliği olduğunun ortaya çıkması.
  • Lazca yazan yazar sayısının artması.
  • Lazların geçmişten miras aldığı espri yeteneklerinin varlığı.
  • Devlet radyo televizyonlarında ve diğer kanallarda Lazca müziğe yer verilmesi.
  • Lazcanın yaşıtı diğer dillere nazaran hâlâ yaşıyor olması.
  • Lazların Laz olduklarını rahatça dile getirebilmeleri ve Türkiye'nin mayasını oluşturmaları.
  • Lekesiz bir tarihi miras almış olmak.
  • Laz kimliğinin toplum tarafından olumlu algılanması.
  • Lazların adaptasyon yeteneklerinin yüksek olması.
  • Lazların doğa sevgisine ve çevre bilincine sahip olmaları.
  • Lazlarda kadın-erkek eşitsizliği probleminin olmayışı.
  • Çocuklara Lazca isimlerin verilebilmesi.
  • Lazların Lazcaya olan gizli bağlılıkları.
  • Köylerde Lazcanın kısmen de olsa varlığını sürdürüyor olması.
  • Lazların arasında ısrarcı ve özverili bireylerin varlığı.
  • Laz kadınlarının cesareti ve çalışkanlığı.
  • Yeni medya düzeninin bilgi paylaşımını kolaylaştırması.
  • Laz şovenizminin olmayışı.
  • Laz kökenli olmayanların da kendilerini Laz kabul etmeleri.
  • Megrel dilinin canlı ve diri olması.
  • Laz kültür turizminin gelişiyor olması.
  • Yörenin bitki örtüsü ve coğrafi yapısının zenginliği.
  • Lazlık egosunun güçlü olması.
  • Lazlar arasında ülke bütünlüğüne olan bağlılık.
  • Hopa-Batum sınır kapısının açık olması.
  • Tulum ve horona sahip olmak.
  • Gürcistan'da yaşayan Lazlarla iletişim halinde olmak.
  • İnançlı ve dirençli bir halk olmak.
  • Diğer halklara karşı hoşgörülü olmak.
  • Lazlardaki hızlı ve doğru düşünme yeteneğinin varlığı.
  • Lazların pratik zekâlı olması.
  • Lazların çok hareketli (hiperaktif) olmaları.
  • Devletin kültürel faaliyetlere olumlu bakışı.
  • Laz denilince belli bir coğrafyayı paylaşan insanların akla gelmesi; coğrafya birliği.
  • Kan davasının ortadan kalkması.
  • Güçlü bir tarihsel mirasın var oluşu.
  • Lazların eğitim düzeyinin yüksek olması.
  • Zengin bir mutfak kültürüne sahip olmak.
  • Zor bir coğrafyada yaşıyor olmak.
  • Lazların kültürlerini günümüze kadar aynen taşımaları.
  • Yüksek yaratıcılık özelliğine sahip olunması.
  • Bireylerarası ilişkilerin güçlü olması.
  • Lazlar tarafından yapılan ve üretilen değerlerin kayıt altına alınıyor olması.
  • Yaşayan tarih mirasına sahip olmak.
  • Özgürlüğe düşkünlük.
  • Üstün el becerileri.
  • Ruh zenginliği ve şiirsel bir yapının var oluşu.
  • Kendi mutfak kültürlerine sahip olmaları.
  • Mistik yönlerinin güçlü oluşu.

Laz Toplumu'nun Geliştirilmeye Açık Yönleri

  • Dilin asimilasyona uğraması.
  • Laz kime denir bilinmiyor oluşu.
  • Lazcanın bir dil olduğunun bilinmiyor oluşu.
  • Dil ve kültür üzerine genel sorunların varlığı.
  • Lazlar arasında da sorunların var olması.
  • Lazcanın eğitim dili olmayışı.
  • Lazcanın hayat bulduğu çevrenin değişiyor olması.
  • Laz dilinde genel bir erozyonun söz konusu olması.
  • Kültürü aktaracak kaynakların yetersizliği.
  • Toplumun diğer kesimlerinden tepki alma kaygısının varlığı.
  • Laz alfabesinin çağdaş eğitim için yetersiz olması.
  • Bazı Lazlar arasında Lazcayı küçümseyici tavırların gözlenmesi.
  • Hükümetlerin/devletin halkların kimliğine karşı duyarsızlığı.
  • Bazı kesimler tarafından Lazların kültürel taleplerinin "ayrılıkçı" olarak algılanması.
  • Bazı Lazların kendi kültürleri konusunda bilinçsiz olmaları.
  • Doğu Karadeniz'de köylerden kentlere yoğun göçün varlığı.
  • Laz ve Lazca tanımının netleşmemiş olması.
  • Lazca konuşan yöre halkının dilin kaybolmasına karşı kayıtsızlığı.
  • Kültür varlıklarının korunmayışı.
  • Yeni neslin "Lazca ne işimize yarar" şeklindeki tutumları.
  • Kültürü oluşturan coğrafi varlıkların değişmesi.
  • Lazca yayın yapan TV kanallarının bulunmaması.
  • Laz kültürüyle ilgili çalışmalarda devlet desteğinin olmaması.
  • Kültür tarihi ve arkeoloji çalışmalarının yokluğu.
  • Türkiye'de bazılarınca kültürel ve etnik farklılıkların bir kazanç olduğunun bilinmemesi.
  • Lazlar arasında birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın az olması.
  • Etnolojik bilgi eksikliğinin olması.
  • Tarihi bilgi eksikliğinin olması.
  • Bir Laz müzesinin bulunmaması.
  • Kültür hareketinin sadece entelektüel düzeyde kalması.
  • Kültürel hareketlerin sadece "sol cenahtaki" kesim tarafından yürütülüyor olduğu algısının olması.
  • Köylerde yaşayan Lazların, şehirde yaşayan Lazlar kadar Lazcaya önem vermiyor olmaları.
  • Lazona'daki ekonominin giderek kötüleşmesi.
  • Derneklerde kültür dışında etkinliklerin yapılıyor olması.
  • Lazona'da dilin yok oluşunun farkında olunmaması.
  • Diğer kültürlerle iletişim eksikliğinin olması.
  • Bazı Lazlar tarafından "Megrel" aynılığının bilinmemesi.
  • Lazların Kafkas halkı olduğunun genelde bilinmiyor olması.
  • Örf, adet ve geleneklerin unutulması.
  • Irkçı övünmelerin halklar arasında çekişmeye neden olması.
  • Laz toplumu tarihinin Türkiye'de resmi kayıtlarda ve haritada olmayışı.
  • Lazların bireysel olarak dil ve kültürü yaşatmaya yeterli çaba göstermemeleri.
  • Orijinal sanat eserlerinin Lazların kendileri tarafından dahi bilinmemesi.
  • Tarih bilinci eksikliği.
  • Kimlik sorununun olması.
  • Lazcanın giderek yok oluyor olması.
  • Şehirde ve köyde yaşayan Lazların önceliklerinin farklı olması.
  • Hegemonyanın Lazcayı kapitalist pazar aracı olarak görmemesi.
  • Toplam Laz nüfusunun bilinmemesi.
  • Kültürel faaliyetler için kaynakların yetersizliği.
  • Anadil ve resmi dil arasında ikilemde kalınması.
  • Türkiye'de konuşulan 87 dilin, aslında 87 çiçek olduğunun bilinmemesi.
  • Yerel yönetimlerin kültürel faaliyetlerinin yetersiz olması.
  • Lazca yer isimlerinin değiştirilmesi.
  • Doğan çocuklara Lazcadan önce Türkçe öğretilmesi.
  • Farklı kökenlerden evlenmelerin olması.
  • Kültürel değerler içeren kişisel arşivlerin paylaşılmaması.
  • Türkiye'de toplumsal alanda öne çıkmış olan Lazların bu kimliklerini geri plana atmaları.
  • Laz olmayan kişilerin kendilerini Laz olarak tanıtmaları.
  • Laz kültür hareketlerinin yörede değil şehirlerde başlaması.
  • Yöredeki HES'lerin olumsuz etkileri.
  • Dilin gelişmesi konusunda kurumsal bir yapının olmaması.
  • Örgütlenme probleminin olması.
  • Yörede STK şubelerinin olmaması.
  • İlçeler arasında şive farklılıklarının olması.
  • Her Laz'ın kendi yöresinin şivesinin "en doğru şive olduğu" görüşüne sahip olması.
  • Ekonomik şartların Laz kültürünün önüne geçmesi.
  • Laz entelektüellerinin kendi aralarındaki çatışmalar.
  • Lazların iyi beslenme kurallarına uymamaları.
  • Etnik temelli sanatsal faaliyetlerin olmaması.
  • Örgütlerde, kişisel egolardan kaynaklanan sorunlar.
  • Dil kurultayının olmayışı.
  • Genetik mirasın birlikte çalışmaya elverişli olmaması.
  • Yerel yönetimlerin kültürel faaliyetlere önem vermemesi.
  • Laz toplumunun kendi kanaat önderlerini tanımamaları.
  • Laz mimarisinin yok oluyor olması.
  • Laz folklorunun bilimsel olarak yapılmaması.
  • "Önce ben" anlayışının olmaması.
  • Horonun unutulması ve günah sayılması.
  • Laz sahillerinin turizme kapalı olması.

Laz Toplumu'nun Önündeki Fırsatlar

  • Karşılıklı görüş alışverişi sağlayan toplantıların yapılmaya başlanması.
  • Vakıf ve derneklerin var olmaları.
  • STK'ların birlikte çalışmaya istekli olmaları.
  • Eğitsel faaliyetlerin son yıllarda artması.
  • Sosyal medyanın yarattığı yeni imkânların varlığı.
  • Gündemde olan yeni anayasa tartışmalarının varlığı.
  • Genç kuşağın Laz Kültürü'ne olan yakın ilgisi.
  • Lazlar arasında eğitim düzeyinin yüksek olması.
  • Öz kaynaklarla bir dil enstitüsünün kurulabiliyor olması.
  • Laz Müziği'nin popülaritesinin artması.
  • Laz sanatçılarının yetişiyor olması.
  • Farklı kültürlerle iletişimin artması.
  • Doğa ve kültür turizminin artması.
  • Lazca yayınların artması.
  • Görsel ve yazılı medyanın henüz bu konuya el atmaması.
  • HES protestolarının yarattığı olumlu hava.
  • Nispi demokratik bir ortamın var olmaya başlaması.
  • Laz hareketinin deneyim kazanması.
  • Anadili etkinliklerinin ülke çapında artması.
  • Türkiye'de kimlik tartışmasının daha çok konuşuluyor olması.
  • Bölgede yaşanan kanser vakalarının topluluk bilinci kazandırmadaki olumlu etkisi.
  • AB'ye girmek için yapılan reform çalışmalarının varlığı.
  • Küresel ısınmanın su kaynaklarının değerini artırması.
  • Lazlar arasında koçluk, önderlik yapacak kişilerin varlığı.
  • Laz kültürüne yönelik farkındalığın artması.
  • Türkiye'deki diğer halklara ilişkin yaşanan sorunlara ilişkin gelişmelerin yaşanması.
  • Yerel yönetimlerin giderek güçlenmeleri.

Laz Toplumunun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler

  • Devletin toleranslı tavrından vazgeçmesi.
  • Ümmet bilincinin ve Türk şovenliğinin artması.
  • AB üyelik sürecinin durması.
  • Demokratik açılım fikrinin bir illüzyon olması.
  • Basın özgürlüğünün eksik uygulanması.
  • Değişik kültürlere yönelik faşizan tavırların varlığı.
  • Etnik, dini ve kültürel farklılıkların bazı çevreler tarafından tehdit olarak algılanması.
  • Diğer halklara ilişkin sorunlarda yaşanan olumsuz gelişmelerin varlığı, artması.
  • İç kavga ve iç çekişmelerin yaşanma olasılığının yüksek olması.
  • Aşırı milliyetçilerin hemen örgütlenmesi.
  • Bazı kesimler tarafından çeşitli halkların kültürel çalışmalarının bölücülük gözüyle görülmesi.
  • Emperyal güçlerin Doğu Karadeniz'e yakın ülkelerle yakınlaşmaları.
  • Lazona'da yaşayanların çay tarımına mahkûm olmaları.
  • Finans kaynaklarına ulaşmanın güçlüğü.
  • Laz toplumunun giderek yoksullaşması.
  • Sinmek ve vazgeçmek ihtimalleri.
  • Devletin yapısının reformlara uygun olmaması.
  • Yöresel STK'ların olumsuz tutumları.
  • Mevcut eğitim sisteminin yapısı.
  • "Kendi kendimiz" durumu, yani Laz'ın önündeki Laz engeli.
  • Lazların otoriteyle uzlaşma eğilimi.
  • Lazların birçoğunun geçim derdine düşmüş olmaları.
  • Türkiye'deki diğer halklar tarafından yanlış anlaşılmak.
  • Hareketin bireylere bağlı kalması, kurumsallaşamamak.
  • Lazca konuşan kişi sayısının azalması.
  • Yapılacak girişimlerin devlet tarafından yanlış anlaşılması.
  • Küresel ısınma nedeniyle bölgeden yerel halkın göçmesi.
  • Küresel ısınma nedeniyle bölgenin göç alması.
  • Yanlış turizm faaliyetlerinin bölgedeki yaşam biçimini bozması.
  • Dış kaynaklı fonların kullanılmasıyla ilgili yanlış algının varlığı.
  • Kültürün yaşamsal nedenlerinin ortadan kalkması.
  • STK önderlerinin görevlerini yapmamaları.
Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

A) Laz Kimliğinin Algılanması ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Katılımcılar, çalışmanın birinci gününde gerçekleştirilen "Laz Toplumunun Geliştirilmeye Açık Yönleri" ve "Laz Toplumunun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler" çalışmalarından yola çıkarak, Laz toplumunun karşı karşıya olduğu ana sorun alanlarını şöyle belirlemiştir: A. Laz Kimliğinin Algılanması ile İlgili Sorunlar, B. Laz Folkloru, Etnolojisi ve Sanatı ile İlgili Sorunlar, Ç. Sosyoekonomik Yapıdan Kaynaklı Sorunlar, D. Laz Dili ve Edebiyatı ile İlgili Sorunlar, E. Lazlar Arasındaki İletişim ve Örgütlenme ile İlgili Sorunlar, F. Laz Kimliğinin Kamusal ve Siyasal Alanda Tanınması ile İlgili Sorunlar, G. Laz Tarihi Araştırmaları ile İlgili Sorunlar. Ana sorun alanlarının belirlenmesinin ardından katılımcılar, her bir ana sorun alanını tartışmak ve çözüm önerileri üretmek üzere komisyonlara ayrılmış; alt sorunlar belirlenip numaralandırılmış ve her birine bir ya da birden fazla çözüm önerisi getirilmiştir.

Sorun A1. Etnik yapının bilinmiyor olması. "Laz kimdir" sorusunun cevabının net olmaması. Çözüm Önerisi: A1.1 Laz tarihi, kimliği ve kültürünün özelliklerini doğru bir şekilde araştırıp ortaya çıkaran bilimsel çalışmaların yapılması (kısa ve orta vadede). A1.2 Laz kimliğinin tanınması için sosyal medya, yazılı ve görsel basının daha etkin kullanılması; medyada anadilinde yayın yapılması (kısa vadede). A1.3 Eğitim sisteminde diğer etnik yapılarla beraber Laz kimliğinin (tarihi, coğrafyası, sosyoekonomik yapısı, etnografyası) anlatılması, belirtilmesi ve öğretilmesi (orta-uzun vadede).

Sorun A2. Lazların Kafkas kökenli olduğunun bilinmemesi. Tüm Karadeniz Bölgesi'nin Laz olarak adlandırılması. Yer yer Lazların, Gürcü ya da Rumlarla aynı etnik yapıda olduğunun düşünülmesi. Çözüm Önerisi: A2.1 Bu konunun yazılı-görsel ve sosyal medyada doğru şekliyle yer alması (kısa vadede). A2.2 Laz kimliği ile ilgili belgesellerin hazırlanması ve yayınlanması; sinema ve TV filmlerinin yapılması; Laz kimliğini anlatabilecek yetkin kişilerden istenildiğinde destek alınması, onların danışmanlıklarına başvurulması (kısa-orta vadede).

Sorun A3. Lazların yaşadığı bölgelerin, coğrafyasının ve nüfusunun bilinmemesi. Çözüm Önerisi: Eğitim sistemi içerisinde Lazların hangi coğrafyada yaşadığının anlatılması ve öğretilmesi. Özellikle, ilköğretimde sosyal bilimler derslerinde, orta ve lise öğretiminde tarih ve coğrafya derslerinde bu konuya yer verilmesi. Bu bilgiler için en başta belirtilen konularda ortaya çıkan kurum ve kaynaklardan faydalanılması (enstitü kurulması, dil, tarih, edebiyat araştırmalarının yapılması, çeşitli yazılı kaynakların ortaya çıkarılması vb. çalışmaların yapılması) (orta-uzun vadede).

Sorun A4. Lazcanın bir dil olduğunun bilinmemesi. Çözüm Önerisi: A4.1 Eğitim sisteminde Lazcanın Türkiye'de konuşulan bir dil olduğunun, Laz kimliğinin bir parçası olduğunun anlatılması ve öğretilmesi (orta ve uzun vadede). A4.2 Laz dilinde yapılan basılı ve görsel yayınların tüm medyada kullanımının artması; bunun STK'lar, yerel yönetimler, bölgesel kurum ve kuruluşlar vb. tarafından desteklenmesi (kısa vadede).

Sorun A5. Dernek ve sivil toplum kuruluşlarının Laz kimliğini yeteri kadar tanıtmıyor olmaları. Çözüm Önerisi: A5.1 Derneklerin ortak bir şekilde hareket etmesi ve birlikteliğinin sağlanması. Laz kimliği ve kültürünün tanıtılması amacıyla ortak menfaatlerde buluşulması. Laz kimliği, kültürü ve dilini yaşatacak uygulamaların desteklenmesi. Hem Lazların kendi içinde hem de diğer halklara tanıtımının sağlanması (kısa vadede).

Sorun A6. Lazlar arasında Türk milliyetçiliğinin artması. Laz kültürüne olan inkâr ve tepki. Bazı Lazların Laz kimliğini alt kimlik olarak görmesi; kimlik kargaşası ve tepki alma kaygısına sahip olması. Çözüm Önerisi: A6.1 Laz kimliğinin özelliklerinin eğitim sisteminde daha önceki sorunların çözümlerinde de belirtilen şekillerde var olmasının, Lazların kendi arasında kimlik kargaşası ve kaybı gibi sorunları zamanla engellemesi (orta ve uzun vadede). A6.2 Lazların herhangi bir kaygı taşımadan kimliğini belirtmesi için çeşitli Laz STK'larının hem Lazona'da hem de göç edilen şehirlerde dayanışma içinde çalışması, Laz kimliğinin Lazlar arasında da doğru bir şekilde tanıtılması için çeşitli çalışmalar yapması. Laz kimliğini kabul etmenin herhangi bir ayrımcılık ve ırkçılık olmadığının da bu kapsamda belirtilmesi (kısa vadede).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Kendini Laz olmadığı hâlde Laz sayanlar ve toplumca Laz olarak adlandırılanlar başka, gerçekten Laz olanlar başkadır. Kendini Laz kabul eden edebilir fakat Lazlar ayrı telakki edilmelidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

B) Laz Folkloru, Etnolojisi ve Sanatı ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun B1. Geleneksel kumaş dokuması, geleneksel folklorik giyim kuşamın yok oluşu. Çözüm Önerisi: B1.1 Bu alanda gerekli etnolojik çalışma ve araştırmaların yapılıp orijinal Laz folklorik kostümlerinin belirlenmesi (uzun vadede). B1.2 Konuyla ilgili bir kitap çalışması yapılması; dergi ve çeşitli yayınlarda konuya özel yer verilmesi, sosyal medya imkânlarının kullanılması (uzun vadede). B1.3 Sanatçıların, konser veya TV performanslarında yöresel dokumalar kullanılarak hazırlanmış özel tasarımlardan yararlanmaları, böylelikle sanatçıların model olması suretiyle bu kostümlerin kullanımının teşvik edilmesi (orta vadede).

Sorun B2. Folklorik enstrümanların ve kökenlerinin yeterince bilinmemesi. Çözüm Önerisi: B2.1 Bu alanda gerekli etnolojik çalışma ve araştırmaların yapılıp orijinal Laz folklorik enstrümanlarının belirlenmesi (uzun vadede). B2.2 Konuyla ilgili makale, kitap vb. yayınların basılması (uzun vadede).

Sorun B3. Folklor oyunlarının yeni nesillere gereği gibi aktarılamaması. Çözüm Önerisi: B3.1 Her Laz bireyin, çocuklarına geleneksel oyunları öğretmeye çalışması (kısa vadede). B3.2 Dernek ve vakıfların geleneksel Laz halk danslarına yönelik kurs açması, bir ekip kurması ve ekibi ulusal ve uluslararası yarışmalara hazırlaması (uzun vadede).

Sorun B4. Öykü anlatma, imecelerde atışmalar, toplu eğlence geleneklerinin yok olması, düğün geleneklerinin tamamen değişip düğün salonlarında yapılmaya başlanmasıyla kültürün yozlaştırılması. Çözüm Önerisi: B4.1 Bazı değişiklikler ne yazık ki geriye döndürülmesi imkânsız değişikliklerdir. Ancak bu gelenekler, örneğin dernek ve vakıflar tarafından organize edilecek anma geceleri biçimindeki etkinliklerle nostaljik olarak yaşatılabilir (uzun vadede).

Sorun B5. Bölge halkının kendi etnolojik yapısı hakkında bilgi sahibi olmaması. Çözüm Önerisi: B5.1 Eğitim programları, seminerler, atölye çalışmaları, festivaller gibi etkinliklerle farkındalık yaratmak, kendi kimliklerinden gurur duymalarını sağlamak (orta vadede). B5.2 Bu alanda kaliteli yayınlar üretmek (kitap, dergi, radyo-TV programları) (uzun vadede).

Sorun B6. Mevcut etnolojik değerlerin kayıt altına alınamaması veya TV nedeniyle pop ve arabesk kültüre teslim olarak deforme olmuş gençlik tarafından kabul edilmemesi. Çözüm Önerisi: B6.1 Bu alanda yapılan veya yapılacak çalışmaları desteklemek, finansal kaynak sağlamak (orta vadede). B6.2 Eğitim seminerleri, atölyeler, gençlik kampları vasıtasıyla bilinç oluşturmak (uzun vadede).

Sorun B7. Saha kayıtlarının, sözlü tarih çalışmalarının yetersizliği. Çözüm Önerisi: B7.1 Bu alanda yapılan çalışmaları desteklemek (kısa vadede).

Sorun B8. Lazca, müziğin farklı türlerinde yeterince kullanılmıyor. Çözüm Önerisi: B8.1 Genç müzisyenlerin teşvik edilmesi, tanıtımları için destek olunması (kısa vadede). B8.2 Yeni projeler için kaynak bulunmasına yardımcı olunması (orta vadede). B8.3 Yalnızca Doğu Karadeniz'i değil, dünyayı hedefleyen kaliteli projeler üretilmesinin teşvik edilmesi (uzun vadede). B8.4 Geleneksel müzik alanında daha çok sanatçı tarafından çalışma yapılması, bu alanda çalışma yapacak müzisyenlerin desteklenmesi (orta vadede).

Sorun B9. Kırsal kesimlerde giderek artan muhafazakârlık nedeniyle müzik icra etmenin doğal yaşam biçiminden çıkması. Çözüm Önerisi: B9.1 Kimlik sorunu aşıldığında belki bu sorun da aşılabilir (uzun vadede).

Sorun B10. Lazca tiyatronun hemen hiç yapılmaması. Çözüm Önerisi: B10.1 Laz dilinde tiyatro eserlerinin yazılmasının teşvik edilmesi (uzun vadede). B10.2 Mevcut tiyatro eserlerinden Lazca çeviri seçkisi hazırlanabilir. İlk tiyatro eserlerinden birinin (Medea) bir Laz kadın kahraman olduğu hemen hiçbir Laz tarafından bilinmiyor; özellikle bu eser basılabilir (uzun vadede).

Sorun B11. Var olan Laz sanatçıların tanınmaması ve yeterli bir şekilde desteklenmemesi. Çözüm Önerisi: B11.1 Bu alanda araştırma çalışması yapılıp Laz sanatçılar belirlenmeli; sanatçılarla röportajlar yapılıp biyografileri yayınlanabilir; eserlerinin tanıtımı için özel etkinlikler (sergiler, imza günleri, lansman partileri vb.) düzenlenebilir (uzun vadede).

Sorun B12. Geleneksel yapı sanatı ve zanaatı yeni nesil tarafından devir alınmamıştır; geleneksel ahşap ve göz dolma evleri yıkılıp yerine projesiz, estetikten yoksun, bölge iklimine ve coğrafyasına uyumsuz ve sağlıksız çirkin betonarme yapılar inşa edilmekte. Çözüm Önerisi: B12.1 Laz Kültür Derneği, Doğu Karadeniz geleneksel yaşam biçimi, mimarisi vb. konuları kapsayan bir televizyon programı önerebilir (uzun vadede). B12.2 LKD yerel belediyelerle temasa geçebilir; bölgenin özelliklerine uygun tip projeler üretilmesi için ön ayak olunabilir (uzun vadede). B12.3 Geleneksel Laz evinde çekilen filmlerin teşvik edilmesi (Semih Kaplanoğlu'nun Bal filmi gibi) (uzun vadede). B12.4 Bölgede hâlâ yaşayan veya geleneksel yaşam biçimini öne çıkaran doğru örneklerin öne çıkarılması, örnek gösterilmesi (orta vadede).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Laz folklorunda Laz kültürünü yansıtan oyunlar kayboluyor. Giyim kuşam özelliklerinin korunması gerekir; geleneksel giyim tarzları araştırılıp ortaya çıkarılabilir. Kurultay, komite kurularak araştırmalar başlatılabilir; böylece daha profesyonel etkinlikler yapılabilir. Sözlü tarih geleneği çok az; yüz yıl önce Lazların nasıl giyindiklerini gösteren kaynaklar yeterli değil.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Ç) Sosyoekonomik Yapıdan Kaynaklı Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun Ç1. Uygulanan tarımsal politikaların yanlışlığı. Çözüm Önerisi: Ç1.1 1940'lardan sonra uygulanan özendirici çay üretim politikaları bölgeyi tek ürüne dayalı üretime yöneltmiş, bölgede yetişen diğer ürünlerin ortadan kalkmasına neden olmuştur. A- Tarımsal olarak türlü zenginliklere açık olan bölge, doğru tarım politikalarıyla desteklenmeli ve daha yaşanabilir kaynaklar yaratılmalıdır. B- Çayda özelleştirme adı altında yapılan uygulamalara son verilmeli, üreticinin doğrudan söz sahibi olduğu çay politikası uygulanmalıdır. Ç- Çay fabrikaları erkeklerin tarladaki görevini kadına yüklemiş, kadın daha çok ezilmiştir. Kısa vade: tarımsal dönüşüm politikasına girişim. Orta vade: altyapı çalışmaları için kaynaklar, üretim ve eğitim. Uzun vade: sonuca yönelik ürün.

Sorun Ç2. Üretime dönük sanayinin yetersizliği. Çözüm Önerisi: Ç2.1 Bölgede sadece çay tarımına dayalı sanayi, diğer sanayi kuruluşlarının var olmasını engellemiştir. Sürdürülebilir tarım ürünleri ve hayvancılık üzerine yapılandırılacak sanayi ile geliştirilmelidir; eko-turizm faaliyetleri yapılabilir. A- Balıkçılık, arıcılık, meyve suyu, hayvancılık, bahçe tarımı, reçel, narenciye, mısır, ceviz, kestane ve fındık üretiminin özendirilmesi. Kısa vade: uygulama için teşvik ve girişim. Orta vade: üretim ve eğitim. Uzun vade: sonuca yönelik ürün.

Sorun Ç3. Nüfus artışı ve kaynakların yetersizliği. Çözüm Önerisi: Ç3.1 Nüfus artışı ve mülkiyet ilişkilerindeki değişmeler gelir dağılımını bozmuş, kitlesel göçlere neden olmuştur. A- Eğitim kurumlarının yapılandırılması. B- Var olan arazilerden maksimum ürün sağlamaya çalışmak. Ç- Coğrafi olarak uygun olan bölgede üzüm bağlarının özendirilmesi. Orta vade: 1 yıl.

Sorun Ç4. Bölgedeki yoksullaşmanın giderek artması. Çözüm Önerisi: Ç4.1 Hayat pahalılığı karşısında üretilen ürünlerin satış fiyatının endekse uygun olmaması nedeniyle bölge halkı yoksullaşmaktadır. Eğitim kurumlarının yetersizliğinden kaynaklı büyük şehirlerde ikamet etmek zorunda bırakılan gençler için ayrılan bütçeler kabarmaktadır. Mevsimlik işçi politikaları nedeniyle yılın yarısını oturarak geçiren nüfus çoğalmıştır. A- Yerel ve genel politikaların bölgeye uygun hale getirilmesi. B- Yasalara dayalı bir yaptırımın hayata geçirilmesi. Ç- İhtiyaç fazlası yerlere çalışma izni verilmemesi; ihtiyaca yönelik alanların tespiti.

Sorun Ç5. Bölgedeki göç sorunu. Çözüm Önerisi: Ç5.1 Eğitim kurumlarının bölgenin sosyal yapısına yeterli düzeyde yapılandırılması, lisans ve yüksek lisans eğitimi veren kurumların yörede açılması. Ç5.2 İstihdam alanlarının açılması. Ç5.3 Bölgedeki sağlık ünitelerinin geliştirilmesi.

Sorun Ç6. Kültürel miras alanlarının ve yaşam alanlarının revize edilmesi. Çözüm Önerisi: Ç6.1 Eski yapıların onarımı, ibadet yerlerinin açığa çıkarılması, arkeolojik kazı ve bulgular için çalışmaların yapılması, eski yapı evlerin onarımı ve yöre yapısına uygun eski tip yeni yapıların yapılması. A- Özendirme ve teşvik için bütçe ayrılması. B- Kültürel çalışmaların korunabileceği bir müze anlayışının hayata geçirilmesi (orta vadede).

Sorun Ç7. Su politikaları ve HES'ler. Çözüm Önerisi: Ç7.1 Bölgede yapılmak istenen hidroelektrik santralleri, geri dönüşümü mümkün olmayan yıkımlara neden olacaktır. HES projeleri adı altında 49 yıllığına satılan sular kilometrelerce tünellerle başka vadilere aktarılacak, su akmayan vadilerde onarılamaz fiziksel ve toplumsal değişimler olacaktır. Doğu Karadeniz'de yaşamın ekonomik ve kültürel altyapısı "su" ve "yeşil"dir; suyun tünele alınması onu fiziksel ve kimyasal değişimlere uğratır, vadi boyunca hayat verdiği canlıların yok olmasına neden olur. Susuz kalmış vadiler ile milyonlarca yılda oluşmuş ekolojik denge altüst olur. Karadeniz'de Lazlar, Hemşinliler, Türkler, Gürcüler ve diğer halklar için bu durumun anlamı "hayat"ın yok olmasıdır. Bu nedenle, yapılmak istenen HES projelerinin hemen durdurulması yaşamsal zorunluluktur.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Coğrafyanın özellikleri kaybedilirse kültürümüz büyük oranda zarar görür. Ekoloji konusu da sonuç bildirgesine eklenmelidir. Ekolojik dengenin sağlanması için hedef kitlenin anlayacağı dille benimsetmeler yapılmalıdır; örneğin mizah bu amaç için kullanılabilir. Bölgedeki bitki türlerinin adları kayıt altına alınmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

D) Laz Dili ve Edebiyatı ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun D1. Laz dilinin tanınma sorunu. Çözüm Önerisi: D1.1 Hangi dil aile grubunda olduğunun, hangi dillerle yakın akraba olduğunun belirtilmesi gerekir.

Sorun D2. Farklı Lazca alfabelerin olması. Çözüm Önerisi: D2.1 Şu an kullanılmakta olan birkaç alfabe çeşidi bulunmaktadır. Bu alfabeler üzerinde çalışma yapılıp Lazcada tek bir alfabe kullanımının sağlanması gerekir.

Sorun D3. Standart bir yazım dilinin olmaması. Çözüm Önerisi: D3.1 Kısa vadede oluşturulacak bir dil kurulunun, bütün Lazca diyalektleri kapsayacak standart bir yazım dilini geliştirme çalışması yapacak bir ekibin oluşturulması gereklidir; bu kurul Laz dilini kullanmada uzmanlaşmış kişilerle birlikte dil bilimci ve edebiyat eğitimi almış kişilerden oluşturulmalıdır. D3.2 Orta vadede, bölgedeki anaokullarından başlamak üzere ilk ve orta dereceli okullarda Lazcanın zorunlu veya seçmeli ders kapsamına alınması için çalışılmalıdır. D3.3 Uzun vadede, anadilinde eğitimin sağlanması için devletin bir anadili politikası belirlemesi ve yükseköğrenim kurumlarında kurulacak Laz dili kürsülerinde akademisyen yetiştirilmesi gereklidir.

Sorun D4. Lazcanın Laz halkı tarafından anadili olarak benimsenmemesi nedeniyle Lazcaya gereken önemin verilmemesi. Çözüm Önerisi: D4.1 Anadilinin önemini belirtecek şekilde bir dil bilincinin geliştirilip insanları bu konuda bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gereklidir.

Sorun D5. Lazcada zamanla kaybolan kelimeler için Lazca ile ortak bir dil olan Megrelceden yeterince yararlanılmaması. Çözüm Önerisi: D5.1 Megrel dil bilimcilerinden faydalanıp Lazcanın Megrelce ile beraberce ele alınarak ilişkilendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Sorun D6. Laz edebiyatının gelişememesi, günümüze aktarılamama sorunu. Lazca yazılı bir dil olmadığı için doğal olarak da yazılı bir Laz edebiyatı yoktur; buna karşılık, köklü bir sözlü edebiyat geleneği gözlenmektedir. Çözüm Önerisi: D6.1 Lazcanın sözlü edebiyat geleneğini oluşturan şiir, destan, ağıt, mani, atma, türkü, masal, atasözü, deyim ve ninni gibi değerlerin araştırılıp derlenerek kayıt altına alınması gerekmektedir. Buna bağlı olarak, Laz dili ve edebiyatı ile ilgili eserlerin yayınlanıp kaynak oluşturulması gereklidir.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Dil meselesi en önemli meselemizdir; bireysel ısrar olmalıdır, aileler Lazca konuşmalı, anadilinde eğitim olmalıdır. Laz diyalektleri arasında anlaşma zordur; Lazlar Gürcü alfabesine yabancıdır, ilişkiler artırılmalıdır. Edebi eserlerde halka yönelik çalışılmalı, halka inip anlatılıp halk etkilenmelidir; bu iş için çeşitli komisyonlar oluşturulmalıdır. Üniversitelerde kürsü kurulması öncelikli mesele olmalıdır, çünkü gelecek nesilleri bu üniversitelerde yetişenler yetiştirecektir. "Anadilinin öğretilmesi mi, anadilinde eğitim mi" sorunu netleştirilmelidir; anadili öğretimi öncelikle yapılmalıdır, anadilinde eğitim daha farklı bir konudur. Laz derneklerinde Lazca öğretilmelidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

E) Lazlar Arasındaki İletişim ve Örgütlenme ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun E1. Kültürel iletişimin sağlanması ile teknolojinin avantaj ve dezavantajları. Çözüm Önerisi: E1.1 Kültür, bir toplumda geçerli olan ve gelenek hâlinde devam eden, her türlü duygu, düşünce, dil, sanat, yaşayış unsurlarının tümü olarak tarif edilir. Toplumlar, yarattıkları kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmak için iletişim yöntemlerini kullanmalı; örgütlenmeler kültür mirasının geleceğe taşınması için yoğun ve yaygın çalışmalar yapmalıdır. E1.2 Endüstrileşmeyle birlikte bireyselleşmenin artması, kültürel öğelerin geleceğe aktarılması için STK'lara sorumluluk getirmiştir. Gelişen kitle iletişim araçları kültürel aktarımda toplumsal iletişimin yerini almaktadır; sosyal medya en önemli etkendir (kısa vadede).

Sorun E2. Laz örgütlenmelerinde bireylerin yüksek ego problemi ve Lazlar arasındaki "Laz kültürünün gereksizliği duygusu" sorunlarının varlığı. Çözüm Önerisi: E2.1 Örgütler içinde "bencil" değil "birlikte-biz" olarak çalışma ve davranış biçiminin yaygınlaştırılması, sorunun ortadan kalkması için psikolojik danışmanlık panellerinin düzenlenmesi gereklidir. Özgüvenin sağlanması ve Lazca konuşmanın ayıp sayılmasının asimilasyon dayatması olduğu konusunda panellerin ve eğitici çalışmaların yapılması, görsel yayın organları aracılığıyla halka ulaşılması. E2.2 STK üyelerinin yönetim kadrolarına girerek daha çok sorumluluk almaları, liderlik mücadelesinin demokratik yollardan gerçekleştirilmesi teşvik edilmelidir (kısa vadede).

Sorun E3. Kişisel arşivlerin ve Laz kültürüne ait bilgi, belge ve dokümanların paylaşılmaması, Laz kültürünün geleceğe aktarımını engellemektedir. Çözüm Önerisi: E3.1 Dili ve kültürü için çalışan insanların ulaştıkları bilgi, belge ve dokümanların paylaşılması (kısa vadede). E3.2 Anadil günü etkinliği gibi çalışmalar artırılmalı ve video kayıtları sosyal medyada paylaşılmalıdır.

Sorun E4. Laz dili ve kültürüyle ilgili çalışan STK'ların Lazların yaşadığı bölgelerde olmayışı ve yöresel derneklerin Laz kültür hareketine zararları. Çözüm Önerisi: E4.1 Lazların yaşadığı bölgelerde STK'ların şubeleri veya temsilcilikleri açılmalıdır. E4.2 Kentlerdeki yöresel derneklerde Laz dili ve kültürüne katkı sağlayacak kolektif çalışmaların (Lazca kursları, folklor çalışmaları, Lazca tiyatro vb.) teşvik edilmesi. E4.3 Bir Laz kültür merkezinin kurulması ve özellikle çocukların ve gençlerin faaliyetlerinin sağlanması (orta vadede).

Sorun E5. Finansman problemi. Çözüm Önerisi: E5.1 Derneklerde üye sayısının ve aidat gelirinin artırılması. E5.2 Kültür ve dil çalışmalarının ilgili devlet kurumları tarafından açılan kaynaklardan yararlanması; "yabancı sermaye, AB fonları kötüdür" algısının düzeltilmesi; Laz kökenli şirketlerin STK'lara destek olmaları için bilgilendirilmesi; STK'ların fon yaratması gerekmektedir (kısa vadede).

Sorun E6. Yayın ve iletişim araçlarının eksikliği. Çözüm Önerisi: E6.1 Tüm Lazlara ulaşacak yayınların başlatılması. E6.2 Lazca gazete, dergi, radyo programları ve Lazca TV yayını yapılması; TV yayınında dil eğitiminin verilmesi; Laz tarihi ve kültürü içerikli eğitim programlarının yayınlanması; çocuklara yönelik Lazca çizgi filmlerin yapılması, tiyatro ve sinema eserlerinin Lazcaya çevrilmesi. E6.3 Sanal ortamda Lazca yazmayı kolaylaştıracak font ve Lazca klavye çalışması yapılmalıdır. E6.4 "OGNİ" dergisinin çıkan sayılarının ansiklopedi şeklinde yayınlanıp gençlere aktarılması; OGNİ sürecinde yazılan sorunların hâlâ konuşuluyor olması, hareketin kişisel sorunlar nedeniyle yol alamadığını göstermektedir (kısa vadede).

Sorun E7. Laz kültürel hareketinin diğer kültürel hareketlerle iletişiminin eksikliği. Çözüm Önerisi: E7.1 Farklı kültürlerin yaşatılması için çalışan STK'larla ortak projeler yapılmalıdır. E7.2 Gürcistan'da ve tüm dünyada yaşayan Lazlarla iletişimin artırılması için sanatsal, folklorik faaliyetler, festivaller ve bilgi paylaşımı artırılmalıdır (kısa vadede).

Sorun E8. Lazların kendi kültürüne güven duymaması, üreten kişilere saygınlık vermemesi ve kültürün geleceğe aktarılması ile ilgili iletişim sorunu. Çözüm Önerisi: E8.1 Lazcanın ve Laz kültürünün yok olmaması bireylerin iletişimine ve çabalarına bağlıdır; bireyler Lazca konuşmaya, okumaya ve yazmaya teşvik edilmelidir. E8.2 Lazların çocuklarına Lazca isimler koymaları ve ticari hayatlarında Lazca markalar kullanmaları yaygınlaştırılmalıdır. E8.3 Bölge insanının Lazcanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun farkına varmasını sağlayacak panellerin ve eğitim broşürlerinin hazırlanması. E8.4 Bu yayınlarda devlet desteği olduğunun belirtilmesi, ayrılıkçı faaliyet olmadığı güvenini sağlayacaktır. E8.5 Laz hareketinin başladığı 1990'lardan bu yana çalışmalar yapan Laz emekçilere saygılı davranılmayıp Laz olmayan araştırmacılara daha çok güvenilmesi sorununun giderilmesi (kısa vadede).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Dernek aidat gelirleri çok önemli bir yekûn oluşturmuyor; asıl kamu kaynakları konusunda talepkâr olunmalıdır. LÖSEV konu ile ilgili anayasa teklifi verdi, verginin kaldırılmasını istiyor.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

F) Laz Kimliğinin Kamusal ve Siyasal Alanda Tanınması ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun F1. Anayasa'da Laz kimliğinin tanınmaması. Çözüm Önerisi: F1.1 Türkiye'de yaşayan Lazlar-Megreller, Çerkesler, Gürcüler, Romanlar, Kürtler, Zazalar, Boşnaklar, Pomaklar, Araplar ve adı sayılamayan tüm diğer halkların kültürel varlığının Anayasa'da tanınması, yurttaşlık tanımının bu halkların kendi kültürel varlığını geliştirmesinin önünde engel olmayacak şekilde güvenceye alınması. Kamu hizmetlerinin sunumunda talep hâlinde Laz dilinin ve diğer otantik dillerin kullanılabilir hâle gelmesi; özellikle Lazların yoğun yaşadığı yerel yönetimlerde iki dilliliğin sağlanması (orta ve uzun vadede).

Sorun F2. Anadilinde eğitim sorunu. Çözüm Önerisi: F2.1 Yükseköğrenim kurumlarında Laz dili ve edebiyatı enstitülerinin kurulması ve talepler doğrultusunda Lazcanın ilköğretim, orta öğretim, lise ve yükseköğrenim kurumlarında öğretilmesi. Yerel yönetimler tarafından Lazca eğitim ve öğrenime ilişkin sivil toplum faaliyetlerinin desteklenmesi (orta ve uzun vadede).

Sorun F3. Otantik Lazca yer isimlerinin tanınmaması. Çözüm Önerisi: F3.1 Otantik Lazca yer isimlerinin iade edilmesiyle ilgili düzenlemenin yapılması ve uygulamaya konulması (orta ve uzun vadede).

Sorun F4. Anadilinde yayın sorunu. Çözüm Önerisi: F4.1 TRT'nin ilgili yayın kuşağında Lazca yayın yapması. Yerel yönetimler tarafından Lazca yayın yapan yerel medyanın desteklenmesi (orta ve uzun vadede).

Sorun F5. Ayrımcılık ve ırkçılık (ayrımcılıkla kamu politikalarındaki uygulamalar, ırkçılıkla Lazlar ve diğer halklara yönelik toplum içindeki ayrımcı, dışlayıcı, aşağılayıcı, küçümseyici tavır ve davranışlar kastedilmektedir). Çözüm Önerisi: F5.1 Ayrımcılığa ilişkin tüm kamu politikalarında ayrımcı tutumun terk edilmesine yönelik yasal ve idari tedbirlerin alınması. Irkçılığa yönelik nefret suçları yasasının çıkarılması (orta ve uzun vadede).

Sorun F6. Kültür varlıklarının korunmayışı, kültür tarihi ve arkeolojik çalışmaların ve Laz müzesinin yokluğu. Çözüm Önerisi: F6.1 Kültür Bakanlığı ve ilgili valilikler tarafından Laz kültür varlıklarının korunması, kültür tarihi ve arkeolojik çalışmaların yapılması ve Laz müzesinin kurulması (orta ve uzun vadede).

Sorun F7. Resmi kayıtlarda (nüfus sayımı, istatistiki kayıtlar vb.), ders kitaplarında vb. alanlarda Lazların tarih ve kültürlerinden söz edilmemesi. Çözüm Önerisi: F7.1 Resmi kayıtlarda ve ders kitaplarında Lazların tarih ve kültürlerinin tanınması ve bundan söz edilmesi (orta ve uzun vadede).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: TRT'de Lazca yayın talebinde ısrara devam edilmelidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

G) Laz Tarihi'nin Araştırılması ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun G1. Tarih bilincinin eksikliği. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: tarih bilincini geliştirmeye ve tarihsel kişilikleri tanıtmaya yönelik paneller düzenlenmesi. Orta vadede: tarih bilincini geliştiren yayınların yaygınlaştırılması, yöreye, yöre kütüphanelerine, yerel yönetimler ve yerel medya aracılığıyla yöre halkına ulaştırılması. Uzun vadede: tarih bilincini geliştirmeye ve yanlış tarih bilincinin ortadan kaldırılmasına yönelik uluslararası bir konferans düzenlenmesi.

Sorun G2. Resmi tarihin dayatmaları. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: literatürden resmi tarih tezlerinin tespiti. Orta vadede: Laz tarihi ile ilgili yayınların gerçekleştirilmesi ve resmi tarihe karşı doğru tezlerin ortaya konulması. Uzun vadede: derli toplu bir Laz tarihinin yazımının desteklenmesi.

Sorun G3. Arşivlere ulaşımın güçlüğü ve arşivlerin yetersizliği. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: mühimme, salname, şikâyet ve benzeri defterlerin incelenmesi; Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti arşivlerindeki Lazlarla ilgili belgelerin tespit edilerek ulaşılabilir hâle getirilmesi. Orta vadede: arşiv belgelerinin transkripsiyonlarının yapılması ve sistematik hâle getirilmesi. Uzun vadede: Türkiye dışındaki arşivlerin de imkân dâhilinde taranması.

Sorun G4. Laz tarihi alanında bilimsel ve kişisel çalışmaların azlığı. Çözüm Önerisi: Uzun vadede: Laz tarihi alanında çalışacak üniversite öğrencilerinin teşvik edilmesi.

Sorun G5. Arkeolojik çalışmaların azlığı. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: yörenin arkeolojik eserlerine sahip çıkılması noktasında ilgili makamlara doğrudan başvuru yapılması. Orta vadede: yerel yönetimlerin ilgili makamları harekete geçirmeye zorlanması. Uzun vadede: bir etnografya müzesinin oluşturulması için ilgili kurumlar nezdinde çalışma yapılması.

Sorun G6. Sözlü tarih geleneğinin zayıflığı. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: kaynak kişilerin tespiti. Orta vadede: kaynak kişilerden sözlü tarih derlemelerinin yapılması. Uzun vadede: sözlü tarih derlemelerinin belge ve kitap hâline getirilmesi.

Sorun G7. Megrellerle ortak tarihin sekteye uğraması. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: konferansın devam eden ayağında bir Megrel katılımcının konferansa dâhil edilmesi. Orta vadede: Megrelleri bizzat kendilerinden dinlemeye yönelik panellerin düzenlenmesi. Uzun vadede: ortak tarih komisyonunun kurulması.

Sorun G8. Diaspora — 93 göçü. Çözüm Önerisi: Kısa vadede: diaspora Lazlarının tespiti ve yöre Lazları ile buluşturulması, göç edilen tarihlerin tespiti ve göçün hatırlanması. Uzun vadede: 1827'den itibaren başlayan göçlerle ilgili kayıtların tespiti.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği
Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu

II. Ortak Akıl Arama Toplantısı Raporu — Sonuç Bildirisi

Saygın Kamuoyuna ve Örgütümüze,

14-15 Ocak 2012 tarihlerinde, Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz Projesi bünyesinde düzenlenen Ortak Akıl Arama Toplantısı sonucunda toplanan Yönetim Kurulu (GYK), aşağıdaki kararlarını (yedi madde) kamuoyu ve örgütümüzle paylaşmaktadır:

1. Sivil örgütlenmelerde yaşanan sorunlar ile ilgili olarak: Kısa vadede, örgütlerin ekonomik sorunlarının giderilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Orta vadede; projelendirme, üye katılımının artırılması, diğer STK'larla ilişkilerin geliştirilmesi ve işbirliklerinin devam ettirilmesi, gençler, kadınlar ve çocukların aktif katılımına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir. Uzun vadede ise uzman kadroların yetiştirilmesi adına eğitim ağırlıklı çalışmalar yapılması, kurumsallaşmanın güçlendirilerek kadroların devamlılığının sağlanması gerekmektedir.

2. Çerkeslerin siyasi arenada temsili ile ilgili olarak: a) Toplumumuzun diasporadaki yapılanması olan KAFFED'in girişimleri ile müracaatları ve sonuç alma adına takipçiliğini artırması, KAFFED ve DÇB'nin uluslararası koordinasyon kurullarını oluşturması ve bu kurulların çalıştırılması gerekmektedir. Evrensel değerler, görüşler temelinde oluşturulacak, içinde STK'larımızın ve birimlerimizin temsilcilerinin olacağı bir siyasi organ oluşturulmalıdır. b) Demokratik ve eşitlikçi bir yapıya sahip olan; farklı kimliklerin demokratik kazanımlarına, uğradıkları ayrımcılıkların önlenmesine, siyasal, ekonomik, kültürel eşitliklerinin sağlanmasına perspektifiyle bakan, bütün Çerkes yapılanmalarını içinde barındıran ve diğer demokratik güçlerle ortak mücadeleyi önüne koyan bir yapılanmaya acilen ihtiyaç bulunmaktadır. ç) Yerel ve ulusal düzeyde siyaset yaparken, farklı kimlik ve kültürleri reddederek ötekileştiren her türlü siyasi fikriyattan kaçınılmalıdır. Adayın Çerkes olup olmamasına bakılmaksızın, kimlik kültürel ve demokratik taleplerimizi temsil edebilecek görüşler desteklenmelidir.

3. Anavatan ile ilişkiler konusunda: Anavatanla iletişimin artırılmasına, sürekli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çalışmalar gerekmektedir. Özellikle dernek yöneticilerinin Kafkasya ile sürekli bağlantı içinde olması önemlidir; Yönetim Kurulu toplantıları, Kafkasya'daki gelişmeler konusunda herkesin bilgilendiği bir platforma dönüşmelidir. Anavatan'ın diasporada tanınmasına yönelik görsel iletişim olanaklarının zorlanması, farklılıklarımızla var olmanın ve ortak çıkarlarımız etrafında birleşmenin yollarının aranması gerekmektedir. Anavatana geri dönüş, yerleşim ve adaptasyona yönelik kapsamlı projeler geliştirilmelidir. KAFFED'in Anavatanda gerekli gördüğü yerde temsilcilikleri olmalıdır; anavatanla ilişkilerin artırılmasına yönelik gezi, aktivite ve organizasyonların yapılması gerekmektedir. Mesleki ve ticari işbirliklerinin geliştirilmesi ve ortak iş alanlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılması, küçük projelere de yer verilmesi gerekmektedir. Türkiye-Rusya ilişkilerinin geliştirilmesi, Abhazya'nın tanınmasına ve Abhazya'ya doğrudan ulaşım olanaklarının sağlanmasına yönelik lobi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Çocuklara anadilin öğretilmesi, dil öğrenmenin kolaylaştırılması için gerekli altyapının oluşturulması, uygun materyal ve yöntemler üzerine çalışmalar yapılması gereklidir. Khabze'nin temel özelliklerine zarar vermeden yeniden yorumlanması, ortak bir Khabze kültürünün altının çizilmesi, Khabze çerçevesinde alınan kararların toplumumuzda yaygınlaştırılması gerekmektedir. Khabze'de içkin olan demokrasi kültürünün yeniden canlandırılması ve öğretilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

4. Çerkes kimliğinin tanımlanması ile ilgili olarak: Çerkes adı 13.-14. yüzyıllardan itibaren kullanılmaya başlanan bir isimdir. Sözcük, Osmanlılar ve Ruslar tarafından Çerkes, Araplar tarafından Şerakese, İngilizler tarafından Circassian biçiminde kullanılmıştır. Sovyetler döneminde Kuzey Kafkasya halkları idari birimlerin isimlerine göre adlandırılmaya başlanmıştır: Adigey'de yaşayanlar için Adiğeyli, Kabardey-Balkar'da yaşayanlar için Kabardey, Karaçay-Çerkes'te yaşayanlar için Çerkes, Şapsığ bölgesinde yaşayanlar için Şapsığ, Osetya'da yaşayanlar için Asetin, Çeçenistan'da yaşayanlar için Çeçen tanımlaması kullanılmıştır. Yani, Kafkasya'daki resmi kullanım, etnik değil coğrafi bir tanımlamadır. Diasporada ise Çerkes ismi sürgün sonrası genel anlamda Osmanlı coğrafyasındaki tüm Kuzey Kafkasyalılar için kullanılmıştır. Günümüzde örgütlerimizde ve entelektüel çevrelerde Çerkes kavramı üzerinde tartışmalar üç grupta toplanabilir: en geniş anlamıyla tüm Kuzey Kafkasya halkları için, ikinci olarak Kuzey Batı Kafkasya halkları (Adiğe, Abaza, Ubıh) için, son olarak da sadece Adiğeler için kullanılmaktadır. Bu kavram günümüzde daha uzun süreler tartışılmaya devam edecek ve zaman içinde netlik kazanacaktır.

5. Çerkes dili ve kültürü ile ilgili olarak: Tüm dünya genelindeki Adıge ve Abaza nüfusunun en az dörtte üçünü barındıran Türkiye'de, 21. yüzyıl başlarında yaşanmakta olan en büyük sorunlardan biri Adıge ve Abaza dillerinin yok olma noktasına gelmiş olmasıdır. 1864 büyük Çerkes sürgününden itibaren uygulanan dağınık yerleştirme politikaları ile cumhuriyet döneminde yükseltilen asimilasyon politikaları sonucunda anadilini bilen Adige ve Abazaların sayısı hızla azalmaktadır. Bu durum düzeltilmediği, dilleri korumak için devlet eliyle özel pozitif destek politikaları geliştirilmediği takdirde bu dillerin yok edilmesi kaçınılmaz görünmektedir; her dil bir uygarlıktır, bir dilin yok edilmesi bir uygarlığın yok edilmesidir. Türkiye'de Adıge ve Abaza dillerinin korunması ve yaşatılması için pozitif ayrımcılık politikalarının geliştirilmesi vazgeçilemez bir uygarlık görevi ve sorumluluğudur. "Bir dil, yalnızca konuşanların azlığından değil, bilenlerin konuşmaması yüzünden yok olur" diyen Bask atasözü unutulmamalı, Adıge ve Abaza halkları dillerinin yok oluşuna karşı direnmeli, bunu ulusal varoluş mücadelelerinin bir parçası hâline getirmelidir.

6. Çerkes toplumunun ekonomik faaliyetleri ile ilgili olarak: Çerkeslerin ekonomide, iş hayatında karşılaştığı sorunlar ve genelde ticari yaşamda geri kalmışlığı, kent yaşamına geçişte karşılaşılan sorunlarla paralellik göstermektedir. Kentlerde yetişen ikinci ve üçüncü kuşaklar ile bu sorunlar aşılmaya başlanmıştır. Ancak tamamen köklerinden uzaklaşmış kentsoylu bir ticari ahlak yerine, Khabze'nin günümüze uyarlanmış değerlerine bağlı bir ticaret ahlakı Çerkeslerin iş ve ticaret yaşamına güç katacaktır.

7. Çerkes tarihi araştırmaları ile ilgili olarak: Çerkes tarihinin kendi toplumu ve tüm dünyaca doğru bilinmeyişi, yeteri kadar tarihçinin bulunmayışı, tarihimize objektif bir yaklaşımın eksikliği, arşiv çalışmasından yoksun oluşumuz ve geç kaleme alınan yetersiz kaynakların varlığı başlıca tarih konulu sorunları oluşturmaktadır. Bu sorunlara dair öncelikli olarak yetkin kişilerden oluşan çalışma gruplarının yapılandırılması, oluşan komisyonun gerekli kişi ve kuruluşlardan verileri toplaması, değerlendirmesi, bu arşiv çalışmasının gerekli yayın organları ile insanlara aktarılması başlıca önerilerimizdir. Kurumlarımızın (Dernek, KAFFED, DCB vb.) gerekli girişimlerde aktif rol alarak; arşivlerin, üniversitelerde Çerkes tarihi kürsüsünün açılmasının sağlanması, bilgilerin bilimsel temelle toplanarak kendi tarihimizin yapılandırılması için ciddi sorumlulukları üstlenmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu öneriler; tüm yanlış ezberlerimizin bozulması, tarihimizle, sürgünle, soykırımla yüzleşmemiz ve dünyaya açıklamamız için, hain olmayan Ethem'in iade-i itibarı için, haklarımızın ve muhataplarımızın tespiti için ve sürdürülebilir kültürün varlığı için gereklidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

GZFT (SWOT) Analizi Çıktıları — Çerkes Toplumu (2. Çalıştay)

Çerkes Toplumunun Güçlü Yönleri

  • Akrabalık bağlarının güçlü oluşu.
  • Geleneklerine bağlı olması.
  • Verilen görevlerin ölümüne yapılması.
  • Sosyal olmaları ve çabuk adapte olması.
  • Khabze kültürüne bağlı olunması.
  • Kendi içlerinde çok fazla sorgulayıcı olmaları.
  • Eğitim seviyelerinin yüksek oluşu.
  • Güvenilir ve saygın bir toplum oluşu.
  • Gerçekten laik bir toplum oluşu.
  • Kadın ve genç kızlara saygı gösterilmesi.
  • Özgüvenlerinin yüksek oluşu.
  • Çabuk organize olmaları.
  • Özgürlük ve bağımsızlıklarına düşkün olmaları.
  • Toplumda gençlerin kendi aralarında iletişimlerinde hoşgörülü olmaları.
  • Akraba evliliğinin olmayışının sosyal doku ve sağlıkta yarattığı avantaj.
  • Yaşadıkları devletlere bağlı ve dürüst olmaları.
  • Detaycı ve analitik düşünme kabiliyeti.
  • Çerkes olmayanlarla evlenmelere karşı çıkmaları.
  • Sessiz iletişimi kendi aralarında iyi kullanmaları.
  • Sorunlara tartışarak çözüm bulunması.
  • Tüm kültürlere saygılı olunması.
  • Komşuluk ilişkilerinin güçlü olması.
  • Toplumsal otokontrollerinin yüksek oluşu.
  • Erkeğin kadına kadının erkeğe saygılı oluşu.
  • Gen özelliği ile dünya çapında spor derecelerinin alınması.
  • Düşünsel ve fikri anlamda barış standartlarında olunması.
  • Onurumuza çok düşkün olmamız.
  • Suç oranının çok düşük olması.
  • Çift kültürlü olmanın getirdiği zenginlik.
  • Organizasyon ve yönetme yeteneğinin yüksek oluşu.
  • Sürgün olmanın toplumsal bilince olan olumlu etkileri.
  • Gelişmiş bir hak ve adalet duygusuna sahip olunuşu.
  • Çok ülkeli ve çok dilli olmak.
  • Tekeşliliğin yaygın olması.
  • Candan önce onur gelir ilkesinin içselleştirilmesi.
  • İlişkilerde saygının ön planda tutulması.
  • Yaşlılara karşı saygı.
  • 1908 yılında kurulan Çerkes Teavün Cemiyeti'nden bu yana örgütlü yapılanmaların oluşu.
  • Toplumun kendi bireylerini eğitmede başarısı.
  • Beslenme ve giyinme davranış konularında bilinçli olunması.
  • Anavatanımızda ulusal yapımızın sağlam ve canlı olması.
  • Gençler arasındaki "kaşenlik" müessesesinin bulunması.
  • Devletin yasaklayamadığı bazı olumsuz uygulamaları kendi aralarında yasaklayabilmek.
  • Ceza sistemine ihtiyaç duyulmayışı.
  • Düğün ve cenaze işlerine önem verilmesi.
  • Aklı kadar yüreğiyle düşünebilmesi.
  • Bazı kuralları öğretmek yerine hatırlamanın yeterli oluşu.
  • Akraba sayılma kriterlerinin geniş olması, sosyal dayanışmanın fazla olması.
  • Kadın erkek ilişkilerinde istismarın az olması.
  • Kendi anadilini konuşabilenlerin var olması.
  • Bakıma muhtaç çocukların koruyucu aile tarafından yetiştirilmeleri.
  • Kendine ait öz kültür varlıklarının olması.
  • Hâlâ köylerde Çerkes kültürünü bilen insanların bulunması.
  • Büyüğe saygı anlayışının geçerli oluşu.
  • Büyüklerin gençlere değer vermesi.
  • Her alanda yetişmiş insan kaynağının bulunması.
  • Kültürün merak uyandırması ve ilgi görmesi.
  • Yerleşim bölgelerinin yerleşim ve iletişime uygun olması.
  • Aile içi hitapların özgün ve nazik olması.
  • Anavatan özleminin herkesin kalbinde taşınması.
  • Folklor gibi toparlayıcı bir unsurun oluşu.
  • Temizlik ve hijyene önem veren bir toplum oluşu.
  • İnatçı olmamız.
  • Misafirperver olmamız.
  • Sadakatli olmamız.
  • Sözüne güvenilir olmamız.
  • Haberleşme ağının güçlü olması.
  • Esprili bir toplum oluşumuz.
  • Estetiğe çok önem veren toplum oluşu.
  • Düğünlerde güzel folklor oynanması.
  • Acıyı ve sevinci paylaşma yeteneği.
  • Güzel sanatlarda üstün yetenekli olunuşu.
  • Yaşam alanlarına gösterilen özen.
  • Genetik özellikleri nedeniyle uzun yaşıyor olmak.
  • Övgüye ihtiyaç duyulmaması.
  • Türkiye, Suriye ve Ürdün gibi ülkelerin kuruluşlarında önemli roller oynamak.
  • Toplumda dezavantajlı insanlara yönelik pozitif ayrımcılık yapılması.
  • Dilencilik ve sadaka kültürlerinin olmayışı.
  • Hapishanemizin olmayışı.
  • Kuralcı olmamız.
  • Yapılan işleri doğallıkla yapmamız.
  • Övünmeyi ayıp saymamız.
  • Tarih boyunca "Çerkesim" demekten onur duymamız.
  • Geçmişimize bağlı bir millet olmamız.

Çerkes Toplumunun Geliştirilmeye Açık Yönleri

  • Çerkeslerin diaspora toplumu olması ve çeşitli baskılara maruz kalması.
  • Çerkes kültürünün tanımlanmayışı.
  • Asimilasyon.
  • Derneklerin tabandan uzaklaşmış olması.
  • Khabze'den uzaklaşılması.
  • Anavatan ile ilişkilerin kopukluğu.
  • Diaspora, sürgün, soykırım gibi kavramların içlerinin doldurulmaması.
  • Çerkes halkının siyasi temsil eksikliği.
  • Kendimizi ifade etmedeki zorluklar.
  • Gençlere yapılan manevi yatırımların eksikliği.
  • Coğrafi uzaklık.
  • Kültürel kimlik ile siyasi kimliğin çatışması.
  • Değişen dünya koşullarında yeniden tanımlanmaya olan ihtiyaç.
  • Çerkeslerin kendileriyle ilgili folklorik algıları.
  • Çerkes-Abhaz ayrımının oluşu.
  • Anadilde eğitimin olmaması.
  • Genlerden gelen benlik-birlik olamama sorunu.
  • Eğitim müfredatından yoksun olunuşu.
  • Diğer kültürlerle diyalog eksikliği.
  • Farklılıkları yok sayan bir eğitim sistemi.
  • Uygulanan asimilasyon politikası etkisiyle kendi kimliğine yabancılaşma.
  • Anadili kullananların gün geçtikçe azalması.
  • Çerkes isminin anlamının tam bilinmemesi.
  • Khabze kültürünün güncelleştirilerek yeni nesillere aktarılmaması.
  • Etimolojik olarak Çerkes olmanın ne demek olduğunun farkında olunmaması.
  • Tek tip millet oluşturmak isteyen rejimin kullandığı olumsuz Çerkes imajı.
  • İçselleştirilmiş bir demokrasi kültürünün bulunmaması.
  • Ulusal sorun konusunda toplumun içten ve dıştan maruz kaldığı politikalar.
  • Çerkeslerin siyasi bir tavır geliştirememeleri.
  • Yaşanan kültür erozyonuna halkın duyarsız kalması.
  • Anavatana dönenlere sahip çıkılmaması.
  • Çerkesler arasında kast sisteminin hâlâ uygulanıyor oluşu.
  • Ekonomik dayanışma kültürünün olmaması.
  • Sürgünden kaynaklanan genetik hassasiyetler.
  • 1950'lerde başlayan kentleşmenin ortak yaşam alanına izin vermemesi.
  • Kapalı bir toplum oluşu ve benzer kültürlerle ilişkinin azlığı.
  • Tarihsel olarak 300-350 yılda uzak-yakın bir politikanın olmayışı.
  • Kültürel ve kimliksel sorunlara bilimsel olarak bakmamak.
  • Geleceğe odaklanmak yerine geçmişin etkisinde kalınması.
  • Diaspora-Anavatan ilişkilerinde Rusya tarafında yaşanan bürokratik sorunlar.
  • Diaspora-Anavatan arasında kültürel farklılıklar.
  • Anavatan üzerindeki emperyalist güçlerin olumsuz faaliyetleri.
  • Dili yaşatmak için karşılaşılan siyasi ve ekonomik sorunlar.
  • Yaygın statüko nedeniyle siyasi örgütlenmenin olmayışı.
  • Örgüt kültürünün olmayışı.
  • Dernek dışı örgütlenmelerin varlığı - kutuplaşma.
  • İçinde yaşanan toplumun muhafazakârlaşması ve toplumda dinin etkisinin artması.
  • Diasporada yaşayanların anavatanı tanımaması.
  • Diğer toplumlara gösterilen anlayışın kendi toplumumuza gösterilmemesi.
  • Abhazya'ya uygulanan ambargo.
  • Her konuyu sorun olarak kabul etmemiz.
  • Gençlerle yaşlılar arasında iletişim eksikliği.
  • Entegrasyonla asimilasyonun iyi analiz edilmeyişi.
  • Toplum ve STK'lar olarak dinlenir ve görünür olmak için yeterli ulusal ve yerel ilişkilerin eksikliği.
  • Türkiye'de yaşayan Çerkeslerin bölgeler arası kültürel farklılaşması.
  • Demokrasi algısının iyi anlaşılmaması.
  • Toplumda uygun örgütlenme biçiminin olmayışı.
  • Çok kuralına göre yaşamamız, oyun kuralına göre oynamamız.
  • Çok kültürlü politikalardan yoksun olmak.
  • Çerkes iş dünyasının kültürel STK'larla ve üniversitelerle işbirliği eksikliği.
  • Ülke ekonomik yaşamına çok geç katılmış olmak.
  • Anavatana dönüş konusunun sadece sorunlar olduğu zamanlarda gündeme gelmesi.
  • Ekonomik genler.
  • Çok geç evlenme ve az çocuk yapmak.
  • Gençlerin tanışıp kaynaşmasını sağlayıcı etkinlik yapılmayışı.
  • Kafkas STK'larının görev tanımlarındaki eksiklikler.
  • Çekingen bir toplum hâline getirilmemiz.
  • Gençlerin ötekileştirilmesi.
  • Geçmişte yaşanan önemli günler yerine geleceğe bırakılacak önemli günler olmayışı.
  • Kendi toplumumuzdan alınan milliyetçi tepkiler.
  • Sanal ortamda önyargılı tavırlar.
  • Görsel iletişim aracımızın olmayışı.
  • Toplumumuz hakkında bilimsel ve sosyolojik çalışmaların az oluşu.
  • Demografik verilerin yetersiz oluşu.
  • Yaşanılan toplumda kültürel farklılıkların zenginlik olarak algılanmayışı.
  • Finansman sorunları.
  • Dışarıdan evliliklerin artışı.
  • Evliliklerin geç yapılması.
  • 1864'teki büyük göç sonrası dil ve kültürün korunmasına yönelik önlemlerin devlet tarafından alınmayışı.
  • Diasporada agresif olmayan kibar örgütlenmelerin olması.
  • Üniversitelerde demografik çalışmaların yapılmayışı.
  • Derneklerin yeteri kadar çözüm üretmeyişi.
  • Ekonomik sorunların kültürel sorunların önüne geçmesi.
  • Ataerkil soy kültürü nedeniyle dışarıdan evlenen erkeklerin ve çocukların yaşadığı sorunlar.
  • Birçok şeyin hurafeden öteye geçemeyişi.
  • Kimlik ve kültürlere sahip çıkmanın avantajlı görülmeyişi.
  • Diaspora kavramının iyi anlatılamaması.
  • Birbirimizi yeterince tanımıyor oluşumuz.
  • Anadil öğretim yöntemlerinin geliştirilemeyişi.
  • Sorunlara bulunan çözüm önerilerinin uygulanmasında isteksizlik.
  • Kapsamlı bir kütüphanenin yokluğu.
  • Haber, bilgi ve duyuruların tabana yayılmayışı.
  • STK'lardaki profesyonel kadroların eksikliği.
  • Cumhuriyet ile birlikte siyasi iktidarlarda kendini kanıtlayamama.
  • Anadilin aktarılmasında bilinç eksikliği.
  • Ulusal azınlık temelli siyasi örgütlenme eksikliği.
  • STK'larda gönüllü katılım eksikliği.
  • Birlikte çalışma üretme kültürü, grup dinamiği olmaması.
  • Toplumsal sorunlara duyarlı kişi oranının nüfusa göre yetersiz olması.
  • Profesyonel anlamda dil eğitimi müfredatının olmayışı.
  • Yayın organlarına sahip çıkılmayışı.
  • Dernek ve federasyonu işler hâle getirecek bir tabanın bulunmayışı, katılımın sadece eleştiride kalması.
  • Dinin kültüre olumsuz etkisi.
  • Köy yaşantısından kent yaşantısına geçilemeyişi.
  • Derneklerin dış kaynaklardan yeterli oranda yararlanmayışı.
  • Birbirimizle parasal ilişkilerin ayıp sayılmasından ötürü ticari ilişkilerin güçlendirilememesi.
  • STK yöneticilerinin belirlenmesinde uygulanan kriterlerin yanlışlığı.
  • Bu kadar soruna karşın anavatana dönmemek.
  • Katliam ve sürgünün diaspora tarafından tanımlanmaması, anlaşılmaması.
  • Ayıp kavramının içinin boşaltılması.
  • Geçmişteki girişimlerin oluşturduğu olumsuz önyargılar.
  • Sonda söylenecek sözü başta söyleyerek soruna neden olmak.
  • Rusya, Gürcistan ve Türkiye'nin siyasal çıkarları arasında sıkışmış olmak.
  • Yöneticilerin hata yapan gençlere yaptırım uygulamayışı.
  • Travmatik bir toplum oluşumuzun bilimsel nedenlerinin araştırılmayışı.
  • Bireysel-ulusal karakterimizin yeniden değerlendirilemeyişi.
  • Yaşam kültürü olarak Kuzey Avrupa kültürüne yakınken Ortadoğu'da yaşamamız.
  • Günlük hayatta otantik yemek ve ürün patentlerinin alınmayışı.
  • Uluslararası platformda sürgün ve Soçi konularında sesimizin yetersiz kalışı.
  • İstemenin ayıp sayılmasından ötürü istekte bulunamamak.
  • Çerkes soyadlarının kullanılmayışı.
  • Yatay yapılanmalarda tartışma ortamının olmayışı.
  • Hata yapan kişilere dernekten uzaklaştırma cezası verilmesi.
  • İnternette yaratılan bilimsel temeli olmayan kanılar.
  • Hata yapan büyüklere yaptırım uygulanmayışı.
  • Yazılı olmayan kuralların ve ruhun kaybolması.
  • Farklı illerde yaşayan gençlerin iletişimsizliği.
  • Çabuk küsen bir toplum olmamız ve kendimizi soyutlamamız.
  • Ailede anadilin çocuklardan saklanması.
  • Kültürün başka kültürlere kaptırılması.
  • Yaşayan büyüklerden kültürün kaydedilmemesi.
  • Kuralların yazılı olmayışı.
  • Renklenen toplum olgusuna ayak uyduramamak.
  • Sükûnet ve serinkanlılığı çabuk kaybetmek.
  • Muhacir ruh hâlimizle tutucu ve statükocu oluşumuz.
  • Toplumda yanlış yerleşen Çerkes algısı.
  • Sorunlu, taraflı resmi tarih tezleri.
  • Devletin Türkiye'de sadece Türk ve Kürt unsurları bulunuyor gibi politika izlemesi.
  • Giderek daha erkek egemen bir toplum hâline gelinmesi.
  • STK'larda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamaması.
  • Fazla detaycı genetik kodlarımız ve bütünü görememe.
  • Toplumsal bir lider çıkaramayışımız - herkesin general olması.
  • Köylere farklı toplumlardan gelenlerin yerleşmeye başlaması.
  • Devir teslim yapılamayışı.
  • Devlet kademelerindeki Çerkeslerin kraldan çok kralcı olması.
  • Öğrenci yurtlarının olmayışı.
  • Özeleştiri yapmamak ve değişime karşı direnç.
  • Bazı derneklerin siyasi partilerin arka bahçesi olması.
  • Dernek faaliyetlerinin güncel olmaması.
  • Dil eğitimi konusundaki yasal engeller.
  • Örgütlerin mali sorunları.
  • Köylü ve kentlilerin beklentilerinin farklı oluşu.
  • Kavram kargaşasının olması, ağız birliğinin olmaması.
  • Farklı istekleri ifade etmede yaşanan zorluklar.
  • Üye aidatları dışında kaynak olmaması.
  • Yönetimlerin Çerkesleri Rusya'ya karşı bilemesi.
  • Türkiye'deki Çerkeslerin sistemle çatışmaması.
  • Bayrağı devralacak gençlerin eksik oluşu.
  • Folklor dışında kültürel çalışma yapılmayışı.
  • Eğitim sistemindeki sınav sisteminin gençlerin hedefini saptırması.
  • Toplumsal yüzleşmenin olmayışı.
  • Türkiye'deki diğer etnik unsurların maşalığını yapmak.
  • Kadın temsilinin az oluşu.
  • Değişen paradigmaların varlığı.
  • Kendi aydınını yetiştirememesi, yetişenin Türkiye aydını oluşu.
  • Derneklerin gençlerin duyarlılıklarını artıramaması.
  • Terörist olarak algılanma korkusu.
  • Diaspora toplumu olmaktan kaynaklanan köksüz olma sorunu.
  • Büyüklerin araya koyduğu mesafe.
  • Örgütlerde genç ve kadın kotasının olmaması.
  • Türk tarihinde Çerkesler hakkında yanlış bilgilendirmelerin oluşu.
  • Feodal yapının bazı bölgelerde hâlâ işliyor olması.
  • Kendimiz için siyaset üretemeyişimiz.
  • Feodal yapıdan çekirdek aileye dönülmemesi.

Çerkes Toplumunun Önündeki Fırsatlar

  • Yeni anayasa çalışmasının var olması.
  • AB entegrasyon sürecinin devam etmesi.
  • Kendimizi ifade edebileceğimiz bağlantılarımızın olması.
  • Her yerde örgütlü olunması.
  • Türkiye'de bir federasyona sahip olunması.
  • İlk defa bağımsız bir cumhuriyetin kurulmuş olması (Abhazya).
  • İletişim olanaklarının artmış olması.
  • Eskiye göre Anavatan'la ilişkilerin daha sıkı oluşu.
  • Rusya'ya vizenin kalkması, Anavatan'a gidişin kolaylaşması.
  • Kültürleri destekleyen uluslararası anlaşmalar, BM anlaşmaları bulunması.
  • Khabze toplumu olmamız.
  • Devletin etnik azınlıklara daha hoşgörülü bakmaya çalışması.
  • Üniversitelerde Çerkes kürsülerinin açılmaya başlanması.
  • Dernekler dışı STK'ların artışı, çok seslilik.
  • Rusya Federasyonu'nda yükselen demokratik talepler.
  • Hâlâ anadil ve kültürel değerleri bilen büyüklerin var oluşu.
  • Yararlanılacak yazılı kaynakların çoğalması.
  • İletişim teknolojilerinin kullanımının artmış oluşu.
  • Anavatana ulaşım imkânlarının artması.
  • Diğer etnik hareketlerin kazanımlarından yararlanılması.
  • Dernek yönetimlerinde gençlere verilen görevlerin artması.
  • Tüm dernek yöneticilerinin yüzlerini Kafkasya'ya dönmüş olmaları.
  • Taleplerin ağırlıkla kültürel haklarla ilgili olmasının yaratacağı sempati.
  • Anayurt devletlerinin sosyal ilişki, anadil ve ulusal kültür anlamında bizi besleyebilecek durumda olması.
  • Anavatanda kurulu olan üniversitelerimiz.
  • Diaspora ile ilişki kurabilecek Dünya Çerkes Birliği'nin kurulmuş olması.
  • Anavatandaki nüfus eksikliği.
  • Diasporaya yönelik açılan vatandaşlık kontenjanının bulunuşu.
  • Anavatanın ekonomik gelişmişlik düzeyinin düşük olması ve nitelikli elemana olan ihtiyaç.
  • Anadili eğitimi verecek eğiticilerin sayısının artmış olması.
  • Ortadoğu'daki karışıklığın orada yaşayan Çerkeslerin dönüşüne yaptığı etki.
  • Avrupa Parlamentolarında Çerkes kökenli parlamenterlerin var oluşu.
  • Çerkesçe sanat icra edenlerin destekleniyor oluşu.
  • Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkilerin gelişmesi.
  • Türkiye'deki demokratik gelişmelerin ve kapitalist birikimlerin Anavatan'a aktarılıyor oluşu.
  • Eğitim seviyesi yüksek gençlerin yetişiyor oluşu.
  • Dernek binalarına küçük yaşta çocukların geliyor oluşu.
  • Küresel krizden etkilenmeyen Rusya'nın ekonomik gücünün yükselmesi.
  • Adigey bölgesindeki tarım alanlarının diaspora tarafından satın alınması.
  • Bireysel olarak ekonomik olanakların artması.
  • Türk iş adamlarının Kafkasya bölgelerinde yatırım yapıyor oluşu.
  • Rusya devletinin geriye dönüş yasasını çıkarması.
  • Müzik ve dans kültürünün araç olarak kullanılabilmesi.
  • Diasporada yaşayan Abhazlara Abhazya tarafından vatandaşlık verilmesi.
  • Türkiye'de çıkarılan Yurtdışı Akrabalık Topluluk Yasası'nın çıkmış olması.
  • Çok kültürlülüğe sahip olmak.
  • Türkiye'nin demokratikleşmesi.
  • TBMM'de milletvekillerinin bulunması.
  • Anavatan ile kardeş şehir-köy uygulamasının artışı.
  • Abhazya Devleti'nin KAFFED'e tahsis ettiği arsa.
  • Türkiye'de ulusalcı-milliyetçi bir iktidarın olmaması.
  • 2014 Soçi Kış Oyunları.
  • KAFFED'in mali sorunları çözme çabaları.
  • Kafkasya'nın enerji koridoru olma özelliği nedeniyle egemen devletlerin ilgi alanına girmesi.
  • Dünyada en çok Çerkes'in Türkiye'de yaşaması.
  • Gençlerin üniversiteyi burslu olarak Anavatan'da okuma imkânının olması.
  • Anavatan'dan gelen gençlerin Türkiye'de eğitim almaları.
  • Dil ve dans eğitimi veren Anavatan'dan hocaların olması.
  • Temsil edilmeyen halklarla ilgili uluslararası kuruluşların varlığı.
  • Globalleşme sonucu kimlik arayışına giren gençlerin sayısının artması.
  • Avrupa Parlamentosu'nda Dünya Çerkes Günü'nün kutlanması.
  • Rusya liginde Spartak Nalçik spor kulübünün bulunması.
  • Tüketim toplumu modeline karşı tepkilerin artması.
  • Kültürel objelerin çeşitliliğindeki artış.

Çerkes Toplumunun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler

  • Küreselleşmeye tepki olarak egemen uluslardaki milliyetçiliğin artması.
  • Türkiye'de milliyetçi-ulusalcı bir iktidarın iktidara gelmesi.
  • Türkiye ve Rusya'da demokratikleşme sürecinin sekteye uğraması.
  • Terör suçlarının genişlemesi suretiyle tutuklamaların artması.
  • Türkiye'nin Rusya ve AB ile ilişkilerinin bozulması.
  • Dernek çalışmalarında yaşanabilecek bıkkınlıklar.
  • Türkiye'de demokrasiden sivil faşizme geçilmesi.
  • İçimizdeki provokatörler.
  • Entegrasyon ve doğal asimilasyonların artması.
  • Yaşanan bölgelerde iç çekişmelerin ve ayaklanmaların artması.
  • Anavatandaki cumhuriyetlerde aşırı Rus yanlısı hükümetlerin iktidara gelmesi.
  • Diasporada Çerkes halkları arasındaki dayanışmanın azalması ve rekabetin doğması.
  • Ekonominin dil ve kültür üzerindeki etkileri.
  • Egemen güçlerin Kafkasya bölgesine ilgileri.
  • İran, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü kaybetmesi.
  • Kuzey Kafkasya bölgelerinin Rusya tarafından turizm bölgesi ilan edilmesi ve turizm yatırımlarına açılması.
  • Toplumsal uzlaşının sağlanmasında başarısız olunması.
  • Kültürel ve siyasal örgütlenmelerin yeterince toparlayıcı ve güçlü olmayışı.
  • Türkiye'de iç savaş ve ekonomik çöküntü.
  • Kafkasya'nın, radikal dinci eğilimler kullanılarak istikrarsızlaştırılması.
  • Dernek ve dernek dışı çalışmalarda yaşanabilecek olumsuzluklar.
  • Kültürel farklılıklarla ilgili çalışmalara karşı toplumda oluşabilecek milliyetçi tepkiler.
  • Bölgesel ve uluslararası güçlerin empoze ettikleri mikro milliyetçilik.
  • Tek çatı bütünlüğünü kabul etmeyen örgütlenmeler.
  • Verilen hakların gerektiğinde kullanılamaması.
  • Diasporadan Türkiye'ye dönenlerin fikir farklılıkları.
  • Değişen dünya ve Kafkasya'da kendimizi yeniden yorumlayamamamız.
  • Kafkas cumhuriyetlerinin statülerindeki değişiklikler.
  • Anavatanda ve Türkiye'de geri dönüşlerle ilgili düzenlemelerin bulunmayışı.
  • Anavatandaki Çerkes nüfusunun azalması ve Kürt-Ermeni nüfusunun artması.
  • Türkiye'de farklı kültürlerin haklarının sağlanması için farklı kültürlerle işbirliği sağlanamaması.
  • Örgütleri yıpratmaya yönelik mesnetsiz saldırılar.
  • Takiyeci bir iktidarın olması ve Çerkesleri desteklememesi.
  • Dernekler yasasındaki olumsuzluklar.
  • Kurum ve örgütsel kimliği olmayan bireylerin kendilerini Çerkeslerin temsilcisi olarak görmeleri.
Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

A) Sivil Örgütlenmeler ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Katılımcılar, "Çerkes Toplumunun Geliştirilmeye Açık Yönleri" ve "Çerkes Toplumu'nun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler" çalışmalarından yola çıkarak ana sorun alanlarını şöyle belirlemiştir: A. Sivil Örgütlenmeler ile İlgili Sorunlar, B. Siyasi Temsil ile İlgili Sorunlar, Ç. Anavatan'la İlişkilerdeki Sorunlar, D. Çerkes Kimliğinin Tanımlanmasıyla İlgili Sorunlar, E. Çerkes Dili ve Kültürü ile İlgili Sorunlar, F. Çerkes Toplumunun Ekonomik Faaliyetleri ile İlgili Sorunlar, G. Çerkes Tarihinin Araştırılması ile İlgili Sorunlar.

Sorun A1. Sivil örgütlenmelerin yeterince tabana ulaşamaması, amaçlarını ve misyonunu yeteri kadar tabana anlatamaması, toplumun dernekleri ihtiyaç hissetmemesi. Çözüm Önerisi: Toplumun ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirilmesi (üyelerin çocuklarına yönelik kreş, dershane vb. çalışmalar yapılması). Tabanla ilişkilerin güçlendirilmesi ve tabana yönelik veri tabanı çalışması yapılması.

Sorun A2. Kentleşme süreci ile gelişen koşullarda toplumun beklentilerine kurumların yeterince cevap verememesi (ortak yaşam alanlarının oluşturulamaması, öğrenci yurtları, burs, işsizlik). Çözüm Önerisi: Ortak yaşam alanları oluşturabilmek için kooperatif, site, yurt vb. çalışmalarının yapılması.

Sorun A3. Kolektif çalışma alışkanlıklarının ve katılımcı yönetim anlayışının derneklerde olmaması. Çözüm Önerisi: Aidiyet bilincinin oluşturulması için çeşitli çalışmalar yapılması (semt temsilcileri seçilmesi, eğitim faaliyetleri, ziyaretler).

Sorun A4. Demokratik yönetim kültürünün yeterince oluşmaması ve uygulanamaması. Çözüm Önerisi: Tüzüklerin ve çalışma yönetmeliklerinin demokratik teamüllere uygun hâle getirilmesi.

Sorun A5. Sanal ortamın örgütlenmeye olan zararları (doğrudan ve dolaylı zararları), derneklerin iletişim kanallarını doğru kullanamaması. Çözüm Önerisi: Derneklerin iletişim kanallarını sağlıklı oluşturması (derneklerde halkla ilişkiler biriminin oluşturulması).

Sorun A6. Kurum kimliği ve kurumsal hafızanın yeterince oluşamamış olması (kadroların devamlılığının sağlanamaması). Çözüm Önerisi: Kurumsal hafızanın yeni yönetimlere aktarılmasının sağlanması.

Sorun A7. Derneklere karşı önyargılar (geçmişte yaşanılan olumsuz tecrübeler, yaftalamalar). Çözüm Önerisi: Dernek amaçlarının hedef kitleye doğru aktarılması ve imaj çalışması yapılması.

Sorun A8. Ulusal ve uluslararası STK'lar ile iletişim ve işbirliği eksikliği. Çözüm Önerisi: Benzer amaçla kurulmuş diğer STK'lar ile iletişim ve işbirliğinin geliştirilmesi (şu anda Laz Kültür Derneği ile ortak uygulanan bu ve benzer projelerin devamlılığının sağlanması).

Sorun A9. STK'larda gönüllü katılım eksikliği (toplumsal sorunlara duyarlı insanların nüfusa göre oranlarının düşük olması). Çözüm Önerisi: Bilinçlendirme çalışmalarının artırılması.

Sorun A10. Kişisel egoların toplumsal çıkarın önüne geçmesi. Çözüm Önerisi: Yöneticilerin toplumsal sorumluluk ve olgunluk duygusuna sahip, "ben değil biz" diyebilen, kolektif çalışma kültürüne sahip insanlardan seçilmesi.

Sorun A11. İcraatların sadece yönetim üzerine bırakılması. Çözüm Önerisi: Proje gruplarının oluşturularak görev ve sorumlulukların eşit dağıtılması, sorumluluklarını yerine getirmeyenlere yaptırım uygulanması.

Sorun A12. Gönüllülükten değil mecburiyetten kabul edilen yönetimler sebebiyle yeterli verim alınamaması. Çözüm Önerisi: Yatay örgütlenme modelinin hayata geçirilerek sorumlulukların yalnızca yönetimlere bırakılmaması.

Sorun A13. Üyelik sisteminde yaşanılan aksaklıklar (veri tabanının güncellenmemesi, yeni üye kazandırmaktaki sıkıntılar). Çözüm Önerisi: Konuyla ilgili başarılı çalışmaların incelenerek alan çalışmalarının belirli aralıklarda yapılması (veri tabanının mesleklere, yaşlara, memleketlere göre oluşturulması).

Sorun A14. Profesyonel kadroların yetersizliği. Çözüm Önerisi: Profesyonel hizmet alımları için bütçelerden yer ayrılması.

Sorun A15. Gençlere yeterince yatırım yapılmaması. Çözüm Önerisi: Nart Akademi gibi gençlere yönelik projelerin geliştirilmesi.

Sorun A16. Gençlerin beklentilerine derneklerin yeterince cevap verememesi (politik söylemler ve özgür tartışma ortamından yoksun oluş, eylemsizlik, gençler ile yönetimler arasındaki diyalog eksikliği). Çözüm Önerisi: Gençlerin fikirlerine değer verilmesi, kendileriyle ilgili karar alma mekanizmalarının geliştirilmesi, ötekileştirilmiş gençlerin kazanımına yönelik çalışmalar yapılması (diyalog, hoşgörü).

Sorun A17. Gençlere yönetimlerde yeterince yer verilmemesi. Çözüm Önerisi: Gençlere yönetimlerde yer verilerek aktif sorumluluk yüklenmesi.

Sorun A18. Çerkes kadınlarının karar alma mekanizmalarına yeterince katılamamaları. Çözüm Önerisi: Tüzüklerde kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ve kota uygulaması yapılması.

Sorun A19. Çerkeslik bilincinin çocuklara aktarımına yönelik çalışmaların yetersizliği (çocuklara yönelik faaliyetlerin yalnızca folklor çalışmalarıyla sınırlı kalması). Çözüm Önerisi: Çocuklara yönelik folklor çalışmaları dışında drama yöntemi ile anadil öğretimi vb. çalışmaların yapılması.

Sorun A20. Gençler ve çocuklara yönelik rol model eksikliği. Çözüm Önerisi: Bütün derneklere, özellikle gençlerine rol model olabilecek aktivist gençlerin yönlendirilmesi hatta görevlendirilmesi; saha hareketlerinin aktive edilmesi.

Sorun A21. Dernek üyelerinin üyelik sorumluluklarını yeterince yerine getirmemesi (aidatlarını düzenli ödememesi, hak ve ödevlerini bilmemesi). Çözüm Önerisi: Üyelik bilincinin geliştirilmesi, aidat ödemenin aidiyetle ilişkisinin üyelere doğru anlatılması, derneklerin bütçelerinin şeffaflaştırılması.

Sorun A22. Sürdürülebilir ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulamaması. Çözüm Önerisi: Aidat ödemenin düzenli hâle getirilmesi, mail-order sisteminin yaygınlaştırılması.

Sorun A23. Derneklerin ekonomik yükünün yıllardır belirli kişilerin veya yönetimlerin üzerinde olması. Çözüm Önerisi: Derneklerin ekonomik sıkıntılarına çözüm üretilmesi ve alternatif gelir kaynaklarının üretilmesi (gelir getirici faaliyetler, uluslararası fon kuruluşları, kamu kaynakları, sponsorluk, Opet, Çiçek Sepeti, Nart Card vb. ikili anlaşmalar).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Yönetim Kurullarının içyapılarında demokratikleşme sorunu bulunmaktadır. Dernek üye tabanıyla etkili iletişim içinde olunmalıdır. Dernek üyeleri daha aktif olarak çalışmalara katılmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

B) Siyasi Temsil ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun B1. Uluslararası siyasi ve sivil kuruluşlarda temsil edilmiyoruz (Birleşmiş Milletler alt komisyonları, AB ile ilgili komisyonlar) ve benzeri organlar. Çözüm Önerisi: Toplumumuzun diasporadaki yapılanması olan KAFFED'in girişimleri ile müracaatları ve sonuç alma adına takipçiliği; KAFFED ve DÇB'nin uluslararası koordinasyon kurullarını oluşturması ve bu kurulların çalıştırılması.

Sorun B2. Yaşadığımız toplumda gerektiği kadar siyasi olarak temsil edilmiyoruz. Çözüm Önerisi: B2.1 KAFFED, dernekler ve dostluk kulüpleri ile faaliyetlerin yürütülmesi. B2.2 Evrensel değerler, görüşler temelinde oluşturulacak (içinde STK'larımızın ve birimlerimizin) temsilcilerinin olacağı bir siyasi organ oluşturmak. B2.3 Mahalli idarelerden başlayarak siyaset kurumlarına temsilci göndermek, gençlerin siyasi kadrolarda yer almasını sağlamak.

Sorun B3. Kültürel ve etnik bir kimlik olarak toplumsal muhalefet eksikliği; kendimizi var etmemizi ve siyasi temsilimizi engelleyen unsurlar arasında en yakıcısı olması. Çözüm Önerisi: Başta kimlik sorunu olmak üzere demokratik ve eşitlikçi bir yapıya sahip olan, ülke-bölge ve dünyadaki gelişmelere demokratik ve eşitlikçi bir perspektifle bakan, tüm Çerkes yapılanmasını içinde barındıran ve demokrasi savunucuları ile ortak mücadeleyi önüne koyan bir yapılanmaya acilen ihtiyaç vardır.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Partilere temsilci göndermek pek fayda sağlamıyor; Çerkes toplumundan siyasete atılacaklar, Çerkesliğini ön plana çıkararak siyasete girmelidir. Bağımsız adaylık olabilir, fakat öncesinde kapsamlı bir hazırlık çalışması yapılmadan doğru değildir. Çerkeslerin yaşadığı bölgelerden "Çerkesim" diyerek aday olunmalı, bu adaylar basında yer almalı. Tüm sorunlarımızın çözümü siyasilerden geçmektedir; siyasi kimlik açısından angaje olmuşlar, bu da ayrı hareket potansiyelini ortadan kaldırıyor. Uzun vadede Türkiye'deki tüm azınlıklardan oluşan bir Türkiye Milletvekilliği sistemi yürürlüğe konabilir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Ç) Anavatan'la İlişkiler ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun Ç1. Anavatanla ilgili haberlerin güncel olmaması. Çözüm Önerisi: Ç1.1 Günlük haberlerin Türkçeye çevrilerek web sitesinde yayınlanması, KAFFED'e bağlı tüm şubelere önemli haberlerin SMS yoluyla ulaştırılması, dernek üye ve yöneticilerinin olduğu bir mail grubu oluşturulması, yönetim kurulu toplantılarında Kafkasya'dan önemli haberlerin iletilmesi. Ç1.2 KAFFED'de Adigece ve Abazaca bilen çalışanların olması.

Sorun Ç2. Anavatana dönüşün kapsamlı bir proje olarak ele alınmaması. Çözüm Önerisi: Ç2.1 Geri dönüşü kolaylaştıracak ve hızlandıracak projeler için anavatan ve diasporanın ortak çalışma grupları oluşturması. Ç2.2 Geri dönüşün altyapısının oluşturulması için finansal kaynakların temini. Ç2.3 Rusya Federasyonu'nun dönüş konusunda verdiği teşviklerden yararlanılması için girişimde bulunulması. Ç2.4 Çok ihtiyaç duyulan meslek gruplarının (inşaat, tarım, hayvancılık vb.) tespit edilerek bu meslekleri icra edenlerin geri dönüşüne öncelik verilmesi.

Sorun Ç3. Anadilin kaybolmaya yüz tutması. Çözüm Önerisi: Ç3.1 Anadilini bilen bireylerin çocuklarıyla kendi dillerinde konuşmaları. Ç3.2 Anadili eğitimine yönelik uygun materyal ve yöntemin belirlenmesi. Ç3.3 Aileler arası kısa süreli çocuk değişim programlarının düzenlenmesi.

Sorun Ç4. Anavatanla ilişkilerde kopukluk olması. Çözüm Önerisi: Ç4.1 Anavatanla ilişkilerin artırılması, geziler düzenlenmesi. Ç4.2 Medya, akrabalık ilişkileri, Kafkasya'daki üniversitelere daha fazla öğrenci gönderilmesi, karşılıklı ziyaret ve çocuk kamplarının yaygınlaştırılması, sülalelerin buluşmasının sağlanması, evliliklerin yaygınlaştırılması.

Sorun Ç5. Diasporada ve Anavatanda geri dönüşe yönelik hizmet veren kurumsal muhatapların olmaması ya da yetersiz olması. Çözüm Önerisi: Ç5.1 Kafkasya'da gerekli görülen yerlerde KAFFED'in ofis açması veya temsilcilik oluşturması. Ç5.2 Turistik gezilerle ilgili her türlü bilgi ve belgelerin güncel olması. Ç5.3 Yerleşim ve adaptasyona yönelik kapsamlı projelerin yapılması.

Sorun Ç6. Camiada ve kurumlarda demokratik kültürün eksikliği. Çözüm Önerisi: Ç6.1 Khabze'de var olan ve uygulanmayan demokrasi kültürünün yeniden öğretilmesi konusunda çalışmalar yapılması.

Sorun Ç7. Diasporada dernek yöneticileri ile halkın ilişkilerinin zayıflığı. Çözüm Önerisi: Ç7.1 Gönüllü ve uygun adayların yönetimlere seçilmesi; yöneticilerin görevlerini yaparken maddi ve manevi olarak desteklenmesi.

Sorun Ç8. Diaspora'da anavatana yönelik ulusal bilinç eksikliği ve anavatanın yeterince tanınmaması. Çözüm Önerisi: Ç8.1 Federasyona bağlı derneklerin halkı bu konuda daha fazla bilgilendirmesi. Ç8.2 Görsel iletişim olanaklarının artırılması, Anavatandaki internet üzerinden yapılan yayınların diasporada takip edilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması.

Sorun Ç9. Kafkasya'ya yönelik küçük projelerin azlığı. Çözüm Önerisi: Ç9.1 Sınıf restorasyonu, çocuk parkı, bilgisayar, kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması, engelli sandalyesi temini vb.

Sorun Ç10. Diaspora-Anavatan ilişkilerinde Rusya tarafında yaşanan bürokratik sorunlar. Çözüm Önerisi: Ç10.1 Türkiye-Rusya ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda diasporanın lobi faaliyetlerinin artırılması.

Sorun Ç11. Abhazya'nın Türkiye tarafından tanınmaması ve ulaşım ambargosunun kaldırılmaması. Çözüm Önerisi: Ç11.1 Abhazya'ya doğrudan ulaşım olanaklarının sağlanması. Ç11.2 Abhazya'nın tanınmasına yönelik lobi faaliyetlerinin artırılması.

Sorun Ç12. Karşılıklı ticari ilişkilerin kurulamaması. Çözüm Önerisi: Ç12.1 Mesleki ve ticari işbirliklerinin geliştirilmesi ve ortak iş alanlarının oluşturulması için çalışmalar yapılması. Ç12.2 Ticari taşımacılığın önündeki engellerin kaldırılması. Ç12.3 Fuar, festival vb. etkinliklerin düzenlenmesi.

Sorun Ç13. Diaspora-anavatan arasındaki kültürel farklılıklar. Çözüm Önerisi: Ç13.1 Benzerliklerin ön plana çıkarılması ve farklılıklarımızla var olmanın yollarının aranması. Ç13.2 Khabze'nin temel özelliklerine zarar vermeden yeniden yorumlanarak ortak bir Khabze kültürünün oluşturulması. Ç13.3 Toplantı yapılarak hazırlanan Khabze kitapçığının halka duyurulması.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Khabze'nin güncellenmesi: çeşitli kültürel (düğün vb.) standartların belirlenmesi ve halka duyurulması gerekir. Güncel haberlerin KAFFED sitesine konması yeterli değil, üyelere duyurmak için mail listesi vb. uygulamalar olmalı. Anavatan'la ilişkiler canlı tutulmalı.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

D) Çerkes Kimliğinin Tanımlanmasıyla İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun D1. Çerkesler, "Çerkes" isminin tam olarak kimleri ifade ettiği konusunda ortak bir görüşe sahip değildir. Çözüm Önerisi: D1.1 Çerkes adı 13.-14. yüzyıllardan itibaren kullanılan bir isimdir. Osmanlı tarafından Çerkes, Araplar tarafından Şerakese, İngilizler tarafından Circassian, Ruslar tarafından Çerkes olarak kullanılmıştır. Kafkasya'da ve diasporada farklı içeriklerde kullanılmaktadır. Sovyetler döneminde oluşturulan terminolojide idari birimlerin isimlerine göre adlandırma yapılmıştır: Adigey'de yaşayanlar için Adiğeyli, Kabardey-Balkar'da yaşayanlar için Kabardey, Karaçay-Çerkes'te yaşayanlar için Çerkes, Şapsığ bölgesinde yaşayanlar için Şapsığ tanımlaması kullanılmıştır. Kafkasya'daki resmi kullanım etnik değil coğrafi bir tanımlamadır. D1.2 "Çerkes", diasporada farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Sürgün sonrası Çerkes ismi genel anlamda Osmanlı coğrafyasındaki tüm Kuzey Kafkasyalılar için kullanılmıştır. Günümüzde örgütlerimizde ve entelektüel çevrelerde Çerkes kavramı üzerinde tartışmalar üç grupta toplanabilir: en geniş anlamıyla Türkiye'de yaşayan tüm Kuzey Kafkasya halkları için, ikinci olarak Kuzey Batı Kafkasya halkları (Adiğe, Abaza, Ubıh) için, son olarak da sadece Adiğeler için kullanılmaktadır. Bu kavram günümüzde örgütlerimiz ve entelektüel çevrelerde daha uzun süreler tartışılmaya devam edecek ve zaman içinde netlik kazanacaktır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

E) Çerkes Dili ve Kültürü ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun E1. Toplumda anadilini bilenlerin az olması, onların da sosyal yaşamda anadillerini yeterince kullanmamaları, dolayısıyla anadilin yeni nesil tarafından öğrenilememesi. Çözüm Önerisi: E1.1 Anadilini bilenlerin, çocuklara konuşmaya başladıkları günden itibaren her fırsatta anadilleriyle hitap etmeleri özendirilmelidir (K.V.). E1.2 Anadilini konuşabilenlerin toplumsal yaşamın her evresinde, özellikle derneklerde anadilleriyle konuşmaya özel önem göstermeleri teşvik edilmelidir; "Bir dil, onu konuşanların azlığı yüzünden değil, bilenlerin konuşmamaları yüzünden yok olur" diyen Bask atasözü hatırlanmalıdır (K.V.). E1.3 Derneklerde açılış konuşmaları başta olmak üzere tüm etkinlik sunumlarında anadil mutlaka kullanılmalı, gerekirse Türkçeye çevrilmelidir (K.V.). E1.4 Dernek yöneticileri mümkün olduğunca anadilini bilenler arasından seçilmeli, bilmeyenler de öğrenme çabalarıyla örnek olmalıdır (K.V.). E1.5 Derneklerde anadil kurslarına özel önem verilmeli, her dernek anadil kursu açmaya çalışmalıdır (O.V.). E1.6 Anadil kurslarında başarı gösterenler ödüllendirilmelidir (O.V.). E1.7 Derneklerde tiyatro kolları kurulmalı, anadilde küçük skeçler sahnelenmelidir (O.V.). E1.8 Tanışma, selamlaşma gibi temel diyaloglar küçük seremonilerle belletilmeye çalışılmalıdır (O.V.). E1.9 Gençlerin kendi aralarındaki toplantı ve sohbetlerinde anadilden kelime oyunlarından, kısa şiirlerden, şarkılardan yararlanılmalıdır (O.V.).

Sorun E2. Anadilin Kiril harflerine yabancılık ve dil öğretim metotlarının yetersizliği yüzünden kurslarda öğrenilmesinin zorluğu. Çözüm Önerisi: E2.1 Anayurttan ve diasporadan uzmanların katılımıyla, hiç bilmeyenlere anadili öğretmenin etkin öğrenme metotları geliştirilmeli ve standartlaştırılarak kurslarda uygulanmalıdır (U.V.).

Sorun E3. Anadil öğrenimine yönelik yeterli kaynak bulunmaması. Çözüm Önerisi: E3.1 Anavatanda mevcut kaynaklar (alfabe, kitap, CD vs.) Federasyonumuz tarafından temin edilerek bağlı derneklerle paylaşılmalıdır (O.V.). E3.2 Anayurttan küçük tiyatro toplulukları, şairler, hatipler, sanatçılar davet edilerek toplumda anadil öğrenme talebi artırılmaya çalışılmalıdır (O.V.). E3.3 Tüm etkinliklerde anadilin önemine değinen konuşmalar yapılmalıdır (K.V.). E3.4 Derneklerde anadil ve edebiyat temalı özel sohbet ve bilgilendirme konferansları düzenlenmelidir (K.V.).

Sorun E4. Çocukların anadili öğrenmesine yönelik çalışmaların olmaması. Çözüm Önerisi: E4.1 Derneklerde proje ve kaynaklar geliştirilerek anayurtta ve diasporada tatil yerlerinde anadil kampları düzenlenmelidir (O.V.). E4.2 Mümkün olan yerlerde kreş ve anaokulu açılması teşvik edilmelidir (O.V.). E4.3 Binası uygun olan derneklerde kreş ve gündüz bakımevi oluşturulmaya çalışılmalıdır (O.V.).

Sorun E5. Khabze'nin günümüzde öğrenilme olanaklarının ve uygulanabilirliğinin azalması. Çözüm Önerisi: E5.1 Khabze'nin modern yaşam ve kent koşullarına uyarlanarak uygulanabilmesi için Federasyon bünyesinde ve derneklerde özel çalışma grupları oluşturulmalıdır (O.V.). E5.2 Bölgeler arası Khabze uygulama farklılıkları bu grupların ortak çalışmalarıyla giderilmeye çalışılmalıdır (O.V.).

Sorun E6. Khabze'nin kalıcılığının sağlanamaması. Çözüm Önerisi: E6.1 Geleneksel Khabze uygulamalarının öğrenilmesinde en büyük bilgi kaynağı olan büyüklerimizle özel sohbet toplantıları yapılmalı, bu toplantılar kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılmalıdır (O.V.).

Sorun E7. Çerkeslerin ve Çerkes kültürünün tanıtılmasında görsel medya, basın ve radyo kuruluşlarının yeteri kadar kullanılamaması. Çözüm Önerisi: E7.1 Radyo, TV, gazete organlarında görev yapan Kafkas kökenli kişilerle toplantılar düzenlenerek kültürümüz hakkında programlar, gazete yazıları, makaleler ve güncel haberler konusunda süreklilik sağlayacak çalışmaların yapılması (O.V.).

Sorun E8. Kültürel anlamda gençlere yönelik yatırımların yetersizliği. Çözüm Önerisi: E8.1 Geleceğin kültür adamları ve yöneticilerinin yetişmesi için, Khabze kavramını benimsemiş kişilerin yönetici kadrolarına alınması (O.V.). E8.2 Derneklerdeki müzik ve dans eğitimi veren hocaların kültür adına yeterlilik kazanmış kişilerden oluşması ve mümkünse anadilini bilen eğitmenlerin tercih edilmesi (O.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Anadil öğretiminde ailelerin çaba göstermesi yetmez; devletten bu konuda talepte bulunmak gerekir. Kültürümüz sadece Khabze'den ibaret değildir; mutfağımız, müziğimiz, folklorumuz vb. de vardır. Anaokullarında dil bilen bakıcılar olmalıdır. Kültürümüzün korunmasına katkıda bulunacak bir Çerkes Müzesi kurulmalıdır. Kültürümüzü taze tutmak, unutulmasını engellemek için Anavatanla çok sıkı ilişki kurulmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

F) Çerkes Toplumunun Ekonomik Faaliyetleri ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun F1. Ticari ilişkilerin sadece güvene/söze dayalı yürütülmesi. Çözüm Önerisi: Ticari ilişkilerin yazılı bir sözleşmeye bağlanması ve ticari kurallara uygun şartlarda yürütülmesi.

Sorun F2. Çerkes işletmelerinin verimliliğinin düşük olması. Çözüm Önerisi: Serbest piyasa ekonomisinin kuralları ile Çerkes kültürünün (Khabze'nin) çatışan özelliklerinin ticari kurallara uygun olarak dizayn edilmesi.

Sorun F3. Tasarruf eğiliminin düşük olması. Çözüm Önerisi: Kazançların gösteriş ve günlük ihtiyaçlar için kullanılması yerine uzun vadeli planlama ve yatırım yapılması.

Sorun F4. Çerkes iş adamları arasında dayanışma ve işbirliği eksikliği. Çözüm Önerisi: Diaspora ve Kafkasya'yı kapsayan, iletişim bilgilerinin yanı sıra sektörsel faaliyet alanlarını içeren "Çerkes iş adamları portföyü" oluşturmak ve güncel tutmak.

Sorun F5. Çerkes iş adamlarının ticaret ve yatırım konularında teknik, sektörsel ve finansal olanaklar hakkında bilgiye ulaşmadaki zorlukları. Çözüm Önerisi: Ticari istihbarat ağı kurularak bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması; ortak yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi.

Sorun F6. Birbirleriyle ticaret yapan Çerkes iş adamlarının birbirine zarar vermeleri. Çözüm Önerisi: Resmi bir yaptırımı olmamakla beraber, sorunların çözümü için Khabze çerçevesinde öneride bulunacak, gerektiğinde sorumluları kınayacak bir hakem heyetinin kurulması.

Sorun F7. Ticari fırsat ve olanaklardan zamanında haberdar olunamaması. Çözüm Önerisi: Ticaret ve sanayi odaları gibi kurumların karar organlarının seçimlerinde etkili olmaya çalışmak ve o görevlerde bulunan Çerkeslerle iletişim içinde olmak.

Sorun F8. Çerkes ticari işletmelerinde devamlılığın olmaması. Çözüm Önerisi: Ticari işletmelere çocuk ve gençlerin küçük yaşlarda götürülerek iş hayatına alışmasının sağlanması.

Sorun F9. Çerkes kimliği ve kültürünün önemli bir parçası olan kültürel ve sanatsal unsurlara sahip çıkılamaması. Çözüm Önerisi: Söz konusu tüm unsurların Çerkes toplumu adına patent ve tescilinin yapılması.

Sorun F10. Ekonomik alanda uluslararası örgütlenme eksikliği. Çözüm Önerisi: Diaspora ve Anavatandaki iş adamları arasında koordinasyonu sağlayacak, aynı zamanda uluslararası ve yerel Çerkes örgütleriyle iletişim içinde olacak bir uluslararası Çerkes ticaret birliğinin oluşturulması.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Genç Çerkes girişimcilere destek olunmalıdır. Yenisini kurmak yerine, mevcut ticari kuruluşlar desteklenmelidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

G) Çerkes Tarihi'nin Araştırılması ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun G1. Çerkes tarihinin Çerkeslerce ve tüm dünyaca yeteri kadar ve doğru bilinmemesi. Çözüm Önerisi: G1.1 Gerekli çalışmaları yürütecek komisyonun oluşturulması; Türkiye içi ve dışından (anavatan ve diğer ülkeler) Çerkes olan ve olmayan akademisyenlerin ve araştırmacıların belirlenmesi (K.V.). G1.2 Bu komisyonun çalışma sistematiği, ilkeleri ve genel çalışma planının belirlenmesi (K.V.). G1.3 AB'den konuya dair destek için zemin oluşturulması (K.V.-O.V.). G1.4 Başlatılan araştırmalar doğrultusunda elde edilen verilerin değerlendirilerek, ulaşılan tarafsız bilgilerin yazılı ve görsel medya aracılığıyla toplumla paylaşılması (O.V.-U.V.).

Sorun G2. Çerkes tarihi konusunda uzmanlaşmış yeteri kadar tarihçinin olmaması, bu nedenle objektif bir çalışma yapılamamış olması. Çözüm Önerisi: G2.1 Üniversiteler ile irtibata geçilerek Çerkes tarihi konusunda en az bir master programının açılmasının sağlanması (K.V.-O.V.-U.V.). G2.2 Anavatandaki enstitülerle iletişim kurulup Türkiye'den öğrencilerin bu çalışmalara dâhil edilmesi (K.V.-O.V.-U.V.).

Sorun G3. Çerkeslere ait bir arşivin bulunmaması, var olan diğer arşivlere (Osmanlı-Cumhuriyet-Rusya-İngiltere-Gürcistan-Amerika) erişilememesi. Çözüm Önerisi: G3.1 Bu toplantı notlarından başlayarak, Türkiye'de yayınlanmış tüm basılı kaynaklardan oluşan bir kütüphane çalışmasının altyapısının kurulması (K.V.-O.V.). G3.2 Arşivlere girmek için DÇB aracılığıyla uluslararası platformlarda lobi oluşturulması ve UNPO'nun desteğinin sağlanması (O.V.-U.V.). Kurulan komisyon ile DÇB'nin ortaklaşa tarih araştırması yapması (O.V.-U.V.).

Sorun G4. Çerkeslere dair tarih yazımının geç başlaması ve yeterli düzeyde objektif çalışmaların bulunmaması. Çözüm Önerisi: G4.1 Türkiye'de yaşayan kişilerin belirlenerek bu kişilerle sözel tarih çalışmasının yapılması ve yayınlanması (O.V.-U.V.). G4.2 Anavatanda daha önce yapılmış sözlü ve yazılı tarih derlemelerinin Türkçeye çevrilmesi ve yayınlanması (O.V.-U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Kültürel etkinliklerde çekilen fotoğraf ve video kayıtlarının saklanması ve arşiv oluşturulması gerekmektedir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği
Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu

III. Ortak Akıl Arama Toplantısı Raporu — Sonuç Bildirisi

Saygın Kamuoyuna ve Örgütümüze,

28-29 Ocak 2012 tarihlerinde, Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz Projesi bünyesinde düzenlenen 3. Ortak Akıl Arama Toplantısı sonucunda toplanan Yönetim Kurulu, aşağıdaki kararlarını (yedi madde) kamuoyu ve örgütümüzle paylaşmaktadır:

1. Bir toplumu yok etmenin en kolay ve en etkili yolu o toplumun dilini yok, manipüle etmektir. Bu bağlamda bizler Çerkes dillerinin bütünlüğünün ve sürekliliğinin korunması konusuna büyük önem verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Dili olmayan bir toplum öksüz kalmıştır. Çerkes toplumunun, ana değerlerine sahip çıkmakta göstereceği azim hem dilin hem de kültürün yaşatılmasında büyük önem taşımaktadır.

2. Çerkes toplumumuz 148 yıl evvel yaşadığı trajik bir soykırım ve sürgünün sonucu diliyle, kültürüyle yok olma aşamasına gelmiştir. Bu yok oluşu önleme amacıyla veya en azından yavaşlatmak için önlemler alınması gerekmektedir. Bu konuda köklerinin hâlen yaşadığı anavatan ile ilişkiler ve anavatandaki demografya sorunları çok önemlidir. Bu bakımdan bu konularda sorunlar tespit edilerek çözüm önerileri sunulmuştur.

3. Asimile edici politikaların bir neticesi olarak geniş bir coğrafyada dağınık iskân edilme, mevcut koşullarda şehirlere göç neticesinde Çerkes köylerinin boşalması ve şehre göçen ailelerin birbirinden kopuk yaşamak zorunda kalması, asimilasyonu hızlandıran en önemli etmenlerdendir. Ayrıca etnik toplulukların temel hak ve özgürlüklerine yönelik inkâra dayalı politikalar asimilasyonda bir diğer önemli etmendir. Bu sorunla ilgili olarak sivil toplum örgütlerimizin şu çalışmaları yapması önerilmektedir: şehirlerde Çerkes toplumunun bir arada yaşamasını sağlayacak toplu yerleşim birimlerinin kurulması; yurt, dershane ve üniversite öğrencileri için daire kiralanması gibi uygulamaların süratle hayata geçirilmesi; etnik kültüre yönelik kısıtlayıcı yasaların değiştirilmesi yönünde çalışılması, bu bağlamda Çerkes okullarının açılması veya okullarda Çerkesçe derslerinin müfredata konması için girişimlerde bulunulması.

4. Çerkesler çok uzun süren savaş ve arkasından yaşadığı sürgün sonucunda sahip olduğu tüm ekonomik imkân ve kaynaklarını yitirmiştir. Gerek anavatanda gerek diasporada yaşayan Çerkeslerin tamamına yakınının köylerde yaşaması ve Khabze'mizin de paraya değer vermeyi ayıplaması ticaretten tamamen uzak kalmalarına neden olmuştur. Dolayısıyla zengin insanlarımızın sayısı azdır; olanların büyük kısmı camiamızın ve kurumlarımızın içinde yer almamaktadır. Dayanışma, birlikte iş yapma bilinci zayıftır. Orta ve uzun vadede mevcut iş adamlarımızı derneklerimiz ve federasyonumuzla yakınlaştıracak politikalar izlenmeli, projeler üretilmelidir. Kısa ve orta vadede Federasyonumuza mali imkân sağlayacak çalışmalar hayata geçirilmelidir; mail order sisteminin yaygınlaştırılması, Nart Dergisi için reklam ve abone sayısının artırılması yanında özel projeler üretilmesi gerekmektedir.

5. Asimilasyonun sona ermesi için Türkiye'de yeni bir demokratik anayasanın toplumsal uzlaşı ile kabulü; bu anayasa hazırlanırken KAFFED'in TBMM'ye sunduğu dokümanda belirtilen Demokratik Hak ve Taleplerin kabul edilmesi; anavatanda anadilde eğitimin yaygınlaştırılması ve bilim dili olarak kullanılması, anadilde kesintisiz yayın yapan TV ve radyo yayınlarının diasporadan da izlenebilecek hâle getirilmesi; demografi sorununun çözümü için nüfus sayımlarında kesin ve doğru verilerin sağlanması; anavatanda siyasi temsil ve demografi konularının çözümü için anavatan ve muhaceretteki dönüş hakkının tanınması, nüfus artışının teşvik edilmesi, geriye programlı dönüş politikalarının geliştirilmesi; çifte vatandaşlık, mülkiyet hakları ve yerleşim ile ilgili yasal düzenlemelerin uluslararası standartlara ulaştırılması; Türkiye ve anavatanda STK'ların karar alma mekanizmalarına aktif katılımı sağlanırken siyasi partilerle organik bağlılıklar kurulmasından kaçınılması; RF içerisindeki federal cumhuriyetlerimizin bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti tarafından üst düzeyde muhatap alınması için girişimlerde bulunulması, Abhazya'nın tanınması ve ulaşım ambargosunun kaldırılması; Abhazya ve Kuzey Kafkasya'da adalet mekanizmalarına ve yargıya yönelik güven tesisi için diaspora ve anavatandaki STK'ların davaları takibi ve kamuoyuna duyurması; insan hakları derneklerinin çalışmalarının takip edilmesi; yolsuzluk ve yozlaşmanın hukuki olarak tasfiyesi için çalışılması; demokratik hakların yetersizliğinin giderilmesi, pozitif ayrımcılık uygulamalarının kolay olmaması ve tarihsel eşitsizliklerin düzeltilebilmesi için Abhazya ve RF içindeki Cumhuriyetlerde sürgün ve soykırımın tanınması, Anavatana dönüş hakkının anayasal hak olarak kabulü; dini inançlar ve uygulamalar üzerindeki baskıların kaldırılması, inançların devlet eliyle sömürülmesine izin verilmemesi, şiddet eylemlerinin devlet içindeki uzantılarının tespiti ve cezalandırılması.

6. Anavatandan sürgünle beraber Türkiye diasporasını oluşturan toplumumuz, özellikle Cumhuriyet ile beraber birçok sıkıntıya rağmen örgütlenme çabalarını sürdürerek geleneksel kültürünü ve kimliğini korumaya ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu üstlenmiştir. STK'larımız yaygın olarak dernekler şeklinde yerel, ulusal, uluslararası düzeyde ağlar kurmaya çalışırken sosyo-ekonomik, politik, siyasal sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Çözüm olarak "ne kadar örgütlüysek o kadar güçlüyüz" anlayışıyla, bölge, ülke, diğer ülke diasporaları ve anavatan ile organik bağlar kurmuş, Çerkes toplumunu hiçbir ayrım yapmadan kucaklayan güçlü, etkin, dinamik ve demokratik işlerliğini kazanmış örgütlenme yönteminin hayata geçirilmesi, örgütsel birliğin sağlanmasıdır. Medya ve iletişim kanallarının örgütlenme ve tanıtım yönünde en etkin şekilde kullanılması gerekir.

7. Bize göre Khabze, Çerkes toplumunun yaşamını tanzim eden, tanımlayan ve belirleyen bir bütünsel kurallar dizinidir; başka bir deyişle toplumun ruhudur. Binlerce yıllık bilgi ve deneyimin tarih içerisinde işlenip geliştirilerek toplumsal hayata uygulanagelmiştir. Ancak yaşanan uzun yıllar süren savaşlar, trajik sürgün ve uğranılan ağır asimilasyonlar sonucu büyük kırılmalara uğramış ve büyük ölçüde günümüz yaşantısında uygulanmaz hâle gelmiştir. Toplumumuzun yeniden kimlik inşası çabaları çerçevesinde Khabze'yi modernize ederek yeniden uygulanabilir hâle getirilebileceğine inanıyoruz.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

GZFT (SWOT) Analizi Çıktıları — Çerkes Toplumu (3. Çalıştay)

Çerkes Toplumunun Güçlü Yönleri

  • Güçlü bir kültüre sahip olmak.
  • Örgütlü olmak.
  • Aile bağlarının güçlü oluşu.
  • Çerkes denilince dürüst ve güvenilir gibi sıfatların akla gelmesi.
  • Toplumda kadın ve erkeğin bir arada olabilmesi.
  • Akraba evliliği ve aile içi şiddetin olmayışı.
  • Saygı ve sevginin çok yüksek olması.
  • Toplumsal olaylardaki sosyal dayanışma.
  • KAFFED gibi, dünyadaki en büyük örgütlerden birine sahip olması.
  • Güncel devlet yönetiminin Çerkeslerce yüzyıllar öncesinde kurulmuş olması.
  • Çerkeslerin bireysel başarılarının varlığı.
  • Yeryüzünde hapishanesi olmayan tek toplum olması.
  • Örf ve adetlerin, kişisel gelişim çabalarının, etik kurallarla örtüşmesi.
  • Mücadele ve savaşmayı biliyor olmak.
  • Paylaşımcı, özürlü oranı yok denecek kadar az, saygın bir toplum olması.
  • Toplumda hâlâ toplumdan umudunu yitirmemiş bireylerin olması.
  • Kültürün suç önleyici unsurlar taşıması.
  • Otokontrolü yüksek bir toplum oluşu.
  • Batı tipi bir feodalizm sürecinden geçmiş olmak.
  • Ayıp (yemug) anlayışının hâlâ geçerli olması.
  • İlişkilerde menfaatin olmayışı.
  • Gönüllülük ve hayırseverliğin fazla oluşu.
  • Açgözlü bir toplum olunmayışı.
  • Anavatanla ilişkilerin artması.
  • Vaat edilmiş topraklar anlayışının olmayışı.
  • Dünyanın gıpta ettiği dans kültürünün olması.
  • Misafirperver olmak.
  • Khabze geleneğinin yaşatılıyor oluşu.
  • Anavatanında dil ve kültürü yaşatacak varlık ve değerlerin oluşu.
  • Yerleşim birimlerinin özgün oluşu.
  • Leziz ve marka değeri olan bir yemek kültürü oluşu.
  • Bölgesel ve örgütsel ağların varlığı.
  • Bireyler arası dayanışmanın üstün oluşu.
  • Özerk cumhuriyetlerin olması.
  • Dünyanın her yanına dağılmış olmak.
  • Rusya Federasyonu'nun pozitif ayrımcılık uyguluyor oluşu.
  • Şanslı bir toplum oluşumuz.
  • Çok iyimser bir toplum oluşumuz.
  • Enerjik ve atgözlükçü olmayan bir toplum oluşu.
  • Teknik imkânları iyi kullanabilmemiz.
  • İyi eğitimli genç sayısındaki artış.
  • İçinde yaşanan topluma oranla eğitim düzeyinin daha yüksek olması.
  • Sayılı mitolojilerden birine sahip olmak.
  • Bastırılmış duyguların olmayışı.
  • Bazı bölgelerde geleneksel kültürün yaşatılıyor oluşu.
  • Kadın erkek ilişkilerinde kaç-göç geleneğinin olmayışı.
  • Kendini beğenen bir toplum olması.
  • Genetik özelliklerimiz.
  • Çevreci bir toplum olunması.
  • Orijinal bir ses yapısına sahip bir dile sahip olmak.
  • Kadın ve çocukların toplumda özel statüsünün bulunması.
  • Savaşçı olmak ancak kavgacı olmamak.
  • Kötülük karşısında pes etmemek.
  • Yaşlılara büyük değer verilmesi.
  • Hiçbir bireyin toplumdan dışlanmaması.
  • Kadınların engellere rağmen çok dirençli olmaları.
  • Bakımevlerinde olan Çerkesin olmaması.
  • Suç oranının çok düşük olması.
  • Eğlenceyi yaşam biçimi hâline getirmiş olmak.
  • Birbirimize olan güven.
  • Hitabet sanatını iyi bilen bireylerde oluşması.
  • Devletten talepte bulunabiliyor olmak.
  • Diplomasiyi iyi bilmek.
  • Her olumsuzlukta bir iyi taraf görebilme becerisi.
  • Yüksek bir kültürel mirasa sahip olmak.
  • Yazılı olmayan güçlü kuralların oluşu.
  • Temiz bir toplum olmamız.
  • Destan, fabl ve sözlü edebiyatın güçlü oluşu.
  • Büyük organizasyonlar yapabilme yeteneği.
  • Sürgün bilincinin yükselmesi.
  • Sülde kavramının bulunması.
  • Onuruna düşkün bir toplum olmak.
  • Farklı kültürlere ve insanlara olan hoşgörülülük.
  • Hayal gücü yüksek bir toplum olmak.
  • Atı, iti, darıyı evcilleştiren toplum olunuşu.
  • Soyadı kavramının ilk kez Çerkeslerce kullanılıyor oluşu.
  • Çerkezliğin ne olduğunu bilen yaşlıların bulunuyor oluşu.
  • Kendi zaaflarımıza gülebilmemiz.
  • Gençlerin ortak ortamlarda buluşabilmesi.
  • Küçük mahkemeler kurarak kurumlarını irdeleyebilmek.
  • Esprili bir toplum olmak.

Çerkes Toplumunun Geliştirilmeye Açık Yönleri

  • Asimilasyon ile ilgili sorun yaşanması.
  • Eğitim ile ilgili sorun yaşanması.
  • Güven ile ilgili sorunların varlığı.
  • Halkın taleplerinin olmayışı.
  • Kendi aramızdaki iletişim bozukluğu.
  • Muhaceret sorununun varlığı.
  • Kadınların toplumsal hayatta eskisi kadar güçlü olmayışı.
  • Fazlasıyla içine kapalı bir toplum oluşu.
  • Özgün üretimsizlik.
  • Toplum içinde haklarının olduğunun ve neler elde edebileceğinin bilincinde olunmaması.
  • Yeterli tarih bilgisinin olmaması.
  • Ekonomik sorunların varlığı.
  • Asimilasyona karşı yeterli bilinç olmaması.
  • Asimilasyon sonucu kimlik bilincinin kaybolması.
  • Dünyadaki Khabze'nin tanıtılmaması ve halktan uzak kalmak.
  • Aşırı sadakatli olmak.
  • Uluslaşmamış olmak.
  • Aidiyet duygusunun kaybolması.
  • Halkın sorunlara karşı ilgisizliği.
  • Derneklere uzak kalmak.
  • Genel olarak kimlik bilincinin kaybolması.
  • Kişisel egoların öne çıkması.
  • Ulus devletler içinde hapsolmuş olmak.
  • 80 yıldır uygulanan asimilasyon politikası.
  • Örgütlü olmayışımız.
  • Sorunlara karşı duyarsızlık.
  • Siyasal temsil hakkına sahip olmamak.
  • Sosyal, kültürel, akademik alanlarda örgütlenememek.
  • Birlik beraberlik ile ilgili kopukluk.
  • Dil problemi, gençlerin bir araya gelmemesi.
  • 150 yıllık travmanın sona ermeyişi.
  • Ana yurdundan uzak olması.
  • Sindirilebilir bir toplum olmak ve diğer toplumlara çabuk adapte olmamız.
  • Ticari ilişkilerin olmayışı.
  • Toplu yerleşim yeri dışında yaşamamız.
  • Toplumda kimliğe sahip olmayışı.
  • Talepkâr olunmaması.
  • Çifte vatandaşlık ve Anavatana ulaşmada zorluklar.
  • Gelecek planlamasında yetersiz kalınması.
  • Farklı coğrafyalarda dağınık yaşıyor olmak.
  • Dili her yerde kullanamamak.
  • Özgüven eksikliği.
  • Emik bakış açısı, kimlik nasıl ifade ediliyor tanımlı değil.
  • İtaatsizlik ve lider ruhlu bireylerden oluşması.
  • Devlet kademelerinde yeterli lobi faaliyetlerinin olmayışı.
  • Sürekliliği olmayan örgütsel yapı.
  • Güncel-geleneksel çatışmanın varlığı.
  • Yakın tarihimizin bilinmeyişi.
  • Kendimizi dış dünyaya ifade edememek.
  • Kültürü yaşatma, sorumluluk ve disiplinde eksiklik.
  • Khabze'yi yeniden üretememe, bugünkü dünya ile ilişkilendirememe.
  • Farklılıklara tahammül edemeyen bir ülkede yaşıyor olmak.
  • Tarihi ve kültürü öğrenecek yeterli kaynakların olmayışı.
  • Anavatanla yeterli iletişimin olmayışı.
  • Çözümlerde birlikteliğin olmayışı.
  • Asimilasyon sürecinin tamamlanması-devam ediyor oluşu.
  • Ekonomik örgütlenme yapısının olmaması.
  • Ekonomik olarak birbirimizi desteklemememiz.
  • Siyasi yaptırımın olmayışı.
  • Örgütsüzlük.
  • Umutsuzluk.
  • Ulusalcılık.
  • Baskın kültürlere karşı yaptırım sınırının belli olmaması.
  • Dil bilenlerin öğretmemesi.
  • Din birliği oluşu.
  • Toplumda diğer lehçelerin de olması.
  • Farklı alfabelerin var olması.
  • Çerkes kimliği tanımının olmaması.
  • Diğer kültür gruplarıyla ve bileşenleriyle iletişimsizlik olması.
  • Yönetimsel tecrübemizin olmaması.
  • Siyaset bilmemek.
  • İdeolojik davranarak farklı dünya görüşlerini ötekileştirmek.
  • Dili bilenlerin dili kullanmayışları.
  • Dil müfredatının olmayışı.
  • Sanatçıların onore edilmeyişi.
  • Anavatandaki ülkelerin ortak hareket edemeyişi.
  • Uydu yayınının ve yayın altyapısının olmayışı.
  • Stockholm sendromunun varlığı.
  • Gençler ve yaşlılar arasındaki kuşak çatışması.
  • Kraldan çok kralcı olmak.
  • Güçlü bir varoluş stratejisinin oluşturulamaması.
  • Eldeki imkânların yeterince kullanılmaması.
  • Khabze'nin güncellenmemesi.
  • Anavatanla olan ilişkilerin yetersiz oluşu.
  • Toplum içerisindeki zararlı unsurların ayıklanamaması.
  • Anavatan ve muhacirlerin siyasi algı farklılığı.
  • Makh toplumu olmak.
  • Diaspora arası iletişimde koordinasyon eksikliği.
  • Yaşadığımız ülkede kendini yeterli ifade edememe.
  • Kurumlarımıza yapılan mesnetsiz saldırılar.
  • Radikal bazı dinci grupların Khabze kurallarını dini kurallarla çatıştırır hâle getirmesi.
  • Mikro milliyetçi yaklaşım.
  • Geriye dönüş politikasının olmaması.
  • Yabancılarla evliliğin artması.
  • Entegre olmak uğruna farkında olmadan asimilasyon zehrini içmemiz.
  • Ticarete mizacı uygun olmayan toplumun ekonomik olarak geri kalması.
  • Geç yaşta evlenmek ve az çocuk yapmak.
  • Örgütsüz kesimin nabzının tutulamaması.
  • Küresel ve bölgesel güçlerin Kafkasya üzerindeki hesapları ve yansımaları.
  • Feodal kibirlerimiz.
  • Özeleştiri yapmamamız.
  • Derneklerin üye sayılarındaki yetersizlik.
  • İstatistiksel verilerin olmayışı.
  • Kültürü yaşatma kararlığında olanların sayısının az olması.
  • Bazı derneklerin siyasi partilerin arka bahçesi olması.
  • Dernek faaliyetlerinin güncel olmaması.
  • Dil eğitimi konusundaki yasal engeller.
  • Örgütlerin mali sorunları.
  • Köylü ve kentlilerin beklentilerinin farklı oluşu.
  • Kavram kargaşasının olması, ağız birliğinin olmaması.
  • Farklı istekleri ifade etmede yaşanan zorluklar.
  • Üye aidatları dışında kaynak olmaması.
  • Yönetimlerin Çerkesleri Rusya'ya karşı bilemesi.
  • Türkiye'deki Çerkeslerin sistemle çatışmaması.
  • Bayrağı devralacak gençlerin eksik oluşu.
  • Folklor dışında kültürel çalışma yapılmayışı.
  • Eğitim sistemindeki sınav sisteminin gençlerin hedefini saptırması.
  • Toplumsal yüzleşmenin olmayışı.
  • Türkiye'deki diğer etnik unsurların maşalığını yapmak.
  • Kadın temsilinin az oluşu.
  • Değişen paradigmaların varlığı.
  • Kendi aydınını yetiştirememesi, yetişenin Türkiye aydını oluşu.
  • Derneklerin gençlerin duyarlılıklarının artmaması.
  • Terörist olarak algılanma korkusu.
  • Diaspora toplumu olmaktan kaynaklanan köksüz olma sorunu.
  • Büyüklerin araya koyduğu mesafe.
  • Örgütlerde genç ve kadın kotasının olmaması.
  • Türk tarihinde Çerkesler hakkında yanlış bilgilendirmelerin oluşu.
  • Feodal yapının bazı bölgelerde hâlâ işliyor olması.
  • Kendimiz için siyaset üretemeyişimiz.
  • Feodal yapıdan çekirdek aileye dönülmemesi.

Çerkes Toplumunun Önündeki Fırsatlar

  • Türkiye'de demokratikleşme yolunda atılan adımlar.
  • Gençlerin kültürel faaliyetlerinin daha fazla oluşu.
  • Sovyetlerin yıkılmasıyla Anavatanla ilişkilerin artması.
  • Yeni anayasaya müdahil olabilmek.
  • Dünyanın küçülmesi.
  • İletişim olanaklarının artması.
  • Siyasi organlarla daha sık temas.
  • Örgütlerin siyasallaşmaya başlaması.
  • Kimlik bilincinin artması.
  • Soykırım ve sürgün gibi olguların dünyada da sorgulanıyor oluşu.
  • 21 Mayıs'ın anılıyor oluşu.
  • İnternet sayesinde örgütlenme faaliyetlerinin hızlanması.
  • Yeni fonların ortaya çıkması.
  • Örgütlü çalışma bilincinin ortaya çıkması.
  • Okumuş insan kaynaklarına sahip olmak.
  • Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin artışı.
  • Rusya ile vizenin kalkması.
  • 2014 Soçi Kış Olimpiyatları.
  • Derneklerin ve federasyonların bulunması.
  • Demokratikleşmeye atılan adımlar.
  • Teknolojinin dil öğreniminde yarattığı fırsatlar.
  • Örgütlenme bilincinin artması.
  • Anavatana daha fazla üniversite öğrencisi gönderilmesi.
  • Dış kaynakları kullanmayı öğrenme.
  • STK'ların toplumsal yaşamda güçlerinin artması.
  • Abhazya'nın bağımsızlığını kazanması.
  • Yazılı ve görsel eserlerin dünyada artması.
  • Yurtdışı STK'larla iletişimin artması.
  • Facebook'un yarattığı örgütlenme ve haber akışı.
  • AB kriterlerinin Türkiye'ye dayattığı durum.
  • Khabze ve geleneklerin hâlen yaşıyor oluşu.
  • Çerkes akademisyenler ve Kafkasya hakkında yapılan araştırmaların artması.
  • TV ve radyoda daha fazla süre yer alabilmek.
  • Anadil kurslarının açılmış olması ve daha fazla kişinin okuyup yazması.
  • Üniversitelerde anadil ile ilgili bölümlerin açılması.
  • Türkiye'de bir Çerkes müzesinin bulunuyor oluşu.
  • Ticari hayata atılan Çerkes iş adamlarının artması.
  • Gençlerin Kafkasya'ya geziler düzenlemesi.
  • Devletin ekonomik imkânlarından yararlanılması.
  • Toplumun artık sokağa çıkabilmesi ve Suriye'deki kargaşa ortamı.
  • Rusya'daki üniversitelerde kontenjan ayrılması.
  • Çerkes yayın faaliyetlerinin artıyor oluşu.
  • Baskıcı rejimlerin yıkılıyor oluşu.
  • Ortak çalışma kültürünün başlaması.
  • Rusya Federasyonu "Soydaşlar Yasası"nın çıkması.
  • Devlet arşivlerinin açılıyor oluşu.
  • Tarihle yüzleşmenin Çerkeslere olan faydaları.
  • Köylere bilinçli geri dönüşlerin başlaması.
  • Diasporadaki 150 yıllık saygın duruş.
  • Dar milliyetçilik kavramının çabuk aşılmış olması.

Çerkes Toplumunun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler

  • Soçi Olimpiyatları.
  • Demokrasiden uzaklaşmak.
  • Kendi içimizdeki çok bilmişlik.
  • Türkiye'de etnik bir çatışmanın çıkması.
  • Kafkasya'da etnik bir çatışmanın çıkması.
  • Anavatandaki cumhuriyetlerin asimilasyona uğraması.
  • Kitle iletişim araçlarının kötüye kullanımı.
  • Anavatandaki cumhuriyetlerin güç kaybı.
  • Asimilasyonda globalizm.
  • Gençlerin anadillerini bilmiyor oluşu.
  • İsteklerimizi topluma aktaramamak.
  • Çok konuşup az iş yapmak.
  • Güç odaklarının manipülasyonları.
  • Çerkez dillerinin kaybolan diller arasında yer alması.
  • Kimliği yaşama ihtiyacının ortadan kalkması.
  • Çerkes olma bilincinin taban yapması.
  • Türkiye'de milliyetçi kesimin demokratik açılımı bir tehdit olarak görmesi.
  • Çerkes nüfusunun çoğunun diasporada yaşaması.
  • Siyasi liderin olmayışı.
  • Çoğunluğun kentlerde yaşaması.
  • Rusya Federasyonu'nun üniter bir devlet yapısına girmesi.
  • Türkiye'deki Çerkeslerin Türk milliyetçisi olması.
  • Nüfusun giderek azalması.
  • Radikal dinci unsurun ağırlık kazanmaya başlaması.
  • Dahili ve harici Çerkesleri bölme girişimlerinin başarılı olması.
  • Kafkasya'daki küresel faaliyetlerin çoğalması, Rusya'da otoriter bir politika doğması.
  • Dili kullanabilecek kurumsal bir yapının olmayışı.
  • İçeriden yapılan provokatif engeller olması.
  • Bireyciliğin artması.
  • Kültürel çeşitlilik ve etnisitenin yükselen değer olmaktan çıkması.
  • Yeni anayasa çalışmalarının sekteye uğraması.
  • Çelişkilerin çok fazla olması.
  • Aynı tarihi paylaşamıyor oluşumuz.
  • Kasıtlı bilgi kirliliği.
  • Kafkasya cumhuriyetlerinin dağınık yapısı.
  • Diasporada yaşayanların orada yaşamayı kabullenmiş olması.
  • Küresel kültür ve kimlik kaygılarının değişmesi.
  • Yetişmiş gençlerin yurt dışına göçü.
  • Abhazya'nın tanınmasının önündeki engellerin kalkmaması.
  • Çerkesçe bilmeyen Çerkeslerin hızla artması.
  • Bizden olmayan güçlerin Çerkesleri kullanması.
  • Rusya'nın gayri demokratik davranışlarındaki artış.
  • Yabancı evlilikler.
  • Kafkasya'nın radikal İslam tarafından kullanılması.
  • Dini kimliğin etnik kimliği baskılayan şekilde yükselişi.
  • Fişlenmek, yaftalanmak gibi korkular.
  • Kurumların dışında inisiyatif alanların çoğalması.
  • Türkiye'de yaşayan etnik grup taleplerinin Çerkes taleplerinin önüne geçmesi.
  • Kendi ürettiği değil başka odakların ürettiği politikalar ile konumlanmak zorunda kalmak.
  • Dilin kullanım azlığı nedeniyle Çerkes düşüncesinin olumsuz etkilenmesi.
  • Köylerin boşalması, çevre köylerdeki nüfus artışı.
  • Rusya'nın Kafkas demografik yapısını değiştirmeye çalışması.
  • Kafkasya'da yaşayanlarla diasporadaki hedef farklılığı.
  • Yaşanan coğrafyada diğer etnik gruplarla empati ve dayanışma içinde olmamak.
  • Anadilde konuşup başka bir dilde ifade etmek.
  • Türkiye üzerinde Çerkes lobisinin etkisiz olması.
  • Ekonomik gelişmişliğin yetersiz olması.
  • Şehirlerde yaşayan Çerkes gençlerin kültürlerini unutmaları.
  • İçimizdeki Rus düşmanlığı.
  • Kafkas bilim adamlarının faili meçhul cinayetlere uğramaları.
  • Görsel yayınların sadece popüler kültüre aktarılması.
  • Çifte vatandaşlığın hayata geçirilememesi.
  • Feodal yapının varlığı.
  • Kimlik bilinci yerine ırkçılığa yönelmek.
  • Diasporada dağınık coğrafi yapı.
  • Baskın bir kültürün egemen olduğu toplumda çok kültürlü olmak.
  • Rusya'nın, Türkiye'den dönüş yapanları tehdit olarak algılaması.
  • İfade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik eğilimin artışı.
  • Büyük şehirlerdeki ulaşım sorunu.
  • Bürokraside çalışan Çerkeslerin kendilerini ifade ettiklerinde dışlanma korkusu.
  • Dışlanma korkusuyla kendi insanına ve kültürüne yabancılaşma.
  • Rusya Federasyonu'nda İslamofobi artışı.
  • Kafkasya'daki istenmeyen olayların kaynağının Çerkesler olarak gösterilmesi.
  • Gürcistan gibi devletlerin diasporada bozgunculuk yapma girişimleri.
  • Rusya'nın şu anki politikasından vazgeçmesi ve Gürcistan'la işbirliği yapması.
  • Türkiye'de uygulanan eğitim sistemi nedeniyle kimlik bunalımına girmek.
  • Merkezi örgütün taban yayılmamış olması.
  • Dünyada liberal ve muhafazakâr ideolojilerin artması.
  • Ezilen halkların haklarını savunan kesimin azalması.
  • Anavatanın turizm bölgesi ilan edilmesi.
  • Yaşanan demografik olumsuzluklar.
  • Rus milliyetçiliğinin artması.
  • Kafkasya'ya dönüşün altyapısının güvence altına alınmaması.
  • Kafkasya cumhuriyetlerine dönüşün yeterli güvence verilmemesi.
  • Konuşulan sorunların sorun olarak algılanmaması.
  • Kafkasya'da yapılan misyonerlik faaliyetleri.
  • Türkiye'deki Çerkes algısının "asker-polis-mafya" olarak algılanması ve buna mesafeli davranmak.
  • Kafkasya'da yaygınlaşan alkol ve uyuşturucu tüketimi nedeniyle genç ölümler.
  • Toplumun dini değerlerinin göz ardı edilmesi.
  • Kafkaslardaki okullarda din eğitiminin doğru verilmeyişi.
  • Emperyalizmin Ortadoğu ve Kafkaslara müdahalesi.
  • Sorunların başkaları tarafından çözüleceği beklentisi.
  • Nüfus artışının düşük olması.
  • Kafkas Cumhuriyetleri'nde koltuk gücü sayısının az olması.
Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

A. Anadil ve Eğitim ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Katılımcılar, "Çerkes Toplumunun Geliştirilmeye Açık Yönleri" ve "Çerkes Toplumu'nun Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler" çalışmalarından yola çıkarak ana sorun alanlarını şöyle belirlemiştir: A. Anadil ve Eğitim ile İlgili Sorunlar, B. Anavatan İle İlişkilerde Yaşanan Sorunlar, Ç. Kimlik, Asimilasyon ve Toplumsal Bilinç ile İlgili Sorunlar, D. Toplumun Ekonomik Faaliyetleri ile İlgili Sorunlar, E. Siyasi Temsil, Demokratik Hak ve Talepler ile İlgili Sorunlar, F. Örgütlenme, İletişim ve Medya ile İlgili Sorunlar, G. Khabze ile İlgili Sorunlar.

Sorun A1. Dil eğitiminin yasal düzenlemeye tabi olmayışı. Çözüm Önerisi: KAFFED'in yeni anayasa çalışmaları için Anayasa Komisyonuna sunmuş olduğu anadil taleplerinin takip edilmesi ve yasal güvenceye alınması. Parti yönetimlerine ve parti tabanlarına ziyaretler yapılarak toplumun dille ilgili genel taleplerinin iletilmesi (O.V.).

Sorun A2. Dil eğitiminin devlet eliyle yapılmaması ve üniversitelerde Adigece-Abhazca filoloji bölümlerinin olmayışı. Çözüm Önerisi: A2.1 Dil eğiticilerinin yetiştirilmesi, görevlendirilmesi ve devlet memuru statüsünün kazandırılması (U.V.). A2.2 Anadil eğitimi almak isteyen öğrenci olmayan kimselerin eğitimlerinin halk eğitim merkezlerince sağlanması (U.V.). A2.3 Türkiye'deki üniversitelerde filoloji eğitimi veren bölümlerin açılması (U.V.).

Sorun A3. Eğitim materyali desteğinin olmayışı. Çözüm Önerisi: Tüm kademelerdeki öğrencilere dil eğitimi için gerekli tüm materyallerin devlet eliyle sağlanması ve ücretsiz dağıtılması (U.V.).

Sorun A4. Yetişmiş dil eğitmenlerinin olmayışı. Çözüm Önerisi: Dil eğitmenlerinin seminerler vasıtasıyla yetiştirilmesi (O.V.).

Sorun A5. Türkiye genelinde dil müfredatının olmayışı. Çözüm Önerisi: Devlet tarafından anayurda personel gönderilerek akademisyenlerle gerekli çalışmaların yapılması ve seviyeler bazında müfredatların hazırlanması (U.V.).

Sorun A6. Derneklerimizde dil eğitimine uygun fiziki yapıların uygun olmayışı. Çözüm Önerisi: Bu konuda gerekli desteği almak için yerel yönetimlere başvuruda bulunulması ve gerekli desteğin sağlanması (K.V.).

Sorun A7. Anadil bilen önemli bir kesimin okuma yazma bilmemeleri. Çözüm Önerisi: Halk eğitim merkezleri ve dernek işbirliğiyle anadilini bilen kimselerin kurslar aracılığıyla yetiştirilmesi (K.V.).

Sorun A8. Adigece-Abhazca ana dile yönelik yazılı ve görsel medya yayınının olmayışı. Çözüm Önerisi: A8.1 Devlet eliyle sürekli yayın yapan televizyon kanalının açılması (U.V.). A8.2 Kurumlarımızın çıkardığı yayın organlarında anadilde yazıların yer alması (K.V.).

Sorun A9. Aile içi, sosyal hayat ve kurumsal alanlarımızda anadilin kullanılmaması. Çözüm Önerisi: A9.1 Basın ve yayın organları vasıtasıyla anadilde konuşmanın teşvik edilmesi (O.V.). A9.2 Federasyon kanalıyla basılacak anadilin önemini vurgulayan afiş ve broşürlerin derneklere dağıtılması (K.V.). A9.3 Anadilde atasözlerinin dernek binalarında belirli dönemlerde güncellenerek kullanılması (K.V.). A9.4 Derneklerdeki eşya adlarının anadilde yazılarak üzerlerine yapıştırılması (K.V.). A9.5 Dernek panolarında anadilde karikatür ve kısa yazıların kullanılması (K.V.). A9.6 Dernek aktivitelerinde halk oyunlarının yanı sıra anadilde koro, tiyatro, şiir ezberleme ve okuma çalışmalarının yapılması (K.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Öğrenim kolaylığını sağlamak için öğretimde Kiril ve Latin alfabesi beraber kullanılmalıdır. Çerkeslere hitap eden öğretmenlerin ve imamların Çerkesçe konuşması gerekmektedir. Sadece anadil öğretimi değil, anadilde eğitim talep edilmelidir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

B) Anavatan ile İlişkilerde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun B1. Anavatanda demografi ve dönüş sorunu. Çözüm Önerisi: Çerkes nüfusunun az olması anavatandaki cumhuriyetlerin ortak sorunudur; dönüş en etkin çözüm önerisidir, bu nedenle dönüşü hızlandırmak ve teşvik etmek gerekir. B1.1 Dönüşü hızlandırmak amacıyla anavatandaki sosyal ve ekonomik koşulların tanıtılması; basılı ve görsel materyallerin üretilmesi ve diasporadaki Çerkes halkına ulaştırılması (K.V.). B1.2 Dernekler kanalıyla uygun ortamlarda tanıtım programları düzenlenerek halkın bilinçlendirilmesi (O.V.). B1.3 Anavatan ve kimlik bilincini uyandıran ve geliştiren çalışmaların yapılması (K.V.). B1.4 1 Ağustos dönüş gününde çeşitli etkinlikler gerçekleştirilerek dönüşün teşvik edilmesi (O.V.). B1.5 Dönüşe karar veren kişilerin dönüş sürecini kolaylaştıracak organizasyonların diasporada ve anavatanda oluşturulması, Rusya Federasyonundaki mevcut fonların etkin kullanılması (U.V.). B1.6 Dönüşle ilgili bürokratik işlemler konusunda diasporanın bilgilendirilmesi (K.V.). B1.7 Dönüşü gerçekleştirenlerle bir belgesel hazırlanarak diasporada yayınlanması (U.V.). B1.8 Dönüş konusunda KAFFED ve Türkiye'deki derneklerle anavatandaki ilgili birimlerin irtibatının sağlanması (O.V.). B1.9 Rusya Federasyonunca yayınlanan soydaşlar yasasının sağladığı imkân ve koşulların Çerkes halkına duyurulması (O.V.). B1.10 Rusya Federasyonu'nun nüfus artışını teşvik amacıyla çıkardığı yasanın tanıtılması (O.V.). B1.11 Anavatanda çalışan diaspora halkının sosyal haklarının korunması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması (U.V.). B1.12 Çifte vatandaşlık konusu iki ülkenin mevzuatlarına uygun değildir, ancak defakto uygulamalar sorunsuz devam etmektedir.

Sorun B2. Anavatanda yüksek öğrenim ve öğrenci sorunu. Çözüm Önerisi: Anavatana öğrenci göndermenin nüfus açığını giderme konusunda etkili yöntemlerden biri olacağı düşünülmektedir. B2.1 Anavatandaki yüksek öğrenim kurumlarının tanıtılması (O.V.). B2.2 Öğrenim koşulları konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi (O.V.). B2.3 Anavatanda yüksek öğrenimin getireceği imkân ve avantajların tanıtılması (O.V.). B2.4 Anavatandaki üniversiteleri tanıtmak için tanıtım turları düzenlenmesi (O.V.). B2.5 Eğitim fuarlarına anavatandaki üniversitelerden tanıtım standlarının açılması (O.V.). B2.6 Öğrencilere psikolojik danışman ve rehberlik hizmeti verilmesi (O.V.). B2.7 Kafkasya'daki yurt olanaklarının iyileştirilmesi (U.V.). B2.8 Diploma denkliği konusunda iki ülkedeki üniversiteler arasında ciddi bir sorun olmadığı bilinmektedir.

Sorun B3. Anavatanın diasporada yeterince tanınmıyor olması. Çözüm Önerisi: B3.1 Anavatanın tarihi, coğrafyası ve turistik özelliklerini anlatan görsel materyallerin hazırlanarak kamuoyuna dağıtılması (U.V.). B3.2 Abhazya'ya uygulanan ulaşım ambargosunun kaldırılmasının sağlanması (O.V.). B3.3 Abhazya'nın Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınması için politika üretilmesi (U.V.). B3.4 Kardeş köy, kardeş şehir uygulamalarının yapılması (O.V.). B3.5 Derneklerimizdeki çocuk ve genç grupları için anavatan ziyaretlerinin planlanması (O.V.). B3.6 Karşılıklı turizm faaliyetlerinin profesyonel olarak gerçekleştirilmesi (O.V.). B3.7 Önemli kültür insanlarının kurumlar aracılığıyla davet edilmesi (K.V.). B3.8 Tanıtıcı materyallerin köy muhtarları vasıtasıyla bütün köylere ulaştırılması (O.V.). B3.9 Türkiye'de yayın yapan TV kanallarının Kafkasya'yı tanıtan programlar yapması için teşvik edilmesi (O.V.). B3.10 Abhazya ve Nalçik'e giriş çıkışlarda uygulanan bürokratik işlemlerin azaltılması için gerekli girişimlerin yapılması (U.V.). B3.11 Karşılıklı sportif faaliyetlerin geliştirilmesi (O.V.).

Sorun B4. Anavatanla sağlıklı ve seri iletişim kurulamaması. Çözüm Önerisi: B4.1 KAFFED bünyesindeki mevcut çalışma gruplarının etkin bir şekilde kullanılması (K.V.). B4.2 Anavatanla iletişim için karşılıklı, iki dilli web sitelerinin yapılması (O.V.). B4.3 Anavatandaki cumhuriyetlerin her birinde KAFFED ile iletişimi takip edecek bir temsilci görevlendirilmesi (O.V.). B4.4 Anavatanda yayın yapan uydu kanallarından birinin Türkiye'den takip edilebilecek bir uydudan yayın yapmasının sağlanması (O.V.).

Sorun B5. Ekonomik ilişkilerin yeterince geliştirilmemiş olması. Çözüm Önerisi: B5.1 Yatırım alanlarının tespiti için fizibilite çalışmasının yapılması (O.V.). B5.2 Anavatandaki iş ve istihdam fırsatlarının duyurulması (O.V.). B5.3 Çiftçilerimiz için anavatandaki fırsatların araştırılması (O.V.). B5.4 Dış ticaret konusunda mevzuatın incelenip yapılacak faaliyetlerin ilgili sektör temsilcilerine iletilmesi (O.V.). B5.5 Başarılı iş adamlarıyla ilgili röportaj ve belgesel çekimleri yapılarak kamuoyuyla paylaşılması (O.V.).

Sorun B6. Küresel ve bölgesel güçlerin Kafkasya üzerindeki hesapları ve yansımaları. Çözüm Önerisi: B6.1 Derneklerimiz ve örgütlerimize bu tehditlerin iyi anlatılması, dolayısıyla tabana doğru bilgilerin ulaştırılması (O.V.). B6.2 KAFFED'deki ilgili çalışma grupları vasıtasıyla konuyla ilgili bilgilerin anavatandaki muhataplara aktarılması ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunulması (O.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Çifte vatandaşlık konusu anayasa çalışmalarına sunulmuştur. Dönüşüm finansmanı sorunu bulunmaktadır; Rusya Federasyonu'nun kurmuş olduğu Dönüş Komitesi'nde önemli miktarda fon biriktiği haberi alınmıştır, bu fondan Kuzey Kafkasya'ya dönüş konusunda pay alınabilir. Emeklilik ve sosyal haklar konusunda karşılıklı işbirliği yapılmalıdır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile iletişime geçilmeli ve ihtiyaç içindeki soydaşlarımız için koruma hakkı talep edilmelidir; özellikle Suriye'deki sorunlar bunu aciliyetle gerekli kılmaktadır. Üniversiteler için diploma denklik sorunu zaman zaman yaşanmaktadır; bu konuda mağdur olan kişilere STK'larımız YÖK ile iletişimlerinde destek olmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Ç) Kimlik, Asimilasyon ve Toplumsal Bilinç ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun Ç1. Köylerden şehirlere göç, kırsalın boşalması ve anadili kullanma ortamının yok olması asimilasyonu hızlandırmıştır. Çözüm Önerisi: Ç1.1 Şehirlerde ortak yaşam alanlarının oluşturulması (Federasyon-dernekler öncülüğünde TOKİ imkânları kullanılarak Çerkes mahallelerinin inşa edilmesi) (O.V.). Ç1.2 Öğrenci yurtları, dershaneler, kreşler gibi gençleri ve çocukları bir arada tutacak kurumların açılması (O.V.). Ç1.3 Kreş ve ilköğretim okullarında anadil eğitiminin verilebilmesi için yasal ve anayasal değişiklikler için girişimlerin yoğunlaştırılması (U.V.). Ç1.4 Kuzey Kafkasya ve Türk üniversiteleri arasında öğrenci değişim programlarının oluşturulması için gerekli girişimlerin yapılması. Ç1.5 Kafkasya'daki ilköğretim ve lise öğrencileri için Türkiye'de yapılan yaz kampları uygulamasının yaygınlaştırılması (öğrencilerin evlerde misafir edilmesi) (O.V.). Ç1.6 Yurt açılamıyorsa üniversite öğrencilerinin bir arada kalmasını sağlayacak dairelerin kiralanması (K.V.).

Sorun Ç2. Hedef-amaç bilinç eksikliği. Çözüm Önerisi: Ç2.1 Federasyon ve derneklerin belirlemiş olduğu ortak amaç ve hedeflerin, tabana sosyal medya araçları ve kitle iletişim araçlarıyla aktarılması; toplumsal faaliyetlere kurumsal olarak katılma yoluyla (düğün, cenaze vb.) (K.V.).

Sorun Ç3. Khabze'nin özünü koruyarak günümüze uyarlanamaması. Çözüm Önerisi: Ç3.1 Derneklerde Khabze ile ilgili bilimsel çalışma grubunun kurulması ve yazılı-görsel doküman oluşturulması (K.V.). Ç3.2 Açılması muhtemel Çerkes okullarında ve derneklerde Khabze derslerinin okutulması (U.V.). Ç3.3 Derneklerde oluşturulan "thamade" kurulunun (onur kurulunun) etkinleştirilmesi (O.V.).

Sorun Ç4. Yakın tarihle ilgili çarpıtmaların ders kitaplarına konulup kimlik üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılması. Çözüm Önerisi: Ç4.1 Bir çalışma grubu oluşturulup ders ve tarih kitaplarının taranarak ayrımcı ve ırkçı söylemlerin tespit edilmesi, rapor hâline getirilip ilgili mercilere iletilmesi (O.V.).

Sorun Ç5. Karma-geç evlilik veya hiç evlenmemek. Çözüm Önerisi: Ç5.1 İletişim araçları kullanılarak toplumu bilinçlendirme çalışmalarının yapılması ve yaygınlaştırılması (K.V.). Ç5.2 Tanışma-kaynaşma amaçlı, gençlerin bir arada olacağı ortamların oluşturulması (yaz kampları, izci kampları, folklorik çalışmalar, kış turizmi-kayak faaliyetleri). Ç5.3 Kaşenlik müessesesinin tekrar canlandırılması için tanıtıcı ve bilgilendirici faaliyetlerin organize edilmesi; derneklerde sadece bu konuyu ele alan masaların kurulması.

Sorun Ç6. Toplumun ekonomik seviyesinin düşük olması. Çözüm Önerisi: Ç6.1 Meslek birliklerinin kurulması, iş edindirme kurslarının düzenlenmesi. Ç6.2 İş bulma web sitelerinin aktif bir şekilde iş arayan ve işveren hemşerilerimiz için yaygınlaştırılması (O.V.).

Sorun Ç7. Sülale ve köy isimlerinin değiştirilerek unutturulması. Çözüm Önerisi: Ç7.1 Çerkesçe sülale adlarının öğrenilmesi ve kullanılması (K.V.). Ç7.2 Resmi soy isimlerimizin, resmi soyadı olarak değiştirilmesi (U.V.).

Sorun Ç8. Kimliğimizi ve kültürümüzü içinde yaşadığımız topluma tanıtamamamız. Çözüm Önerisi: Ç8.1 Yerel-ulusal, yazılı ve görsel medyada tanıtıcı programların yapılması ve yaptırılması; basın ve halkla ilişkiler konusunda profesyonel kadroların istihdam edilmesi (U.V.).

Sorun Ç9. Hak ve özgürlükleri kısıtlanan diğer etnik gruplarla ortak hareket etme bilinç ve isteğinin olmaması. Çözüm Önerisi: Ç9.1 İnsan hak ve özgürlükleri konusunda toplumumuzu bilinçlendirici çalışmalar yapılmalıdır (O.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Yapılan yaz kampı uygulaması sayesinde tanışıp evlenen birçok Çerkes çift olmuştur; bu tip uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır. Kaşenlik müessesesi yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Çiftler daha çok çocuk yapmalıdır. Folklorik ve müzik gibi aktivitelerin tanışmalara ve evliliklere ön ayak olduğu gözlenmiştir.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

D) Toplumun Ekonomik Faaliyetleri ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun D1. Anavatanda ve diasporada sosyal yaşam biçimimiz nedeniyle ticaret geleneğinin gelişmemiş olması (göç sonrası köylerde yerleşmiş olmamız, uzun süreli savaşlar ve anavatandaki uzun süreli komünizm dönemi). Çözüm Önerisi: D1.1 Ticareti ve para kazanmayı ayıp sayan Khabze anlayışımızın değiştirilmesi gerekir; ekonomik alanda başarılı olmuş kişiler ve kanaat önderlerimizin liderliğinde eğitici çalışmalar yapılmalıdır (K.V./O.V.). D1.2 Başarılı iş adamlarımızın ve iş kadınlarımızın kurumlarımızca onurlandırılması gerekir (O.V.).

Sorun D2. Anavatanda ve diasporada yaşam biçimimiz nedeniyle sermaye birikiminin oluşmaması; ekonomik örgütlenme ve dayanışma zayıflığı. Çözüm Önerisi: D2.1 Anavatanda ve diasporada ekonomik amaçlı kurulmuş örgütlerimiz (KAFİAD, Dostluk Kulüpleri, Bussines Club) arasında amaç birliği, koordinasyon ve işbirliği sağlanmalıdır (O.V.). D2.2 Ekonomik meslek örgütleri ve siyasi örgütlerde yer alan insanlarımıza daha yakın ilişkiler kurulmalı, daha çok insanımızın bu örgütlerde yer alması teşvik edilmelidir (O.V./U.V.). D2.3 Yetenekli gençlerimizin başarılı olabilmesi için kurumlarımız vasıtasıyla sermaye desteği sağlayacak kişi ve kuruluşlara erişimine destek olunmalıdır (U.V.). D2.4 İş adamlarımız arasında ticaret ve ortaklıklar yapılması özendirilmeli, çıkacak ihtilafların çözülmesi amacıyla kurullar oluşturulmalıdır (U.V.). D2.5 Köylerimizde üretimi ve geliri artıracak projelerin yapılmasına ön ayak olunmalıdır (U.V.).

Sorun D3. Alanlarında başarılı olan ve ekonomik yaşamı etkileyebilecek görevlerde bulunan insanlarımızın toplumsal sorunlara ilgisizliği. Çözüm Önerisi: D3.1 Öncelikle kurumlarımız kanalıyla bu kişiler ve firmalar tespit edilerek döküm oluşturulmalı ve iletişime geçilmelidir (K.V./O.V.). D3.2 Bu kişileri toplumumuza kazandıracak ve desteklerini sağlayacak projeler oluşturulmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D4. Örgütlerimizin misyonlarını yerine getirebilmesi için yeterli kaynak oluşturulamaması. Çözüm Önerisi: D4.1 Aidat alışkanlığının tabana yayılması (O.V.). D4.2 İş adamlarının, oluşturulacak projelere sponsor olmalarının sağlanması (O.V./U.V.). D4.3 Yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde "kamu yararına faaliyet gösteren dernekler" statüsünün yeniden düzenlenmesi (K.V./O.V.). D4.4 Uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması için KAFFED çatısı altında projelere özel çalışmalar yapılmalıdır (O.V./U.V.). D4.5 Türkiye ve Anavatanda gelir getirici özel proje ve etkinliklerin (Opet, Nartcard, çiçeksepeti.com, Abhazya'da yapılacak konut projesi, festivaller vb.) yapılması (O.V./U.V.). D4.6 Mail-order kanalıyla yapılan desteklerin yaygınlaştırılması (K.V.). D4.7 Derneklerimizin yerel yönetimlerle iyi ilişkiler kurarak yerel yönetim kaynaklarından azami faydalanacakları projeler oluşturulmalıdır (O.V./U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Çerkes toplumunun önemli bir bölümü kırsal alanda yaşamaktadır; tarıma yönelik yöntemlerin öğretilmesi ve ekonomik olarak desteklenmeleri gerekmektedir. Örgüt faaliyetleri yüzde 85 oranında dış kaynaklarla gerçekleştirilmektedir; AB süreci kapsamında belediyeler önemli bir kaynak sunmaktadır, bu kaynaklardan faydalanmak gerekmektedir. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıklarının bütçelerinden de kaynak istenmelidir. Yeni meslek grupları oluşturmak yerine hâlihazırdaki meslek gruplarından faydalanılmalıdır. Farklı iş alanlarında çalışan firmalar birleşerek holding veya anonim şirket kurulabilir. Çerkeslerin sahip olduğu ticari işletmelerin dökümü çıkarılmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

E) Siyasi Temsil, Demokratik Hak ve Talepler ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun E1. Türkiye'de Cumhuriyetin kurulmasından bu yana ulus devlet politikası olarak asimilasyon benimsenmiş, asimile olmayı kabul edenler dışlanmayarak Türk kabul edilmiştir. Çözüm Önerisi: Asimilasyon gerek Türkiye'de gerekse anavatanda en temel sorundur. Yeni bir demokratik anayasanın toplumsal uzlaşıyla kabul edilmesi, KAFFED'in TBMM'ye sunduğu dokümanda belirtilen demokratik hak ve taleplerin kabul edilmesi gerekmektedir. Çift vatandaşlık hakkının verilmesi ve çok katmanlı kimliklere sahip olabilmemiz önündeki engellerin kaldırılması; Çerkes halkının kimliğini yaşatması ve yeniden üretmesi için gerekli bütçe ve finansmanın kamu tarafından sağlanması gerekmektedir (O.V.).

Sorun E2. Türkiye Cumhuriyeti'nde Çerkesler birçok il ve ilçede dağınık olarak iskân edilmiştir; İskân Yasası, Türk olmayan halkların nüfus çoğunluğu oluşturacak şekilde bir arada yaşamasına engel olmak üzere düzenlenmiştir; Türkiye'deki Çerkes nüfusuna ilişkin bilimsel veri yoktur. Çözüm Önerisi: E2.1 Nüfus sayımlarında etnik kimliklerin ve demografik durumun tespit edilmesi, yönetim bölgelerinde nüfus oranı düşük olan Çerkes halkının siyasi temsilinin "paritet" kuralı gibi pozitif ayrımcılık uygulamalarıyla sağlanması gerekmektedir (U.V.). E2.2 Anavatan ve muhaceretteki dönüş hakkının tanınarak demografi sorununun çözümüne katkıda bulunulması gerekmektedir (K.V.).

Sorun E3. Türkiye'de etnik kimlikler yok sayılmakta, hukuken tanınmamaktadır. Çözüm Önerisi: E3.1 Varlığı inkâr edilen Çerkes halkının etnik kimliğinin yeni anayasa ile hukuken tanınması ile siyasi temsilin önündeki engeller kaldırılmalıdır (K.V.).

Sorun E4. Çerkes halkının Türkiye'de dağınık yerleşimi, siyasi temsilini zorlaştırmaktadır. Çözüm Önerisi: E4.1 Anavatana dönüş hakkı ve çifte vatandaşlık hakkının tanınması gerekmektedir. Dönüş kararı verenler için, BM Mülteciler Komiserliği'nin dönüşçüler için öngördüğü tüm ekonomik ve siyasi haklar sağlanmalıdır (K.V.).

Sorun E5. Mevcut Çerkes STK'larının siyasi temsilde yeterli olamaması; halkın kamunun tüm alanlarında ve sivil toplum içinde temsilindeki yetersizlikler. Çözüm Önerisi: E5.1 Çerkes STK'ları Türkiye'de, anavatanda ve dünyadaki diğer STK'larla sıkı ilişkiler kurmalıdır (K.V.). E5.2 Çerkes STK'larının karar süreçlerine katılmasını sağlayacak mekanizmalar geliştirilmelidir; STK'ların özerkliğini koruyabilmek için gelir kaynakları yaratılmalıdır (K.V.).

Sorun E6. Derneklerimizin siyasi partiler ile ilişkisindeki ilkeler konusunda algılama farklılıkları. Çözüm Önerisi: E6.1 Siyasi taleplere sahip STK'larımızın siyasi partilerle ilişki kurması doğaldır; bu ilişkinin organik bağlılığa dönüşmesini engellemek için STK'lar içinde izleme komiteleri kurulmalı, her siyasi partiye eşit mesafede olunmalıdır (K.V.). E6.2 Bölgesel Çerkeslerin yoğun yaşadığı yerlerde demokratik haklara cevap veren siyasi partilerin ve adayların desteklenmesi konusunda ortak tavır belirlenmesi.

Sorun E7. Abhazya Devleti'nin ve RF içindeki Cumhuriyetlerimizin Türkiye Cumhuriyeti tarafından muhatap alınmaması. Çözüm Önerisi: E7.1 Abhazya'ya uygulanan ambargonun kaldırılması; orta ve uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınması konusunda girişimlerde bulunmak. E7.2 Rusya Federasyonu içindeki federal cumhuriyetlerimizin bir devlet olarak üst düzeyde muhatap alınması için girişimlerde bulunmak.

Sorun E8. Sovyetler Birliği döneminden bu yana özerk statü verilerek etnik kimliklerin varlığı tanınmış, fakat hâkim dil ve eğitim dili olarak Rusça kabul edilmiş, diğer diller Rusçanın baskısı altında giderek daha az kullanılır olmuş, asimilasyonu hızlandırmıştır. Çözüm Önerisi: Tüm anaokullarında ve ilkokullarda başlayarak eğitimin her aşamasında anadilde eğitimin tekrar yaygınlaştırılması ve bilim dili olarak kullanılması, anadilde kesintisiz yayın yapan TV ve radyo yayınlarının yaygınlaştırılması ve diasporadan da izlenebilir hâle getirilmesi gerekmektedir.

Sorun E9. Anavatan cumhuriyetlerinde nüfus olarak azınlığa düşmüş olmamız ve siyasi varlığın kaybedilmesi tehlikesi. Çözüm Önerisi: E9.1 Erken evliliklerin özendirilmesi ve çocuk sayısı konusunda devlet desteğiyle teşvik edilmesi. Geriye programlı dönüş politikalarının geliştirilmesi; çifte vatandaşlık, mülkiyet hakları ve yerleşim ile ilgili yasal düzenlemelerin uluslararası standartlara ulaştırılması gerekmektedir.

Sorun E10. Abhazya ve Kuzey Kafkasya'daki Cumhuriyetlerimizde siyasi temsili etkileyen, seçim sistemi ve süreçlerinde anti-demokratik yanların olması. Çözüm Önerisi: Siyasetin özerkleşmesinin önüne geçilerek halkın ve STK'ların tüm karar alma süreçlerine aktif katılımının önü açılmalıdır (U.V.).

Sorun E11. Abhazya ve Kuzey Kafkasya'daki Cumhuriyetlerimizde Rusya merkezi hükümetinin baskısı. Çözüm Önerisi: Kuzey Kafkasya'da federatif yapı demokratik işleyişi güçlendirecek şekilde geliştirilmelidir; merkezi hükümet karar süreçlerindeki kurumlara atama hakkına sahip olmamalıdır; Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri'nin STK'ları arasında sıkı ilişkiler kurulmalıdır (U.V.).

Sorun E12. Abhazya ve Kuzey Kafkasya'da adalet ve yargı sorunu. Çözüm Önerisi: Diaspora ve anavatandaki STK'ların tüm önemli davaları takip etmesi ve kamuoyuna duyurması sağlanmalıdır; KAFFED'in anavatana yönelik çalışma kolları bu konuya özel önem vermelidir (O.V.).

Sorun E13. Kuzey Kafkasya'daki Cumhuriyetlerimizde STK'ların zayıf ve etkin olmamaları. Çözüm Önerisi: Diaspora ve Anavatan'da STK'lar sıkı işbirliğine girerek sinerji yaratmalıdır; ilişkiler kişiler aracılığıyla değil kurumlar aracılığıyla yürütülmelidir (O.V.).

Sorun E14. Abhazya ve Kuzey Kafkasya'da siyasi sistemin-yapının yolsuzluğa ve yozlaşmaya yol açıyor olması. Çözüm Önerisi: Yolsuzluk ve yozlaşmanın en önemli kaynağı olan yasadışı yapılanmalara karşı kamuoyu oluşturulmalı, hukuki olarak tasfiyesi sağlanmalıdır (U.V.).

Sorun E15. Adigey ve Abhazya'da Adigelerin ve Abhazların, soykırım ve sürgün nedeniyle nüfusunun düşük olması ve ülke yönetimine katılımın demokrasi ilkeleri gereğince sağlanabilmesi. Çözüm Önerisi: Otokton olmaktan, sayıca az olmaktan temellenen demokratik hakların, pozitif ayrımcılık uygulamalarının kolay olmaması ve tarihsel eşitsizliklerin düzeltilebilmesi için Abhazya ve Adige Cumhuriyetlerinde sürgün ve soykırım tanınmalı, Anavatana Dönüş hakkı anayasal bir hak olarak kabul edilmelidir (O.V.).

Sorun E16. Radikal dinci akımların yarattığı baskılar. Çözüm Önerisi: Dini inançlar ve uygulamalar üzerindeki tüm baskılar kaldırılmalıdır; inançların devlet eliyle sömürülmesine izin verilmemeli; şiddet eylemlerinin devlet içindeki uzantıları tespit edilerek cezalandırılmalıdır (U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile beraber projeler yapılabilir. Anavatanla ilişkilerde özenli bir dil kullanılmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

F) Örgütlenme, İletişim ve Medya ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun F1. Toplumumuzun örgütlerimize katılım oranı son derece düşüktür; derneklerimizin mevcut üye profilinde niteliksel sorunlar bulunmaktadır. Çözüm Önerisi: F1.1 Dernekler üye sayısının artması için kampanyalar yapabilir; üyelerin ilgisini çekebilecek yaratıcı faaliyetlerle derneklere üye olmak cazip hâle getirilebilir (O.V.). F1.2 Derneklerimizin üye profillerindeki niteliksel seviyenin yükseltilmesi için çalışmalar ve eğitim programları yapılabilir (K.V.). F1.3 Derneklerimiz kurumsallaşmalı ve teknik donanıma sahip personel çalıştırarak süreklilik gerektiren işlerin sağlıklı yürütülmesi sağlanabilir (O.V.).

Sorun F2. Yılda veya iki yılda bir değişen yönetim kurullarımızda örgütsel devamlılığı sağlama sorunumuz bulunmaktadır. Çözüm Önerisi: F2.1 Yönetim kurullarının değişiminde, mümkünse bir önceki yönetim kurulundan en az bir kişinin yeni yönetim kurulunda yer alması sağlanmalıdır; Onur (Danışma) Kurulları ve Denetim Kurulları da yönetimle birlikte çalıştırılmalı, görev süreleri devam edecek şekilde çalışma komisyonları kurulmalıdır (K.V.). F2.2 Dernek yöneticilerimizin, KAFFED önderliğinde liderlik, yöneticilik, toplam kalite vb. eğitimlerle niteliklerini artırmaları sağlanabilir (O.V.).

Sorun F3. Derneklerimizde uzmanlık alanlarına göre iç örgütlenmelerin olmayışı ve/veya sürekliliğinin sağlanamayışı (kadın kolları, gençlik kolları, mesleki gruplar vb.). Çözüm Önerisi: F3.1 Her dernek, bölge ve federasyon bazında kadın, gençlik kolları ve mesleki gruplar örgütlemelidir (K.V.). F3.2 Yönetim kademelerinde kadın ve gençlik kotaları konması (O.V.). F3.3 Kadın ve gençlik grupları için çeşitli alanlarda eğitim programları hayata geçirilebilir (O.V.).

Sorun F4. Yaşadığımız ülkede toplumun örgütlenme bilincinin olmaması, ifade ve örgütlenme haklarının baskı altında olması. Çözüm Önerisi: F4.1 Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin gelişimine her platformda katkı sağlanması gerekir (K.V., O.V., U.V.). F4.2 Devam eden yeni anayasa çalışmalarına aktif katılımın sağlanması, daha demokratik bir Türkiye'nin oluşması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir (K.V., O.V.).

Sorun F5. Dernek yönetimlerinde thamedelerin yer alması bir teamül olarak kabul gördüğünden, genç ve üretken üyelerin yönetim kadrolarına seçilememesi. Çözüm Önerisi: Zaten var olan Onur Kurulu, Thamedeler Meclisi, Danışma Kurulu vb. yapılarımız işlevsel hâle getirilerek Thamedelerin bilgi birikimi derneklere aktarılabilir; hizmet birimi olan yönetim kurulları üretken üyelere açılabilir (K.V.).

Sorun F6. Örgütlerimizin varlık nedenlerinin üye tabanlarına yeterince iyi anlatılamaması. Çözüm Önerisi: F6.1 Belirli bir program dâhilinde üye tabanına örgütlenme bilincinin artmasına yönelik eğitim çalışmaları yapılabilir (K.V.). F6.2 KAFFED tarafından bu eğitimlerin sürekliliği yönünde programlar geliştirilebilir (O.V.).

Sorun F7. Tabanın niteliği ve hedef kitlemizin durumu hakkında sağlıklı bilgilere sahip olunamaması. Çözüm Önerisi: KAFFED ve bağlı derneklerin koordineli çalışmasıyla kapsamlı bir veri tabanı ve demografi çalışması yapılabilir (U.V.).

Sorun F8. Kollektif davranışımızın önündeki engellerden biri, toplumumuzun bireyci karakteridir; derneklerimiz bünyesinde gerçekleşmiş bireysel kutuplaşmalar örgütlerimize olan güveni zedelemiştir. Çözüm Önerisi: F8.1 Kollektif tepkileri ve üretimi geliştiren ortak çalışmalar yapılmalıdır (K.V., O.V., U.V.). F8.2 Örgütlerimizin siyasi görüşlere ve dini hassasiyetlere göre bölünmesinin önüne geçilmesi, bütün siyasi yapılara eşit mesafede olunması sağlanmalıdır (O.V.).

Sorun F9. Örgütlerimiz arasında iletişimin yeterli düzeyde olmaması. Çözüm Önerisi: Birbirine yakın şehirlerde bulunan derneklerimiz arasında ortak projeler daha fazla geliştirilebilir (O.V.).

Sorun F10. Medyada yeterince yer almamamız. Çözüm Önerisi: F10.1 Demokratik taleplerimizin toplumumuzun yapısına uygun eylemlerle duyurulması, basının ilgisini çekecektir (K.V.). F10.2 Çerkes sanatçılar ile ortak projeler gerçekleştirilebilir (K.V.).

Sorun F11. Medya kuruluşlarının toplumumuz ve örgütlerimizin faaliyetleriyle ilgili haber ve olaylara karşı yeterince duyarlı olmaması. Çözüm Önerisi: Medya kuruluşlarıyla yakın ilişkiler kurulabilir; gazete, radyo, TV yönetici ve çalışanlarıyla iletişim kurularak etkinliklerimize davet edilebilirler (K.V.).

Sorun F12. Medya ve sanat çevrelerinde yer alan Çerkeslerin kişisel ve/veya kariyer kaygıları nedeniyle toplumumuz ve medya arasında köprü olma görevini üstlenmemeleri. Çözüm Önerisi: F12.1 Dizilerde, filmlerde yer alan oyuncularımız, sanatçılarımız ve başarılı medya çalışanlarımız derneklerimiz tarafından desteklenmeli, etkinliklerimize onur konuğu olarak davet edilebilir (K.V.). F12.2 Sanatçılarımızın etkinliklerine destek olunarak dışımızdaki toplumların da kültürümüze sempatisinin artmasına destek olabilir (O.V.).

Sorun F13. Kendi medya ve yayın organlarımızın yeterli sayıda ve yeterince güçlü olmaması. Çözüm Önerisi: F13.1 Örgütlerimizin mevcut yayınlarının (Nart Dergisi, Tizeğus bülteni vb.) daha nitelikli hâle getirilip daha çok üyeye ulaşması sağlanmalıdır (O.V.). F13.2 KAFFED ve üye derneklerin ortak çalışmasıyla bir medya koordinatörlüğü kurulabilir (O.V.).

Sorun F14. Toplumumuza ait, gerekli ve çeşitli yayınlar yapabilecek radyo ve televizyon kanalları gibi yayın organlarımızın olmayışı. Çözüm Önerisi: Örgütlerimiz, sürekli yayın içeriği sağlayacak yapımcı kuruluşların kurulabilmesini ve çalışmalarını desteklemek için proje ve kaynak araştırmalarını yapabilir (O.V., U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Nart, Tzeus, Jineps vb. üretilen tüm yayınların desteklenmesi gerekmektedir. Gazetecilerin yetiştirilmesi gerekmektedir. Yayınlarımız yeterli değil; ulusal bir medyada yer almak gerekmektedir. Yayınları destekleyecek yapımcı şirketler olmalı. Dernekler üyelerini Nart Dergisi abonesi hâline getirebilir. Eski yönetimler yeni yönetimlere devir listesi (checklist) bırakmalıdır. Yönetimlerde örgütlenmeden sorumlu bir yönetim kurulu üyesi olmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

G) Khabze ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun G1. Khabze kavramının ve kurallarının tam olarak bilinmemesi; toplumun Khabze'yi önemsememesi. Çözüm Önerisi: G1.1 Tanımının yapılması (K.V.) ve öğretilmesi (U.V.). G1.2 Derneklerin Khabze öğrenmeyi teşvik etmesi (K.V.). G1.3 Anavatan ve diasporada kaynak taraması yapılarak Khabze kurallarının derlenmesi ve dernekler kanalıyla topluma aktarılması için bir proje tanımlanması ve fon olanaklarının araştırılması (O.V.). G1.4 UNESCO'nun sözlü kültürleri yaşatma projesinin araştırılması ve uygun yöntemlerin kullanılması (O.V.).

Sorun G2. Khabze'nin güncel yaşama adapte edilememesi. Çözüm Önerisi: G2.1 Proje kapsamında derlenen kuralların güncel yaşama uydurularak yaygınlaştırılması için kurumlarımızca çalışma grupları oluşturulması (U.V.). G2.2 Belirlenen konularda toplumsal mutabakatın sağlanmasına çalışılması (U.V.).

Sorun G3. Çerkes toplumunun kent yaşamına uyum sağlaması ve büyük aile yapısından çekirdek aile yapısına dönülmüş olması nedeniyle nesiller arasında aktarımın sağlanamaması. Çözüm Önerisi: G3.1 Derneklerde Khabze aktarımının daha fazla yapılabileceği ortamların sağlanması (K.V.). G3.2 Gençlerle büyüklerin daha fazla aynı ortamda bulunabilmesine uygun faaliyetler düzenlenmesi (K.V.). G3.3 Belgeseller, tiyatral canlandırmalar, konferans ve seminerlerle, bunların kayıt altına alınıp yayınlanmasıyla topluma aktarılması (O.V.).

Sorun G4. Dilin kaybolması. Çözüm Önerisi: G4.1 Aile içinde dil konusuna azami önem verilmesi ve bu konuda anadil grubunun çözüm önerilerinin dikkate alınması (U.V.).

Sorun G5. Thamedelik müessesesinin yeterince işletilemiyor olması. Çözüm Önerisi: G5.1 Günümüzde kısmen etkinliğini koruyan thamadelik kurumunun daha etkin olarak devam ettirilmesi için derneklerimizin etkin şekilde görev alması (K.V.).

Sorun G6. Dini kuralların Khabze'yi etkilemesi. Çözüm Önerisi: G6.1 Bu konuda çözüm önerisi bulunmamaktadır.

Sorun G7. Farklı kültürlerin etkisi (hâkim kültürün etkisi, global kültürün etkisi). Çözüm Önerisi: G7.1 Toplumun asimilasyona direncini artıracak, kendi kültürünü koruyup Khabze'yi yaşatacak ortak yaşam alanları yaratılmalıdır (U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Khabze'nin yeni nesle tanıtılmasının önemi vurgulandı. Din-Khabze ilişkisinde şeffaf davranmak ve aralarındaki ince çizgiyi iyi analiz etmenin gerekliliği tartışıldı.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği
Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu

IV. Ortak Akıl Arama Toplantısı Raporu — Sonuç Bildirisi

Saygın Kamuoyuna ve Örgütümüze,

11-12 Şubat 2012 tarihlerinde, Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz Projesi bünyesinde düzenlenen 4. Ortak Akıl Arama Toplantısı sonucunda toplanan Yönetim Kurulu, aşağıdaki kararlarını (altı madde) kamuoyu ve örgütümüzle paylaşmaktadır:

1. Ulus devletin; tek tipleştirici ve inkârcı, asimilasyoncu, Türk etnik kimliği dışında bütün kimliklerin varlığını yok sayan, tek tip insan yetiştirmeye dönük otoriter, çok kültürlülükten ve demokratik çoğulculuktan uzak eğitim sisteminin varlığı, yaşadığımız sorunların nedenidir. İdeolojik içeriğinden arındırılmış yeni bir anayasanın hazırlanması; kamu kurumlarının her tür ideolojiye, dine ve kimliğe tarafsız kurumlar olarak işlemesi ve devletin ideolojik aygıtları olmaktan çıkarılması; farklı kültür ve kimliklerin kolektif haklarının teslim edilmesi; eğitim-öğretim sistemindeki Türklüğe ve Sünni Müslümanlığa vurgu yapan ifadelerin kaldırılması; inkâr ve asimilasyon politikalarını sona erdirmek üzere coğrafi ve yerleşim yerlerinin otokton isimlerinin iadesi, Soyadı Kanunu'nun değiştirilerek farklı etnik soy isimlerinin alınmasının önünün açılması; ulus-devletin kuruluş sürecinde yaşanan tarihsel travmalarla yüzleşilmesi; otoriter ve merkeziyetçi yönetim anlayışı terk edilerek yerinden yönetimin tesis edilmesi gerekmektedir.

2. Herkesin, her kesimin kendi doğruları vardır; bu çok zaman değişmez, değiştirilemez bir durumdur. Halklar kendi kültürlerini ve tarihlerini eksik biliyorlar veya resmi tarih sayfalarından öğrenmeye çalıştıklarından, kendi kültürlerine yabancı, birlikte yaşadıkları kültürlere ise önyargılı davranmaktadırlar. Bilgi ve hoşgörü aynı zamanda birlikte yaşamanın da motorudur. Yanı başımızda birlikte yaşadığımız komşumuzu daha iyi tanımak için, ait olduğu kültürel yapı hakkında asgari de olsa bilgi sahibi olmak, kendimizi de komşumuza anlatabilmek için tarih ve kültürel dokularımızı bilmek zorundayız. Bütünleştirici davranıştan uzak, ayrımcılığı bir yöntem/yönetim sorunu olarak algılayan devlet/hükümet yetkilileri veya egemen söylem, halklar arasındaki makası giderek açmaktadır. Barışı, sevgiyi ve hoşgörüyü içselleştirmenin biricik yolu halkları ve kültürleri tanımaktan geçer. Halkların/kültürlerin farklılıkları bizi zenginleştirir. Farklılıklarımızla birlikte bir arada var olmak için...

3. Küreselleşme sürecinin toplumsal kurumların, kültürel değerlerin, benlik-kimlik yapılarının dönüşümü ile gerçekleşmektedir. Küreselleşme ve sanayileşme kırsal alanlardan kentlere doğru kitlesel göçlere neden olmuştur. Globalleşme ile emperyalist sermaye tüm kaynaklara erişmek amacıyla ulusal sınırları ortadan kaldırmıştır; doğal kaynakları ele geçirmek amacıyla yerli halkları çeşitli yöntemlerle topraklarından göçe zorlamıştır. Türkiye özelinde, yanlış ekonomik politikalar nedeniyle kırsal kesimler hızla fakirleşmiş, ülke nüfusu büyük bir hızla kentlere göç etmiştir. Sağlıksız şehirleşme kentlerde büyük rantların oluşumuna neden olmuş, ancak bu ranttan etnik, kültürel topluluklar pay alamamıştır. Farklı kültürleri yaşatmak için kurulan STK'lar bu değerlerden hiçbir pay alamamıştır. Bu şartlar altında, ulusal zenginliğimiz olan farklı kültürlerimiz hızlı bir asimilasyon sarmalının içine düşürülmüştür.

4. Türkiye'deki halkların dilleri ve kültürel varlıkları yıllara yayılan asimilasyon politikaları sonucunda yok olmayla yüz yüze gelmiş, resmi ideoloji bu dil ve kültürel varlıkların korunması yönünde gelişmemiştir. Tüm insanlık tarihinin ortak tecrübe hazinesi olarak görüyor, bu ülkede yaşayan halklar olarak geleceğimizi "kardeşlik temelinde" bu hazine üzerinde kurmak istiyoruz. Ülkemizdeki her birey ve farklı grup, ait olduğu etnik, kültürel ve dinsel kimliğin doğal gereklerini yaşayabilmeli, geliştirebilmeli ve rahatça ifade edebilmelidir. Bu çerçevede evrensel değerleri de dikkate alarak, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü sivil ve demokratik anlayışla hazırlanacak bir anayasaya ihtiyacımız var. Ortak geçmişimiz demektedir ki "Ancak gönüllü birliktelikle var olabiliriz".

5. Türkiye'deki temel haklar, eşitlik ve özgürlüklerle ilgili sorunlarla, etnik/kültürel kimliklerimizin ifade edilmesi, korunması, siyasal olarak örgütlenebilmesi için çözülmesi gereken sorunlar, demokrasinin hâlâ kurumsallaşamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum aynı zamanda, yönetenler ya da yönetilenlerin, demokrasi mücadelesine en çok ihtiyacı olan toplulukların dahi, demokrasi kültürünü yeterince içselleştirememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Sorunlarımızın çözümlenebilmesi için yapılması gerekenler sadece yasal düzeyde bir demokratik yeniden yapılanmayı değil, bunları uygulayan ve yararlanan bütün kurumlar ve bireylerin bilinçsel/zihinsel değişimini de gerekli kılmaktadır. Mevcut Anayasa, yasa ve tüm hukuki düzenlemelerin, iktidar ve muhalefet partilerinin örgüt yapılarıyla işleyişlerinin, sivil toplum örgütlerimizin, yaygın ve alternatif medyanın yeniden (kurumsal, zihinsel) yapılanmaların hedefi olması gerekmektedir.

6. Ulusal devlet inşa çabalarının sonucu olarak Türkiye'de konuşulan anadiller gelişememiş, asimilasyon politikaları anadillerin büyük bir kısmını yok oluşun eşiğine getirmiş, dilin kaybı insanları ait oldukları kültürlerden de uzaklaştırmıştır. Türkiye'de hangi dillerin konuşulduğu bilinmemekte, devletin Türk-Sünni kimliği dışındaki diğer etnik, dini ve kültürel kimlikler tanınmamaktadır. Çözüm olarak: anadiller anayasal garanti altına alınmalı, devlet eliyle öğretilmeli, okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim dili olarak kullanılmalıdır. Üniversitelerde her dil için kürsüler, bölümler açılmalıdır. Devlet anadillerinde gün boyu yayın yapan televizyon ve radyo kanalları kurmalıdır. Türkiye dil haritası çıkarılmalı, kaybolmuş dillerin araştırılması ve yeniden canlandırılması için çalışmalar yapılmalıdır. Anayasal vatandaşlık temel alınmalı, "Türkiyelilik veya Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" kavramlarına vurgu yapılmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, devlet tüm din ve mezheplere eşit mesafede durmalıdır. "Andımız" ve zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Eğitim müfredatında tarihimizle yüzleşilmesinin önü açılmalı, resmi tarih tarafsız bir gözle yeniden yazılmalıdır. Soyağaçlarının tespiti için arşivler açılmalı, atalardan miras kalan özgün isimlerin soyadı olarak kullanılmasının önü açılmalıdır. Kültürel kimliklere yönelik her türlü asimilasyon ve baskı insanlık suçu olarak kabul edilmelidir. Yerleşim birimleri ve yer adlarının orijinal hâllerinin iadesi teminat altına alınmalıdır. Mezarlık, kilise, havra gibi yapıların tahribatını engelleyecek yasal önlemler alınmalı, tahrip edilmiş tarihi yapılar restore edilmeli, bölgesel kent müzeleri kurulmalıdır.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

GZFT (SWOT) Analizi Çıktıları — Farklı Topluluklar

Kaynakta bu çalıştay için ayrı bir "Güçlü Yönler" listesi yer almamaktadır; kitapta bunun nedeni "güçlü yönler çalışmasının, çalıştay sonucuna bir katkı yapmayacağı" gerekçesiyle gerçekleştirilmediği şeklinde belirtilmiştir.

Geliştirilmeye Açık Yönler

  • Çok kültürlülüğün bir değer olarak tanınmaması.
  • Asimilasyoncu ve inkârcı politikaların varlığı.
  • Ülkede diğer kültürleri hâkim kılmayan politika.
  • Demokrasinin var olmayışı.
  • Asimilasyoncu politikaya yakın duruş.
  • Birbirimize olan tahammülsüzlük.
  • Ulus devlet anlayışının varlığı.
  • Devletin anadillere yönelik politikasının olmayışı.
  • "Yok say, imha et" anlayışının varlığı.
  • Devletin yurttaşlara eşit davranmaması.
  • Farklı kültürler hakkında bilgisizlik ve tanımama.
  • Tek din, tek dil, tek millet anlayışının varlığı.
  • Anayasal güvencenin olmayışı.
  • Türkiye'deki halkların yok sayılması.
  • Toplumsal hafızanın çok zayıf olması.
  • Türk-Sünni-İslam temeline dayalı ulus devlet dayatması.
  • Anadilde eğitim hakkının olmayışı.
  • Türk kavramının net olmayışı.
  • İçedönük bir toplum yapısına sahip olmak.
  • Resmi ideolojiye karşı farklı kültürel oluşumların ortak olmayışı.
  • Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller.
  • Toplumun geçmişiyle yüzleşmekten korkması.
  • Lozan Antlaşması'ndaki azınlık hakları üzerinden çalışmalar yapılması.
  • Bireysel olarak apolitik örgütlenmenin oluşması.
  • Müfredattaki yurttaşlık kavramında farklı kültürlerden bahsedilmemesi.
  • Gerçek Türkiye tarihinin yok edilmesi.
  • Farklı kültürlere ait kültürel varlıkların yok ediliyor olması.
  • Tekelci devlet, sömürgeci yaklaşım ve şiddet uygulamaktan hâlâ vazgeçmemek.
  • Din ve inanç özgürlüğünün olmayışı.
  • Birbirimizi tanımıyor oluşumuz.
  • Hukukta nefret suçunun bulunmayışı ve buna bir ceza olmaması.
  • Batılılaşma ve kendi kültürümüzü kaybetme.
  • Tek tipleştirilen ulus devlet anlayışı.
  • Kültürel farklılıkların dış güçler tarafından kullanılıyor oluşu.
  • Resmi ideolojinin Kemalizm oluşu.
  • Türk tarih tezi, Türk dil tezi.
  • Toplumsal travmaların içine düşmüşlük.
  • Sorunlara duyarlı insanların azlığı.
  • Örgütlerin yetkisizliği.
  • Tabanın iletişimsizliği.
  • Resmi tarih yazılırken, tarihi kişiliklerin hain ilan edilerek toplumca dışlanması.
  • Muhacir halkla otokton halkın birbirine düşmesi.
  • Toplumsal önder çıkaramayışımız.
  • "Entegrasyona evet, asimilasyona hayır" dememiz.
  • Toplumsal, psikolojik mahalle baskısı.
  • Türkiye'deki gayrimüslimleri farklılaştıran eğitim ve hukuk sisteminin olmayışı.
  • Resmi ideolojiyi içselleştirmemiz.
  • Sokaktaki insanların demokrasiyi içselleştirememesi.
  • Tebaa ve feodal kültürlerin varlığını sürdürmesi.
  • Kentleşme ve küreselleşmenin kültürleri tek tipleştirmesi.
  • Temel eğitim, anadil hakkının bulunmayışı.
  • Konulara stratejik bakıp pratik bakamayışımız.
  • Diğer halklara yakın olamamak.
  • Empati yoksunluğu.
  • Kimliğin yaşatılma mücadelesinin şovenizme kayması.
  • "İnadına varoluş" diyememek.
  • Genel nüfus içindeki sayısal azlık.
  • Güçlü merkezi otorite.
  • Örgütlerin zayıf olması.
  • "Türkiyeliyim" diyememek.
  • Cumhuriyetin yetiştirdiği aydın kesimin, resmi ideolojiye sıkı sıkıya bağlı kalışı.
  • Siyasal kimliklerin konjonktürel olarak diğer kültürleri kapsaması.
  • Üniversite, Diyanet gibi kurumların bilincinde olmamak.
  • Köyden kente göçler.
  • Ekonominin kötüye gitmesi.
  • Yanlış tarım ve hayvancılık politikası.
  • Etnik kimlikleri reddeden bir devlet politikasının varlığı.
  • Asimilasyonda ulaşılan boyut.
  • Düşünce ve ifade özgürlüğünün milletin değil devletin baskısıyla ifade edilmesi.
  • Eşit haklar yerine azınlık hakları fikrinin kabul görmesi.
  • Türklerin kendilerini asıl, diğerlerini öteki görmesi.
  • Sosyalistlerin ulusalcı olmaları.
  • Eşit insan hakları yerine azınlık haklarının savunulması.
  • Grup haklarının yeterince bilinmemesi.
  • Azınlık tanımına yüklenen negatif anlam.
  • Azınlık haklarına dair kafa karışıklığı.
  • Hakların mücadeleyle değil egemenler tarafından bahşedilmesi.
  • Mücadele edenlerin iç çatışmaları ve ben-merkeziyetçi tutumları.
  • STK'ların finansman ihtiyacı.
  • Savaşlar ve güçlerin yarattığı uzlaşmaz, savaşçı, şiddet yanlısı bir yapıda bulunmamız.
  • Empati yoksunluğumuz.
  • Enerji ve doğal kaynak havzalarının ortasında bulunmak.
  • Köy isimlerinin değiştirilmesi.
  • Gündemin sürekli değiştirilmesi.
  • Yerinden yönetimin olmaması.
  • Korunacak kültürel değerlerin feodal değerler içinde bulunması.
  • Ulus devlet sendromu.
  • Hâkim ulusa yaranma çalışmaları ve Stockholm Sendromu.
  • Gönüllü asimilasyon.
  • Kendi dilinden utanır hâle gelmek.
  • Halkların üzerinde tarihsel araştırmaların yapılmaması.
  • "Dile dokunmak namusa dokunmak demektir" sözünün bilinmeyişi.
  • Kültürel mirasın yeterince araştırılmaması ve değerinin bilinmemesi.
  • Görsel ve yazılı basının evlerin içine kadar yayılmış olması.
  • Hâkim ulusu, psikolojik olarak üst görmek.
  • Sendikal örgütlenmelerin engellenmesi, sınıfların siyasete dâhil olmayışı.
  • Ayrımcı politikalardan güç alan grupların ırkçılıktan destek alarak güçlenmesi ve şiddete yönelmesi.
  • Diyanetin Sünnilere sunduğu hizmetleri diğer insanlara tanımaması.
  • Toplumun aşırı duygusal (emosyonalist) olması.
  • Kendi içlerinde nitelik ve nicelik olarak düşük olma inancı.
  • Kendi aralarında örgütlenememek.
  • Otoritenin güçlülüğü.
  • Diyanetin varlığı.
  • Türkiye'deki dinsel cemaatlerin resmi ideoloji çerçevesinde şekillenmesi.
  • Türklüğü yüceltip diğerlerini değersizleştirme ideolojisi.
  • Cumhuriyetin kuruluş evresinde çevre düşmanlar ve dış düşmanlar kurgusunun kalıcı olarak devam etmesi.
  • Bölücülük fobisinin gelişmesi.
  • Diğer etnik grupların devlet tarafından tanınmaması.
  • Camilerin devlet tarafından yönetilmesi.
  • Devlette toplum mühendisliği geleneğinin olması.
  • İkinci egemen ulusun hak temelli mücadelede diğer etnik grupları yanına alamaması ve bunun için çaba göstermemesi.
  • Kürtlerin hareketlerinin bölücülük olarak nitelenmesi nedeniyle diğer gruplarda oluşan çekimserlik.
  • Zorunlu din dersinin olması.
  • Farklı etnik kimliklerin gerçek sahipleri değil başkaları tarafından dejenerasyona uğratılması.
  • "Ben de varım" diyenlere milliyetçilik suçlaması yapmak.
  • Farklılığın hâlâ bölünme korkusu barındırması.
  • Diasporik halkların, devletin kurucu unsurlarından biri olarak görülmemesi nedeniyle hak talep edememeleri.
  • Kültürel ögelerin dinsel motiflerle süslenmesi nedeniyle yaşanan kayıplar.
  • Ayrımcı politikaların, mağdurların taleplerini sistematik bir biçimde ifade edememesine yol açması.
  • "Millet değil önemli olan ümmet bilinci" anlayışı.
  • Anayasa ve kanunlardaki etnik tanımlar.
  • Siyasi erkin bilgisizliği ve samimiyetsizliği.
  • Hak arama mücadelesi gösteren grupların şiddetle bastırılması ve oluşturulan travma.
  • Toplu kırım ve kıyımlarla Türkiye'deki toplulukların yüzleşmemesi.
  • Yapılan toplantıların bölücü faaliyet olarak değerlendirilmesi.
  • Kapitalist sistemin ürettiği tüketim toplumunun asimilasyona yol açması.
  • Şiddetin toplum hayatından çıkarılamayışı.
  • Ötekileştirilmeyen toplulukların gerçekte önemsenmeyen değerlerini hâlâ koruyor olması.
  • Kişinin kendi kimliğine yabancılaşması.
  • Kadınların yeterince etkin olmayışı.
  • Şiddetin yanlış tanımlanması.
  • Mücadelenin örgütlü kurumlarda yapılmaması.
  • "Erken kalkanın ihtilal yapması."
  • Etnik kökeninden dolayı kamu kurumlarında görev alınamayışı.
  • Tek noktaya odaklanma nedeniyle farklı yönlerin gözden kaçırılması.
  • İlköğretimde ve üniversitede Atatürk İlke ve İnkılapları dersinin okutulmaya devam edilmesi.
  • Anadilde sanat yapma yetersizliği.
  • Bölgelerde yapılan filmlerin yöre kültürünü işlememeleri.
  • Örgütlenme geleneğinin zayıflığı.
  • Hızlı nüfus artışının varlığı.
  • Anayasa, MEB, YÖK, İskân Kanunu vb. ayrımcı düzenlemeler.
  • Çok sesliliğin çok başlılığa dönüştürülme çabaları.
  • Prens Sabahattin yerine Ziya Gökalp'in fikirlerinin tercih edilmesi.
  • Kendi varlığını önemseme ve diğerlerini yok sayma.
  • Siyasi partilerin tüzüklerinde bu konuların yer almayışı, partilerin baskı yapmamaları.
  • Dindar gençlik yaratma politikası.
  • Siyasi partiler yasası.
  • Diaspora-vatan ilişkisinin zayıf olması.
  • Diasporadan alınan yardımların bölücülük olarak algılanması.
  • Farklı kültürlerde yetişen aydınların resmi ideolojiyi sahiplenmeleri.
  • Laz fıkraları dışında fıkra üretilmeyişi.
  • AB proje desteklerinin farklı algılanması.
  • Egemen kültürlerin muhaliflerini de etkisi altına alması.
  • Kapitalist sistemin hakları önce yok edip sonradan kabul etmesi.
  • İlköğretime başlayana kadar farklı dil öğrenen çocukların yaşadığı travmalar.
  • Ulusal basın yayın kuruluşlarının konuya yeterince yer vermemesi.
  • Yandaşlık anlayışının hak, adalet, eşitlik ilkesinin önüne geçmesi.
  • Nüfus kayıtlarının yok edilişi.
  • Kapitalizmin insanı robotlaştırması.

Toplulukların Önündeki Fırsatlar

  • AB vb. fonlardan yararlanıyor olmak.
  • Birlikteliğin oluşmuş olması.
  • Yeni Anayasa çalışmalarının başlamış olması.
  • Otoriter yönetim şekillerinin zayıflamaya başlaması.
  • Halkların birbirleriyle yüzleşmesi.
  • Sosyal medya sayesinde birbirimizin farkına varmamız.
  • Üniversitelerde yeni bölümlerin açılması.
  • AB entegrasyon sürecinde zorunlu demokratik adımların atılması.
  • Dünyada çok kültürlülüğü destekleyen genel eğilimin varlığı.
  • Sivil inisiyatif kullanımının artması ve devletin hoşgörülü davranması.
  • Anadildeki yayınların daha rahat yapılması.
  • Anavatanla ilişkilerin artması.
  • Farklı kültürleri savunan grupların hâlâ var olması.
  • Ulus devlet modelinin sürdürülemez oluşunun ortaya çıkması.
  • Kentleşme sonucu örgütlenmenin zorunlu hâle gelmesi.
  • Sorunlu konuların artık konuşulabiliyor olması.
  • Devlet televizyonunun yetersiz de olsa yayın yapması.
  • Halkların kimliklerini yeni argümanlarla yeniden keşfetmeleri.
  • Farklı dil ve kimliklerin farkındalığının gelişmiş olması.
  • Farklı kimliklerin, kimliğini söylemenin ayıp karşılanmayışı.
  • Etnik temelli tarihsel çalışmalar için kaynakların zenginliği.
  • Ulus ötesi dayanışma platformlarının artmış olması.
  • Devletin ittifaklarının değişmesi.
  • Çok dillilik, çok kültürlülük.
  • Çok vatandaşlılık.
  • Farklı olana saygı anlayışının gelişiyor olması.
  • Askeri vesayet düzeninin geriliyor olması.
  • Kültür hareketlerine öncülük edecek liderlerin varlığı.
  • Asimilasyon ve travma hakkında toplumsal bilinç ve duyarlılığın artması.
  • Dersim'le ilgili sözler söyleniyor olması.
  • Asimilasyon politikaları karşısındaki halkların mücadelelerinin artması.
  • Anadilde müzik yayınlarının artması.
  • Örgütlenme bilincinin artması ve insanlar arasında yayılması.
  • Genelin kimlik talebinin olması.
  • Abhazya'nın bağımsızlığını kazanması.
  • Gürcistan'ın Çerkes soykırımını tanıması.

Toplulukların Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler

  • Yeni Anayasadan beklentilerin karşılığının alınamaması.
  • AB müktesebatının kesintiye uğraması.
  • Demokrasiden uzaklaşma.
  • Bölgesel çatışma çıkması.
  • Türkiye'de iç çatışma çıkması.
  • Kafkasya'da iç çatışma çıkması.
  • Emperyalist güçlerin Ortadoğu ve Kafkasya senaryoları.
  • Gürcistan'ın "Çerkes Soykırımı"nı tanıması.
  • Irkçılık ve yabancı düşmanlığının çok kolay manipüle ediliyor olması.
  • Mevcut Terörle Mücadele Yasası'yla kültürel taleplerin suç kapsamına sokulması.
  • Yöresel derneklerin Türkçülük sloganıyla örgütlenmesi.
  • Her yenilikten sonra ezme politikası.
  • Küresel güçlerin oyunlarına kendi insanımızın alet olması.
  • Devletin açılım hareketini hukuki temel oluşturmadan yürütmesi.
  • Toplumda yerleşmiş resmi ideoloji.
  • Felsefesi İttihat ve Terakki olan bir Anayasanın yürürlükte olması.
  • Toplumdaki linç kültürünün yaygınlaşması.
  • Ölen, yok olan anadillerimiz.
  • Küresel güçlere alet olan insanlarımıza, dünya dengelerinin başka güvenli bir alan yaratmayışı.
  • Dünyadaki ekonomik krizlerin derinleşmesi.
  • Arap Baharı'nın arkasından radikal İslamın güçlenmesi.
  • Toplumda güven ve hoşgörünün yeterince gelişmeyişi.
  • Bölünmüş bir yapının güç birliğini sağlayamayışı.
  • Egemen güçle pazarlık edilemeyişi, sadece sunulanla yetinilmesi.
  • Her türlü milliyetçilik.
  • Farklı kültürlerin dayanışma platformlarının oluşmayışı.
  • Silahlı paramiliter güçlerin kontrol edilemeyişi.
  • Özel sektörde silahlı güçlerin (güvenlik şirketlerinin) varlığı.
  • BM'nin tüm halkların örgütü olamayışı ve gücünün giderek zayıflaması.
  • Dünyada hak ve adalet anlayışının zayıflaması.
  • Ilımlı İslamın yaygınlaşması.
  • Uzlaşma kültürünün gelişmemiş olması.
  • Örgütlü yapılara yapılan muhalefetin sosyal medya üzerinden yürütülmesi.
  • Doğal asimilasyon.
  • Mevcut iktidarın açılımın içini doldurmadan sunması, sanal açılımın içinin boş olması.
  • Anadil ile ilgili taleplerin bölücülük faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi.
  • Türkiye'deki hâkim tek parti rejiminin otoriterleşmesi.
  • Özel yetkili mahkemelerin çalışma yöntemleri.
  • Ana akım medyanın küçümseyici olumsuz tutumları.
  • Anadil eğitimi verecek akademisyenlerin yetiştirilememesi.
  • Devlet yayınlarında kullanılan dil ve lehçelerin anlaşılamaması.
  • Baraj, HES yapımı nedeniyle oluşacak etnolojik tahribat.
  • Azınlıklarla ilgili çalışmaların devlet eliyle yürütülmesi.
  • Güçlü bir muhalefetin olmayışı, olanın da benzer sorunlar yaşayan halkların birbirlerine uzak durmaları.
  • Toplumda hâlâ şiddet kültürünün var olması.
  • Anavatanın çekim gücünün ve dönüş talebinin azalması.
  • İnsan yaşamında "ekonomik çıkarların" öne çıkması.
  • İnsan hakları ihlallerinin valilikler eliyle araştırılıyor oluşu.
  • Hükümetin kendine taraf STK'ları muhatap alıp diğerlerini dikkate almaması.
  • Türkiye'de gündemin çok çabuk değişiyor oluşu.
  • Mazlumların itirazlarına karşı muktedirlerin karşı itirazları ve bunun bir sarmal döngü hâlini alması.
Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

A. Ulus-Devlet Yaratma Politikasından Kaynaklı Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Katılımcılar, "Farklı Toplulukların Geliştirilmeye Açık Yönleri" ve "Bu Toplulukların Karşı Karşıya Gelebileceği Tehditler" çalışmalarından yola çıkarak ana sorun alanlarını şöyle belirlemiştir: A. Ulus-Devlet Yaratma Politikasından Kaynaklı Sorunlar, B. Halkların ve Dini Grupların Kendi İçlerindeki, Devletle ve Diğer Halklarla ve Dini Gruplarla İlgili Sorunlar, Ç. Küreselleşme, Göçler ve Kentleşme İlgili Sorunlar, D. Anayasa Yönetim Sistemi ve Yasalardan Kaynaklanan Sorunlar, E. Demokrasi, Temel Haklar, Eşitlik ve Özgürlükle İlgili Sorunlar, F. Kimlik, Anadil, Çok Kültürlülük İle İlgili Sorunlar.

Sorun A1. Osmanlı Devleti'nde I. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sürecinde gayrimüslim vatandaşların tasfiye edilmesi. Çözüm Önerisi: Osmanlı Devleti'nin son döneminde İttihat ve Terakki iktidarı bütün gayrimüslim nüfusu (Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yezidiler, Keldaniler, Nasturiler) tehdit olarak görüp, Anadolu'yu Türkleştirme ve İslamlaştırma politikası çerçevesinde kitlesel boyutlarda nüfus tasfiyesine girişmiştir. Bunun sonucunda yaşanan trajik olaylar, ölümler ve sürgünle Anadolu'nun 1914 nüfusunun en az dörtte birini oluşturan yerleşik gayrimüslim nüfus vatanlarından sürgün edilerek önemli ölçüde tasfiye olunmuştur. Cumhuriyet kurulduktan sonra bu vatandaşların Türkiye'ye dönmesine imkân tanınmamıştır. Gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının devam eden nesillerinden dileyenlere Türkiye vatandaşlığı ve çifte vatandaşlık hakkı tanınmalıdır (U.V.).

Sorun A2. İkinci Meclis döneminde 1921 Anayasası'nın değiştirilerek ulus-devlet sürecine girilmesi; ulus-devletin Türklük ve vatandaşlık tanımı. Çözüm Önerisi: Kurtuluş Savaşı süresince uygulamada olan 1921 Anayasası çok kimlikli ve farklı Müslüman kimliklere saygılıyken, Cumhuriyet ertesi kabul edilen 1924 Anayasası bu çoğulcu anlayışı terk ederek tek tipleştirici ulus-devlet anlayışını tesis etmiş, Türk etnik kimliği dışındaki bütün kimliklerin varlığı inkâr edilmiştir. Bunun güncel çözümü, yeni anayasanın inkâr politikasından vazgeçmesi, vatandaşlık tanımını etnik içeriğinden arındırmasıdır (O.V.).

Sorun A3. Ulus-devletin Türk olmayan kimlikleri inkâr politikasıyla asimile etme kararı ve bu doğrultuda çıkarılan (Soyadı Kanunu, İskân Kanunu vb.) yasalar, (Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu vb.) kurulan kurumların uygulamadaki etkileri. Çözüm Önerisi: İnkâr ve asimilasyon politikalarını sona erdirmek üzere coğrafi ve yerleşim yerlerinin otokton isimlerinin iadesi, Soyadı Kanunu'nun değiştirilerek farklı etnik soy isimlerinin alınmasının önünün açılması sağlanmalıdır. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu gibi tek tipçi, resmi tarihi yeniden üreten kurumların politik işlevlerinden arındırılarak akademik araştırma ortamlarına dönüşmeleri, Türkiye'nin bütün dillerini ve kültürlerini kapsayan çoğulcu çalışmalar yapan kurumlar hâline gelmeleri sağlanmalıdır (U.V.).

Sorun A4. Ulus devletin resmi ideolojisi olarak Kemalizm; devletin baskı aygıtlarının yanı sıra ideolojik aygıtlarının (Milli Eğitim, üniversiteler, askerlik, Diyanet İşleri vb.) etkisi. Çözüm Önerisi: İdeolojik içeriğinden arındırılmış yeni bir anayasanın hazırlanması; kamu kurumlarının her tür ideolojiye, dine ve kimliğe tarafsız kurumlar olarak işlemesi ve devletin ideolojik aygıtları olmaktan çıkarılması sağlanmalıdır (O.V.).

Sorun A5. Günümüzde ulus-devletin kimliğe ilişkin hakları insan hakları çerçevesinde tanıyıp, bunlara ilişkin kolektif hakları kabul etmemesi. Çözüm Önerisi: Farklı kültür ve kimliklerin korunmasında birey ve insan hakları yeterli değildir; anadilde eğitim ve öğrenim gibi kolektif hakların da tanınması demokratik bir sistem için gereklidir. Yerel yönetimlere katılım konusunda farklı etnik grupların temsilinin pozitif ayrımcılık gibi uygulamalarla güvence altına alınması sağlanmalıdır (U.V.).

Sorun A6. Ulus-devletin tek tip insan yetiştirmeye dönük otoriter, yabancı düşmanı, farklılıkları tehdit olarak resmeden, çok kültürlülükten ve demokratik çoğulculuktan uzak eğitim sistemi. Çözüm Önerisi: Eğitim-öğretim sistemindeki Türklüğe ve Sünni Müslümanlığa vurgu yapan, evrensel bilim kriterlerinden uzak "milli eğitim" müfredatı yeniden organize edilmelidir. Türkiye'yi oluşturan farklı etnik grupların tarihleri, kültürleri, edebiyatlarına ilişkin bilgiler ve bu grupların Osmanlı ve Türkiye'nin kültür ve medeniyetine yaptığı katkı müfredatta yer almalıdır. "Andımız" gibi, eğitim ve öğretimin resmi ideolojinin tekrarına dayalı otoriter uygulama ve içerikleri tasfiye edilmelidir (U.V.).

Sorun A7. Ulus-devletin kuruluş süreci ve sonrasında yaşanan tarihsel travmalarla hâlâ yüzleşilememiş olması. Çözüm Önerisi: Osmanlı'nın çöküş ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşanan 1915 Ermeni Tehciri, 1922 Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü, 1934 Trakya Pogromu, 1937-38 Dersim Katliamı, 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 pogromu, 1978 Maraş ve 1980 Çorum Katliamları, 1993 Sivas Katliamı ve benzeri, devletin neden olduğu travmalarla ve tarihsel gerçeklerle yüzleşmesi ve özür dilemesi toplumsal barışın sağlanması bakımından elzemdir. Devlet geçmişte verilen zararları tazmin etmelidir (U.V.).

Sorun A8. Ulus-devletin otoriter ve merkeziyetçi anlayışı. Çözüm Önerisi: Mevcut merkeziyetçi ve otoriter yönetim düzeni farklı kültürlere, kimliklere ve siyasal taleplere etkili, hızlı ve demokratik çareler üretememektedir. Demokratik katılımı ve süreçleri güçlendirerek yerinden yönetimi tesis etmek gerekir (U.V.).

Sorun A9. Mevcut milliyetçi politikaların Türkiye'de yaşayan halkların anavatan-diaspora ilişkilerini tehdit olarak görmesi ve engellemesi. Çözüm Önerisi: Türkiye'de yaşayan bütün farklı etnik grup ve halkların anavatan ve diasporalarıyla sağlıklı ve dostça ilişkiler kurulmalı, anavatan ve diasporanın dayanışması teşvik edilmelidir. Bu tür uygulamalar ulus-ötesi dayanışma ve kardeşlik bağlarını, evrensel paylaşımı güçlendirir (U.V.).

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

B) Halkların ve Dini Grupların Kendi İçlerindeki, Devletle ve Diğer Halklarla ve Dini Gruplarla İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun B1. Resmi ideoloji ve asimilasyon dolayısıyla kendi tarihlerini bilmemeleri - tarih bilinci eksikliği; kimlik ve siyasi tarih bilincinin eksikliği, kendilerini başka bir halkın parçası olarak tanımlamaları. Çözüm Önerisi: B1.1 Örgütlerin kendi etnik kimlikleri konusunda halkı aydınlatması (K.V.). B1.2 Anayasada "çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir kimlik tanımının yer alması; herhangi bir etnik kimlik vurgusunun olmaması" (O.V.). B1.3 Seçmeli anadil eğitiminin konulması (U.V.). Kültürel tarih bilincinin eksikliğine ilişkin olarak: B1.4 Halkların bilinçlerinin artırılması için enstitülerin kurulması (U.V.). B1.5 Devletin bağımsız STK'lara halkların kültürel miraslarını koruma ve geliştirme yönünde destek vermesi (U.V.).

Sorun B2. Feodal yapıdan kaynaklı kalıntıların ve etkilerinin giderilememesi. Çözüm Önerisi: B2.1 Feodal kökenli gelenek ve göreneklerin, gelişmeyi engelleyici ögelerinin (namus cinayetleri, başlık parası vb.) yaşamımızdan çıkarılması (U.V.). B2.2 Feodal üretim ilişkilerinin ve üst yapısal kalıntılarının tasfiyesi (örn. kadınlara miras verilmemesi vb.) (U.V.).

Sorun B3. Korunma içgüdüsüyle kapalı toplum olma durumu. Çözüm Önerisi: Asimilasyona karşı tavırların şovenizm, milliyetçilik ve her türlü ayrımcılıktan arındırılması, insanların bilinçlendirilmesi (U.V.).

Sorun B4. Kentleşme dolayısıyla uğranan kültürel asimilasyon. Çözüm Önerisi: B4.1 Kentlerde kapsayıcı örgütlenmeler oluşturulması (dernek, lokal, kooperatif vb.) (O.V.). B4.2 Geleneksel kültürün kentlerde öğretilmesi için devletin destek vermesinin sağlanması (U.V.).

Sorun B5. Örgütlenme sorunları (örgütlenme bilinci eksikliği, sorunların bireyci yaklaşımla çözülmeye çalışılması, örgütlerin kitleselleşmemesi, örgütlerde yerleşik demokrasi kültürünün olmaması). Çözüm Önerisi: B5.1 Örgütlenmenin yararlarının halka anlatılması (O.V./U.V.). B5.2 Bilgilenmenin toplumsal bir döngü ve hep birlikte olduğu bilincinin yaygınlaştırılması (O.V.). B5.3 Örgütlerin kitlesel tabanı genişletmeye yönelik çalışmalar yapması (U.V.). B5.4 Mahalle ve semt birimlerinin oluşturulması, dernek şube ve sayılarının artırılması (K.V./O.V.). B5.5 Etnik ve dini kültürün çeşitli alanlarında (sanat, siyaset, kooperatif vb.) değişik örgütlerin oluşturulması (O.V.). B5.6 Devletin yaptığı genel nüfus sayımlarında etnik ve dini kimliklerin yer alması (U.V.). B5.7 Örgütlerin de kendi kimliklerinin nüfus sayımında yer alması için aktif görev alması (U.V.). B5.8 Sosyal medyanın aktif olarak kullanılması (K.V.). B5.9 Demokratik aygıt ve kanalların dernek içi aktivitelerde kullanılması (seçim, komite, karar vb.) (K.V.). B5.10 Üyelerin kararlara katılımı, karar süreçlerinde yatay örgütlenme modellerine gidilmesi (O.V.). B5.11 Delege mekanizmasının demokratikleştirilmesi (O.V.).

Sorun B6. Diğer halkları tanımıyoruz ve resmi ideolojinin tanıttığı gibi tanıyoruz (ötekileştiriyoruz). Çözüm Önerisi: B6.1 Halkların birbirlerini doğrudan tanımalarını sağlayacak ortak projeler (girişimler, etkinlikler, konferanslar vb.) yapılması (O.V.). B6.2 Bu coğrafyada yaşayan tüm etnik ve dini kimliklerle ilgili bir almanak oluşturulması (O.V./U.V.). B6.3 Mevcut dernek ve federasyonların yayın organlarının kendisinden farklı bir halkı tanıtması (K.V.). B6.4 Halklar platformu oluşturulması ve etkinlikler yapılması (O.V.). B6.5 Ön yargılı olmanın nedenleri belirlenerek bunlardan arınma konusunda örgütsel çalışmalar yapılması (O.V.). B6.6 Farklılıkların bir zenginlik olduğunun farkındalığının artırılması (K.V.).

Sorun B7. Her halk devletle olan sorunlarını bireysel olarak çözmeye çalışıyor, her halk kendi örgütüyle kendi sorununu çözmeye çalışıyor, diğer halkın sorunuyla uğraşmıyor. Çözüm Önerisi: B7.1 Toplumsal bilincin artırılmasına yönelik eğitimlerin yapılması, mevcut eğitim sistemindeki sorunların giderilmesi (U.V.). B7.2 Mevcut davranış biçimlerini geliştirme yönünde sivil örgütlerin çalışmalar yapması (U.V.).

Sorun B8. Halkların içlerinde resmi ideolojinin etkisinde kalanların kendisini devlete daha yakın hissetmesi (kraldan çok kralcı olma hâli), tebaa ve itaat kültürünün varlığı. Çözüm Önerisi: Resmi devlet ideolojisinin yerine gerçek tarih bilincinin oluşturulması ve var olanın zenginleştirilmesi (O.V.).

Sorun B9. Devlet, halkların birlikteliğine engel olmak için diğer halkların farklılıklarını ön plana çıkarıyor. Çözüm Önerisi: B9.1 Hoşgörü kültürünün halklar arasında yaygınlaştırılması ve halkların birbirlerini tanımalarını sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesi (O.V.). B9.2 "Halkların kardeşliği" değil "halkların dostluğu" söyleminin hayata geçirilmesi.

Sorun B10. Gerek resmi tarih söylemi gerekse kitaplarda aşağılayıcı, ötekileştirici ve ayrımcılığa neden olan kavramların varlığı. Çözüm Önerisi: Bu kavramların araştırılıp belirlenerek ayıklanması konusunda çalışmalar yapılması (O.V.).

Sorun B11. Devletin asimilasyoncu, inkârcı, baskıcı politikalarının halk tarafından algılanmaması veya devletin buna hakkı olduğunun kabulü. Çözüm Önerisi: Devletin halk için var olduğunun halka anlatılması ve bu konuda bilinç uyandırılması (U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Kardeşlik kanlı bir imaja sahip olması nedeniyle, halkların kardeşliği değil dostluğu prensibinin benimsenmesi gerektiği. Anadil eğitimi kısa vadeye yayılan bir konu olmalı. Platform tüzel kişiliği olmayan bir platform olmalı. Demokrasiyi içselleştirme sorunları mevcut.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Ç) Küreselleşme, Göçler ve Kentleşme ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun Ç1. Kırsal kesimlerde ekonomik kaynakların yetersiz hâle gelmesi, temel ve yaşamsal ihtiyaçların (eğitim, sağlık, barınma, beslenme vb.) karşılanamaz hâle gelmesi. Çözüm Önerisi: Ç1.1 Devletin tarım ve hayvancılığı desteklemesi (O.V.). Ç1.2 Devletin kırsal kesimlerdeki yaşam kalitesinin yükseltilmesi için gerekli proje ve yatırımları yapması (O.V./U.V.). Ç1.3 Yerel yönetimler ve üniversitelerin katkısıyla mevcut kaynakların daha verimli kullanılabilir modellerinin geliştirilmesi, alternatif geçim kaynaklarının bulunması (O.V./U.V.).

Sorun Ç2. Farklı etnik kökenlere yönelik ayrımcı ve asimilasyoncu devlet politikaları. Çözüm Önerisi: Ç2.1 Anayasada gerekli düzenlemelerin yapılması (K.V./O.V.). Ç2.2 Köylere geri dönüşlerin önündeki engellerin kaldırılarak cazip hâle getirilmesi (O.V./U.V.).

Sorun Ç3. Farklı etnik kökenli kültürlerin, birbirleri üzerinde egemenlik kurmak için uyguladıkları baskı ve dışlamalar. Çözüm Önerisi: Ç3.1 Etnik kökenler ve kültürler arasındaki çatışmaları önleyecek yasal düzenlemelerin yapılması ("Nefret Suçları Yasası") (K.V./O.V.). Ç3.2 Kültürlerarası diyaloğun geliştirilmesine yönelik proje ve kaynakların oluşturulması (O.V.).

Sorun Ç4. Sermayenin yaşam alanlarımıza müdahalesi ve ekonomik kaynaklarımıza el koyması. Çözüm Önerisi: İnsanlık mirası olan dereler, göller, denizler, madenler gibi tüm yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın belirli kurallar dâhilinde ve yasal güvence altına alınarak işletime açılması (K.V./O.V./U.V.): 1) Ekolojik dengeyi bozmayacak tekniklerin kullanılması; 2) Bölgede yaşayan halkların yaşamlarını zorlaştırmayacak tedbirler alınması; 3) Bölgenin kültürel dokusuna zarar vermeyecek tedbirlerin alınması.

Sorun Ç5. Diaspora-vatan ilişkilerinin azalması sonucunda kimlik bilincinin zayıflaması. Çözüm Önerisi: Ç5.1 Diaspora ve vatan arasında eğitim, turizm, ticaret vb. aracılığıyla ilişkilerin geliştirilmesi (K.V./O.V.). Ç5.2 Çifte vatandaşlık hakkının tanınması (O.V.). Ç5.3 Anavatana dönüş önündeki yasal engellerin kaldırılması, ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda fırsat eşitliği sağlanması (U.V.).

Sorun Ç6. Kentleşme sürecinde yerel yönetimlerin var olan kültürel yapıyı umursamazca bozması; kentsel rantın paylaşımında farklı kültürlerin korunmaması. Çözüm Önerisi: Ç6.1 Yerel yönetim yasasında yeni düzenlemeler yapılarak farklı kültürlerin korunmasının sağlanması (K.V./O.V.). Ç6.2 Yerel yönetimlere talip olunması, örgütlü olarak lobi çalışmalarının yapılması (O.V./U.V.). Ç6.3 Kent planlamasında mevcut kültürel ve tarihi değerlerin korunmasının sağlanması (U.V.).

Sorun Ç7. Çarpık kentleşme. Çözüm Önerisi: Ç7.1 Yerel yönetimlerin, kent planlarını yaparken kent sakinlerinin, şehir plancılarının ve üniversitelerin ilgili bölümlerinin görüşlerini alarak ortak mutabakata varılan projeleri hayata geçirmesi (O.V./U.V.). Ç7.2 Tek tip yapılaşma (TOKİ) yerine farklı kültürlerin yaşam tarzlarına uygun alternatiflerin üretilmesi (U.V.).

Sorun Ç8. Kentleşme sürecinde yeni yerleşim birimlerinin isimlendirilmesinde ayrımcı politikaların uygulanması. Çözüm Önerisi: Yer adlarının coğrafi ve kültürel öğelerden arındırılmasının ya da değiştirilmesinin keyfi uygulamalar yerine bilir kişilerin ve yöre halkının talepleri doğrultusunda yasal düzenlemelerle güvence altına alınması (O.V.).

Sorun Ç9. Kapalı toplum yapısının marjinalleşerek kültürler arası diyaloğu olumsuz etkilemesi. Çözüm Önerisi: Şehirlerdeki gettolaşma eğilimlerinin önlenmesi için toplumsal diyaloğun ve dayanışmanın artırılmasına yönelik ekonomik ve kültürel projelerin geliştirilmesi (O.V.).

Sorun Ç10. Kent kültürüne adaptasyon zorunluluğu nedeniyle geleneksel aile yapısının bozulması, kişinin kendi kimliğine ve kültürüne yabancılaşması ve bu yabancılaşmanın kuşaklar arası iletişimi zorlaştırması. Çözüm Önerisi: Ç10.1 Görsel ve yazılı medyanın, yerel kültürlerin genç kuşaklara tanıtılması, eski kuşaklara da kent kültürü ve diğer kültürlerin tanıtılması için yayınlar yapması (K.V.). Ç10.2 Yazarların, sanatçıların, toplum önünde bulunan kişilerin bu konuya yönelik çözümleri içeren eserler ortaya koyması (O.V./U.V.). Ç10.3 Sivil toplum örgütlerinin her kuşağın kendine özgü ihtiyaçlarına yönelik etkinlikler düzenlemesi (K.V./O.V./U.V.).

Sorun Ç11. Kent yaşamının bireyselleşmeyle sonuçlanan çeşitli zorlukları (ekonomik kaygılar altında ezilmesi, yakın çevresiyle iletişiminin azalması vs.) STK'ların tabanlarıyla ilişkisini kopartmakta ve güçsüzleşmesine yol açmaktadır. Çözüm Önerisi: STK'ların bireyselleşmenin önüne geçecek, katılımı kolaylaştıran, birlikteliği değerli kılan projeler geliştirmesi (K.V./O.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Şovenizm kavramının açıklanması, bilinmesi, anlaşılması gerekmektedir. Çifte vatandaşlık uygulaması iki ülke arasında anlaşmazlık oluşturur mu sorusu tartışıldı. Küreselleşmeye hem borçluyuz hem karşıyız. Köylere geri dönüş ve hayvancılığın desteklenmesi maddeleri tartışıldı. HES'lerde yerel yönetimlerin etkisinin olmaması gerektiği konuşuldu.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

D) Anayasa Yönetim Sistemi ve Yasalardan Kaynaklanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Sorun D1. Türkiye'de yaşayan halkların Anayasa'da tanınmaması ve varlıklarının anayasal güvence altında olmaması. Çözüm Önerisi: D1.1 Türkiye'de yaşayan tüm halkların kültürel varlığı Anayasa'da tanınmalıdır; yurttaşlık tanımı, halkların kendi kültürel varlıklarını geliştirmelerinin önünde engel olmayacak şekilde güvenceye alınmalıdır (O.V.). D1.2 Anayasal vatandaşlık temel alınmalı, "Türkiyelilik ve/veya Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" kavramlarına vurgu yapılmalıdır (O.V./U.V.). D1.3 Irkçılık ve asimilasyon politikaları sonucunda yok oluşun eşiğine gelen Türkiye halklarına yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasada yer almalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D2. Türkiye'de yaşayan halklara siyasi temsil hakkının verilmemesi. Çözüm Önerisi: Anayasada düzenlenen siyasi haklar, halkların siyasi temsiline olanak verecek şekilde genişletilmeli; anayasa, seçim barajı gibi temsiliyeti engelleyen düzenlemeleri önleyici hükümler içermelidir (O.V./U.V.).

Sorun D3. Anadilde eğitim sorunu. Çözüm Önerisi: Anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalı; kreş ve anaokullarından başlayarak anadil eğitimi devlet eliyle yapılmalı, üniversitelerde anadillerin korunmasını ve eğitimini sağlayan bölümler açılmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D4. Laiklik, din ve inanç özgürlüğü sorunu. Çözüm Önerisi: Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Anayasada laiklik net ve açık şekilde tanımlanmalı, din ve vicdan özgürlüğü esas olmalı, devlet tüm inançlara ve dini kurumlara eşit mesafede durmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D5. Örgütlenme özgürlüğü sorunu. Çözüm Önerisi: Her türlü etnik, kültürel ve düşünce grubunun toplantı ve gösteri yapma, dernek kurma ve uluslararası kuruluşlara katılma hakkı güvence altına alınmalıdır. Kültürel, etnik değerlerin korunması amacıyla faaliyet gösteren STK'lar için devletçe destekleyici olanaklar sağlanmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D6. Kamu hizmetinin sunumunun tek dilde olması sorunu. Çözüm Önerisi: Kamu hizmetlerinin sunumunda talep hâlinde Türkiye halklarının dillerinin kullanılabilir hâle gelmesi, özellikle halkların yoğun yaşadığı yerel yönetimlerde çok dilliliğin sağlanması için gerekli yasal ve idari önlemler alınmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D7. Otantik yer isimleri ile otantik isim ve soy isimlerinin tanınmaması sorunu. Çözüm Önerisi: Yasal bir düzenlemeyle otantik yer isimleri iade edilmeli; 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun ilgili maddesi değiştirilerek talep hâlinde kişilerin otantik isim ve soy isimlerinin iade edileceği düzenlenmelidir (O.V./U.V.).

Sorun D8. Kültür varlıklarının korunmaması sorunu. Çözüm Önerisi: Türkiye'de yaşayan halkların kültürel varlıklarının açığa çıkarılması için kültür tarihi ve arkeolojik çalışmalar desteklenmeli, müzeler kurulmalı, kültürel varlıklar üzerindeki fikri hakların halklar lehine güvenceye alınması gibi önlemler alınmalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D9. Milli eğitim müfredatından kaynaklı sorunlar. Çözüm Önerisi: Müfredattaki etnik ayrımcılığa dayalı ilke, ifade ve düzenlemeler çıkarılmalı; milli eğitimin resmi ideoloji doğrultusunda gerçekleştirilmesinden vazgeçilmeli; ders kitaplarındaki etnik, dinsel, kültürel, cinsel ayrımcılığı besleyen anlatılar temizlenmeli; Türkiye'deki tüm halklar ve inançlar hakkında tarafsız bilgiler ders kitaplarında yer almalı; resmi tarih tarafsız bir gözle yeniden yazılarak ders kitaplarında yer almalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D10. Resmi kayıtlarda etnik kimliklerin yer almaması sorunu. Çözüm Önerisi: Nüfus sayımı gibi kolektif hakların kullanımında sonuç doğurabilecek tüm resmi kayıtlarda etnik gruplar tanınmalı ve yer almalıdır (O.V./U.V.).

Sorun D11. Yasalardaki ayrımcılık ve nefret suçları tanımının yer almaması sorunu. Çözüm Önerisi: Dil, ırk, etnik köken, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, din, siyasal düşünce, felsefi inanç, mezhep, medeni hâl, yaş, engellilik vb. hiçbir nedenle ayrımcılık yapılmamalıdır. Mevzuatta tarama yapılarak ayrımcılığa yer veren ifadeler çıkarılmalı, kamu hizmetine personel alımda Türk soyluluğa ayrıcalık sağlayan hükümler kaldırılmalı, kimliklere yönelik her türlü asimilasyon ve baskı insanlık suçu olarak kabul edilmeli, nefret suçları yasası çıkarılmalıdır (O.V./U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Zorunlu din dersinin kaldırılması görüşü savunuldu.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

E) Demokrasi, Temel Haklar, Eşitlik ve Özgürlük Talepleri ile İlgili Sorunlar ve Çözümler

Sorun E1. Türkiye'de demokrasinin kurumsallaşmamış olması ve demokratik süreçlerin kesintiye uğrayabilme ihtimali. Çözüm Önerisi: E1.1 Temel demokratik hak ve özgürlükler ile kültürel/etnik kimlik haklarını eşitlik temelinde garantiye alacak, "anayasal yurttaşlık" anlayışı etrafında düzenlenmiş, geniş bir toplumsal uzlaşmaya dayalı demokratik bir anayasa (K.V.) ile; bu anayasa çerçevesinde ve pozitif haklar anlayışıyla yapılacak yasal düzenlemeler için verilen mücadeleye daha aktif olarak katılınması (O.V./U.V.). E1.2 Türkiye'nin demokrasi geçmişini yaralayan ve kesintiye uğratan kurum, eylem ve yapılanmaların geçmişteki rollerini ortaya çıkaracak, şeffaf, siyasal iktidarın müdahalelerinden uzak hukuki süreçlerin adil biçimde neticelendirilmesi konusunda diğer sivil toplum örgütleriyle birlikte takipçi olmaya devam edilmesi (K.V./O.V./U.V.).

Sorun E2. Hâlihazırdaki hükümetin istikrar göstermeyen, bizi birbirimizin karşısına çıkaran politikalarına alternatif oluşturacak güçte, etnik/kültürel kimlik temelli sorunlarımızı dillendirecek bir muhalefetin bulunmayışı. Çözüm Önerisi: E2.1 Demokratik politikalar üretmeleri beklenebilecek muhalefet partileriyle temasların artırılması, somut önerilerle gidilerek üretecekleri politikalar konusunda yönlendirilmeleri (K.V./O.V.). E2.2 Mevcut demokratik siyaset kanallarının sonuna kadar kullanılarak sorunlarımızın daha güçlü ve ortaklaşa dillendirilmesi, gündemden düşürülmemesi, mevcut siyasal partiler içinde etnik/kültürel kimliklerimizle siyaset yapılması, pozitif ayrımcılık taleplerinde bulunulması (K.V./O.V./U.V.).

Sorun E3. Türkiye'deki demokrasi bilincinin/kültürünün zayıflığı ve içselleştirilmemiş olması. Çözüm Önerisi: E3.1 Demokrasi kültürünün bütün özel ve kamusal yapılar, siyasi ve sivil toplum örgütlenmeleri düzeyinde, gündelik hayat ilişkilerimizi de kapsayacak şekilde yaygınlaşması ve içselleştirilmesi için aile, eğitim, meslek örgütleri, yerel yönetimler, medya vb. alanlarda siyasetlere destek verilmesi, öncülük edilmesi (K.V./O.V./U.V.). E3.2 Demokrasiye sahip çıkılması, temel hak ve özgürlüklerin bilinerek kullanılması için yurttaşlık bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitimlerin niceliksel ve niteliksel olarak geliştirilmesi (K.V./O.V./U.V.).

Sorun E4. Örgütlenmelerimizin yapılanma, işleyiş ve temsiliyet anlamında güçsüzlüğü, demokratikleşme sorunları. Çözüm Önerisi: E4.1 Örgütlenmelerimizin yaygınlaşması, temsiliyetlerinin artırılması, kadın ve gençlere yönelik olumlu ayrımcılık politikaları geliştirilerek demokratikleşmelerinin sağlanması (K.V./O.V.). E4.2 Demokratik mücadelenin genişlemesi amacıyla dernek, inisiyatif, platform gibi oluşumları bir çeşitlilik olarak görüp, şeffaf yapılanma ve karar süreçlerine, geniş temsiliyete sahip, hesap verebilir, tüzel kişiliğe haiz nitelikli sivil toplum kuruluşları etrafındaki örgütlenmenin güçlendirilmesi.

Sorun E5. Demokrasi kültürünün yaygınlaştırılması, ötekilere empati ve farklılıklara saygı duygusunun geliştirilmesi açısından önemli kamusal sorumluluğu bulunması gereken medyanın bu sorumluluğu yerine getirmiyor olması; medyanın tavrının siyasal eğilim/parti, mülkiyet yapısı çerçevesinde güç ilişkilerine bağımlılık içinde biçimlenmesi. Çözüm Önerisi: E5.1 Medya ile ilgili hukuki düzenlemelerin anti-demokratik niteliğiyle mücadele edilmesi; 6112 sayılı Kanunun tekelleşmeyi önleyecek hükümlerinin hayata geçirilmesinin sağlanması (K.V./O.V.). E5.2 Yaygın/ana akım medyanın demokratik açılımlara destek veren gazetecilerinin faaliyetlerimiz hakkında düzenli bilgilendirilmesi, etkinliklerimize katılmalarının sağlanması (K.V./O.V.). E5.3 Kamu hizmeti yayıncılığının mevcut kanallarından birinin farklı etnik/kültürel grupları temsil eden STK'ların yayınlarına tahsis edilmesi (K.V./O.V.) ya da yeni bir kanal oluşturulması talebinde bulunulması (U.V.). E5.4 Kendi medya girişimlerimizin güçlendirilmesi ve birbirleriyle işbirliği içinde olmalarının sağlanması (Apoyevmatini, Marmara, Jamanak, Agos, İho, Şalom örneklerindeki desteğin kalıcı ve diğer azınlık gazetelerini de kapsar hâle gelmesi) (K.V./O.V./U.V.).

Sorun E6. Hak isteme temelinde Türkiye'de yaşayan halklar ve dinsel gruplar arasında ayrımcılık yapılması. Çözüm Önerisi: E6.1 Demokratikleşme girişimlerinin, Türkiye'de yaşayan her grubun eşit olduğunun kabulü üzerine dayandırılması (K.V./O.V./U.V.). E6.2 Sorunlarımızın farklılıklarının kabul edilmesi, ancak taleplerimizin bir başka çoğunluk grup lehine dışlayıcı yeni hegemonya biçimlerinin üretilmesine yol açacak "ayrıcalıklar" yerine bir etik sorumluluk ve ötekine açıklıkla dile getirilmesinin sağlanması.

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Demokrasi bilincinin ve kültürünün yeterince gelişmemiş olduğu. Medyanın özdenetimi konusunda bariz zayıflık bulunmaktadır. Yanlışlar kadın örgütleri tarafından eleştiriliyor. Etnik kültürel kimlikle nasıl siyaset yapılır sorusu tartışıldı.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

F) Kimlik, Anadil ve Çok Kültürlülük ile İlgili Sorunlar

Sorun F1. Ulusal devlet inşa çabalarının sonucu olarak Türkiye'de konuşulan anadiller gelişememiş, asimilasyon politikaları anadillerin büyük bir kısmını yok oluşun eşiğine getirmiş, dilin kaybı insanları ait oldukları kültürlerden de uzaklaştırmış, dil ile birlikte kültürü de yok oluşun eşiğine getirmiştir. Çözüm Önerisi: F1.1 Anadiller anayasal garanti altına alınmalıdır (O.V.). F1.2 Anadiller devlet eliyle öğretilmelidir (O.V.). F1.3 Anadiller okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim dili olarak kullanılmalıdır (U.V.). F1.4 Aile içinde anadili kullanımı özendirilmeli, bilinci artıracak önlemler alınmalıdır (U.V.). F1.5 Türkiye'de konuşulan anadillerin her biri için üniversitelerde kürsüler, bölümler açılmalı; müfredat devlet eliyle hazırlanmalıdır (O.V.). F1.6 Devlet anadillerinde gün boyu yayın yapan televizyon ve radyo kanalları kurmalıdır (O.V.).

Sorun F2. Türkiye'de hangi dillerin konuşulduğunun bilinmemesi. Çözüm Önerisi: F2.1 Türkiye dil haritası çıkarılmalıdır (O.V.). F2.2 Her dil için dil tarihi araştırması yapılmalıdır (U.V.). F2.3 Türkiye'de kaybolmuş dillerin araştırılması ve yeniden canlandırılması için çalışmalar yapılmalıdır (U.V.).

Sorun F3. Devletin Türk-Sünni kimliği dışındaki kimlikleri tanımıyor olması. Çözüm Önerisi: F3.1 Anayasal vatandaşlık temel alınmalı, "Türkiyelilik veya Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" kavramlarına vurgu yapılmalıdır (O.V.). F3.2 Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, devlet tüm din ve mezheplere eşit mesafede durmalıdır (O.V.). F3.3 Dini cemaatlerin işletme giderlerini karşılayabilecekleri yasal düzenlemeler yapılmalıdır (O.V.).

Sorun F4. Türkiye'deki etnik, dini ve kültürel kimliklerin bilinmiyor olması. Çözüm Önerisi: F4.1 Türkiye'deki etnik, dini ve kültürel kimlikler tespit edilmelidir (O.V.). F4.2 Etnik, dini ve kültürel grupların kendilerini ifade etme ve tanıtmalarının önü açılmalıdır (O.V.). F4.3 Üniversite ve araştırma enstitülerinin, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla farklı dini, etnik ve kültür grupları üzerinde araştırma yapmaları sağlanmalı, teşvik edilmelidir (O.V.).

Sorun F5. Din ve inanç özgürlüğünün olmaması. Çözüm Önerisi: F5.1 Bütün inanç grupları anayasal güvence altına alınmalıdır (U.V.). F5.2 İnanç gruplarından birinin bir başka inanç grubu üzerinde tahakkümü ve ötekileştirilmesi insanlık suçu kabul edilmelidir (U.V.).

Sorun F6. Eğitim ve öğretimde tek kimliğin esas alınması. Çözüm Önerisi: F6.1 "Andımız" kaldırılmalıdır (O.V.). F6.2 Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır (O.V.). F6.3 Tek bir olay ya da şahsiyetten hareketle etnik veya kültürel olarak farklı kesimleri rencide edici ifadeler ayıklanmalı, haksızlığa uğrayan tarihi şahsiyetlerin itibarları iade edilmelidir (K.V.). F6.4 Okullardaki savaş ve şiddet içerikli tüm imgeler kaldırılmalıdır (K.V.). F6.5 Eğitim müfredatında tarihimizle yüzleşilmesinin önü açılmalı; resmi tarih tarafsız bir gözle yeniden yazılmalıdır (K.V.).

Sorun F7. Soyadlarımızın değiştirilerek geçmişle bağlarımızın koparılması. Çözüm Önerisi: F7.1 Soyağaçlarının tespit edilebilmesi için arşivler açılmalı, bireysel başvuruları kolaylaştıracak önlemler alınmalıdır (O.V.). F7.2 Atalardan miras kalan özgün aile adları, isim, lakap vb. değerlerin soyadı olarak kullanılmasının önü açılmalıdır (O.V.).

Sorun F8. Ülkemizdeki asimilasyon politikalarının farklı kültürleri yok sayması. Çözüm Önerisi: F8.1 Kültürel kimliklere yönelik her türlü asimilasyon ve baskı insanlık suçu olarak kabul edilmeli, tüm kültürler anayasal güvence altına alınmalıdır (O.V.). F8.2 Her türlü kültür ve düşünce grubunun toplantı ve gösteri yapma, dernek kurma ve uluslararası kuruluşlara katılma hakkı güvence altına alınmalıdır (O.V.).

Sorun F9. Yerleşim birimleri ve yer adlarının değiştirilmesi. Çözüm Önerisi: F9.1 Yerleşim birimleri ve yer adlarını Türkçe ile sınırlayan ve yüzlerce yerleşim yerinin orijinal adlarının değiştirilmesine yol açan yasalar kaldırılmalı, bu isimler iade edilerek korunması teminat altına alınmalıdır (O.V.).

Sorun F10. Kültürel varlıkların yok edilmesi. Çözüm Önerisi: F10.1 Mezarlık, kilise, havra gibi yapıların ve her türlü tarihi varlığın tahrip edilmesini engelleyecek caydırıcı yasal önlemler alınmalıdır (O.V.). F10.2 Tahrip edilmiş ve eskimiş tarihi yapıların arkeolojik çalışmalar ışığında aslına uygun restorasyonu yapılmalı, koruma altına alınmalı; yakın tarihimizi yansıtan bölgesel kent müzeleri kurulmalıdır (U.V.).

Genel Değerlendirme Oturumunda Ortaya Konan Hususlar: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasıyla devletin farklı dinlere eşit mesafede olup olmayacağı tartışıldı. Devletin din alanından tamamen çekilmesi gerektiği görüşü savunuldu.

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

İkinci Çalıştay — İlk Üç İcraat Anketi Sonuçları

Çalışmada katılımcılara "Türkiye'de farklı topluluklara yönelik politikaları yönlendiren en üst düzeydeki yönetici olsaydınız yapacağınız ilk üç icraat ne olurdu?" sorusu yöneltilmiş ve cevaplarını yazmaları istenmiştir. Katılımcıların bu soruya verdikleri cevapların, tespit edilen ana sorun alanlarına göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

Çerkes topluluğu temsilcilerinin oluşturduğu ikinci çalıştay katılımcıları, tespit ettikleri sorun alanlarına göre sıraladıkları çözüm önerilerini %21 oranıyla anadilde eğitim ve öğretim ile ilgili sorunlar alanında göstermektedir. Bunu %20 oranıyla anayasal düzenlemeler ve siyasi temsil, %17 oranıyla Çerkes kültürünün korunması ve yaygınlaştırılması ile ilgili sorunlar izlemektedir. Uluslararası ilişkiler, Rusya Federasyonu ile ilişkiler ve uluslararası örgütler %12 oranla, Anavatanla ilişkiler sorun alanıyla aynı oranı paylaşmaktadır. Kültürlerarası diyalog, eşitlik ve özgürlük %9, tarihsel ve demografik araştırma konuları %5 ve ekonomik sorunlar %4 oranıyla takip etmektedir.

(Not: Kaynak metindeki yüzde işaretleri OCR taramasında bozulmuş şekilde geçmektedir; buradaki oranlar en yakın okunabilir hâliyle aktarılmıştır.)

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Üçüncü Çalıştay — İlk Üç İcraat Anketi Sonuçları

Çalışmada katılımcılara "Türkiye'de farklı topluluklara yönelik politikaları yönlendiren en üst düzeydeki yönetici olsaydınız yapacağınız ilk üç icraat ne olurdu?" sorusu yöneltilmiş ve cevaplarını yazmaları istenmiştir. Katılımcıların bu soruya verdikleri cevapların, tespit edilen ana sorun alanlarına göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

Çerkes topluluğu temsilcilerinin oluşturduğu üçüncü çalıştay katılımcıları, tespit ettikleri sorun alanlarına göre sıraladıkları çözüm önerilerini %41 oranıyla anadil ve eğitimle ilgili sorunlar alanında göstermektedir. Bunu %14 oranıyla kimlik, asimilasyon ve toplumsal bilinç ile ilgili sorunlar ve yine %14 oranıyla toplumun ekonomik faaliyetleriyle ilgili sorunlar izlemektedir. Siyasi temsil ve demokratik haklarla ilgili sorunların çözümü %11'lik bir oranla dördüncü sırada, Anavatanla ilişkilerle ilgili sorunların çözümü ise %10'luk bir oranla beşinci sırada yer almaktadır. Örgütlenme, iletişim ve medya ile ilgili sorunlar %9'luk bir oranla son sırada yer almaktadır.

(Not: Kaynak metindeki yüzde işaretleri OCR taramasında bozulmuş şekilde geçmektedir; buradaki oranlar en yakın okunabilir hâliyle aktarılmıştır.)

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Dördüncü Çalıştay — İlk Üç İcraat Anketi Sonuçları

Çalışmada katılımcılara "Türkiye'de farklı topluluklara yönelik politikaları yönlendiren en üst düzeydeki yönetici olsaydınız yapacağınız ilk üç icraat ne olurdu?" sorusu yöneltilmiş ve cevaplarını yazmaları istenmiştir. Katılımcıların bu soruya verdikleri cevapların, tespit edilen ana sorun alanlarına göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

Farklı toplulukların temsilcilerinin oluşturduğu dördüncü çalıştay katılımcıları, tespit ettikleri sorun alanlarına göre sıraladıkları çözüm önerilerini %31 oranıyla kimlik, anadil ve çok kültürlülük alanında göstermektedir. Bunu %25 oranıyla anayasa, yönetim sistemi ve diğer yasalardaki sorunların çözümü talebi izlemektedir. Demokrasi, temel haklar, eşitlik ve özgürlük konularının çözümü %15'lik bir oranla üçüncü sırada, ulus devlet yaratma politikasından kaynaklanan sorunların çözümü ise %17 oranıyla dördüncü sırada yer almaktadır. Halkların ve dini grupların kendi içlerindeki, devletle ve diğer halklarla ve dini gruplarla ilgili sorunların çözümü %12 oranıyla beşinci sırada yer almaktadır.

(Not: Kaynak metindeki yüzde işaretleri OCR taramasında bozulmuş şekilde geçmektedir; buradaki oranlar en yakın okunabilir hâliyle aktarılmıştır. Sıralamadaki oran-sıra tutarsızlığı da kaynak metindeki OCR bozulmasından kaynaklanmaktadır.)

Farklılıklarımızla Var Olmak İstiyoruz — Ortak Akıl Arama Konferansları I-II-III-IV Sonuç Raporu © Laz Kültür Derneği

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!

Düzeltme Önerisi

Aşağıdaki kutuda metni düzelterek bize gönderin. PDF orijinaliyle karşılaştırarak düzeltebilirsiniz.

Düzeltmeniz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayına alınacaktır.

İçindekiler